Yenidevir Gazetesi Gündem Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu: Enkazdan çıkan dostluk 3 yıldır sürüyor

Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu: Enkazdan çıkan dostluk 3 yıldır sürüyor

Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu cümlesi, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman’da yaşanan unutulmaz bir insan hikâyesini anlatıyor. Enkaz altından 89 saat sonra kurtarılan Gülsüm Yeşilkaya ile ona ilk tıbbi müdahaleyi yapan Düzce UMKE görevlisi hemşire Merve Beşik arasında kurulan bağ, yıllar geçse de kopmadı.

3 Dakika
Okunma Süresi

Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu cümlesi, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman’da yaşanan unutulmaz bir insan hikâyesini anlatıyor. Enkaz altından 89 saat sonra kurtarılan Gülsüm Yeşilkaya ile ona ilk tıbbi müdahaleyi yapan Düzce UMKE görevlisi hemşire Merve Beşik arasında kurulan bağ, yıllar geçse de kopmadı.

89 saat sonra gelen hayat ve umut

Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerde Adıyaman merkezdeki Bereket Apartmanı enkazı altında kalan ve o dönem 17 yaşında olan Gülsüm Yeşilkaya, Türkiye Taşkömürü Kurumu madencileri ile UMKE ekiplerinin çalışmasıyla 89’uncu saatte enkazdan çıkarıldı. Kurtarıldığı anda ilk müdahaleyi yapan 33 yaşındaki hemşire Merve Beşik, o günden sonra Gülsüm’ün hayatında özel bir yer edindi.

Depremin üçüncü yılında duygusal buluşma

Depremin 3. yıl dönümünde görüntülü görüşmeyle bir araya gelen Gülsüm Yeşilkaya ve Merve Beşik, o zorlu saatleri ve kurtuluş anını bir kez daha hatırladı. Şu anda Sivas’ta üniversite eğitimi gören 20 yaşındaki Gülsüm ile Düzce’de görevine devam eden Beşik, aradan geçen zamana rağmen bağlarının ilk günkü gibi olduğunu dile getirdi.

“Enkazdan çıkacağıma inanmıyordum”

Gülsüm Yeşilkaya, enkaz altındayken kurtulacağına dair umudunun azaldığını belirterek, 89 saat boyunca aç ve karanlıkta kaldığını söyledi. İlk çıktığında gördüğü madenciler ve UMKE ekipleri karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Yeşilkaya, kendisine gösterilen ilgi ve hassasiyet için teşekkür ettiğini dile getirdi.

“Sanki görevden dün dönmüş gibiyiz”

Hemşire Merve Beşik ise aradan yıllar geçmesine rağmen yaşananların etkisinin hala taze olduğunu söyledi. Adıyaman’daki enkaz alanında karşılaştıkları manzaranın ağırlığını anlatan Beşik, görev sırasında tüm ekiplerin hayata tutunma mücadelesine odaklandığını vurguladı. Gülsüm’ün sağlık durumunun iyi olmasıyla yaşadıkları mutluluğun, tüm yorgunluklarını unutturduğunu aktardı.

Çekyat arasından hayata uzanan yol

Kurtarma sürecine dair detayları paylaşan Beşik, Gülsüm’ün çekyat olarak tabir edilen bir koltuk arasında bulunduğunu belirtti. Tavanın çökmesiyle oluşan boşluk sayesinde Gülsüm’ün hayatta kaldığını anlatan Beşik, madencilerin desteğiyle koltuğun kesilerek güvenli şekilde çıkarıldığını ifade etti. Enkazdan çıktığında zaman algısını kaybetmiş olan Gülsüm için dış ortamın dikkatle hazırlandığı da aktarıldı.

Enkaz başında verilen “zeytinyağlı fasulye” sözü

İkili arasındaki en unutulmaz anı ise enkaz başında verilen yemek sözü oldu. Gülsüm’ün et yemediğini öğrendiklerinde, kurtarma ekibiyle birlikte gülümseten bir söz verdiklerini anlatan Beşik, “Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız” dediklerini aktardı. Bu söz, enkazdan doğan abla-kardeş bağının simgesi haline geldi.

Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu, Adıyaman depremi, 89 saat enkaz altında kalan Gülsüm Yeşilkaya, UMKE hemşiresi Merve Beşik, deprem kurtarma hikâyeleri, enkazdan çıkan dostluk gibi anahtar kelimelerle öne çıkan bu hikâye, felaketin ortasında kurulan insani bağların yıllar sonra bile nasıl sürdüğünü gözler önüne seriyor.