Ortadoğu’da tansiyonu yükselten, kulisleri hareketlendiren bir gelişme yaşandı. Al Jazeera tarafından yayınlanan çarpıcı belgeselin ikinci bölümü, Suriye’de yıllardır perde arkasında dönen karanlık ilişkilere ışık tutuyor. İsrailli bir subay gibi davranarak Esed rejiminin içine sızdığı öne sürülen bir Suriyeli muhbirin, rejimin içyapısı hakkında şoke edici bilgiler ortaya çıkardığı iddia edildi. Belgeselde yer alan ses kayıtları, belgeler ve gizli bilgiler, Beşşar Esed’in ailesine kadar uzanan karanlık ağın detaylarını gün yüzüne çıkardı.
Esed rejiminin iç yüzü: İsrailli subay kılığındaki sızıntı her şeyi değiştirdi
İsrailli bir subay gibi davranan Suriyeli bir muhbir, yıllardır iç savaşın gölgesinde varlığını sürdüren Esed rejiminin yeniden yapılanma planlarını ifşa etti. Al Jazeera'nın "El Mutaharri" isimli araştırma programına ulaşan 74 saatlik ses kaydı ve yüzlerce belgeden oluşan dosya, rejimin hayatta kalma stratejilerinin ne denli örgütsel ve sistematik olduğunu gözler önüne seriyor.
Muhbirin aktardığı bilgilere göre, rejim kalıntılarının yeniden toparlanması için oluşturulan yapının başında kimsenin beklemediği bir isim var: Beşşar Esed’in öz yeğeni Rami Mahluf.
Karanlık ittifaklar ve gizli liderlik: Rami Mahluf perde arkasında mı?
Rami Mahluf’un adı yıllardır Suriye’nin ekonomik patronu olarak anılıyor. Ancak bu kez ortaya çıkan belgeler, onun yalnızca finansal bir figür değil, aynı zamanda rejim kalıntılarının örgütsel lideri olduğunu iddia ediyor. Ses kayıtlarında yer alan bilgilere göre Mahluf’un yanı sıra, rejimin eski generallerinden Gayyas Della, “Kaplan Gücü”nün başındaki Süheyl el-Hasan, askeri koordinasyondan sorumlu Salih el-Abdullah, sahadaki grupların yöneticisi Ali el-Eyd ve mali işlerin başındaki Ali Mihanne gibi isimler de bu yapının ana omurgasını oluşturuyor.
Lübnan’da kurulan komuta merkezi: Yeni planın kalbi sınır hattında mı atıyor?
Sızıntıya göre rejim kalıntılarının yeniden yapılanma süreci yalnızca Suriye topraklarıyla sınırlı değil. Süheyl el-Hasan liderliğinde, Lübnan’ın El-Hisa bölgesinde büyük bir komuta merkezi kurulduğu iddia ediliyor. Bu merkezden Suriye içindeki operasyonlar yönetiliyor. Özellikle Humus, Lazkiye, Hama, Tartus ve Şam gibi stratejik bölgelerde yeniden yapılanma planlarının adım adım yürürlüğe sokulduğu belirtiliyor.
Kayıtlarda, Lübnan vatandaşı olan Mahmud es-Selman’ın da bu yapının parçası olduğu, İran bağlantılı Mahmud Hassuri tarafından yönlendirilen yaklaşık 20 pilotun Lübnan’da üslenerek bu yapıya entegre edilmeye çalışıldığı ifade ediliyor. Suriye sahil hattındaki yeniden yapılanmanın perde arkası ilk kez bu kadar açık şekilde belgelenmiş durumda.
Planlanan kaos tarihi: 6 Mart 2025’te yeni bir Suriye mi?
Al Jazeera'nın yayınladığı belgeler, sızıntıyı gerçekleştiren muhbirin en çarpıcı iddialarını da ortaya koyuyor. 6 Mart 2025 tarihinde, Suriye sahilinde büyük çaplı olayların planlandığına dair bilgi, belgeler arasında yer alıyor. Bu tarih, rejim unsurlarının kontrolü yeniden ele almak için belirlediği dönüm noktası olabilir.
Ses kayıtlarından birinde Süheyl el-Hasan’ın, “sadece 5 bölgede elimizde 168 bin asker var” dediği iddiası, rejimin askeri kapasitesini hala kaybetmediğini gösteriyor. Bu da, Suriye’nin yakın gelecekte yeni bir çatışma dalgasıyla karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.
Derin yapının çöküşü mü geliyor, yoksa yeniden doğuş mu?
Suriye rejiminin içinden sızdırılan bu bilgiler, sadece birer iddia olmanın ötesinde, Ortadoğu'daki dengeleri etkileyebilecek kadar güçlü ipuçları taşıyor. Esed rejiminin çöküşünün ardından safların yeniden dizildiği, eski aktörlerin sahneye dönmeye çalıştığı ve dış güçlerle olan temasların yeniden şekillendiği bir döneme giriliyor olabilir.
Muhbirin ortaya çıkardığı belgeler, rejimin gizli planlarını, lider kadrosunun yeni pozisyonlarını ve askeri gücünü açıkça gösteriyor. Bu bilgiler ışığında, Suriye'de bir dönemin kapandığı, yeni bir dönemin başladığı söylenebilir.