Tom Tugendhat'ın gündeme getirdiği iddiaya göre İran, protestoların derinleştiği günlerde altın rezervlerini Rusya’ya sevk etti. Rejimin bu adımı, “çöküş sonrası senaryolar için hazırlık” olarak değerlendiriliyor.
Protestolar 10 Günü Aştı: Onlarca Ölü, Binlerce Gözaltı
İran'da 28 Aralık 2025'te başlayan ekonomik temelli halk gösterileri, 10 günü aşkın süredir devam ediyor. Başkent Tahran’daki Kapalı Çarşı’da esnafın döviz kuru ve enflasyona tepki olarak başlattığı eylemler, kısa sürede 27 eyalete yayıldı.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), protestolarda şu ana kadar 34 gösterici ve 2 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini, 2.076 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Yaralananların büyük kısmının plastik mermi isabetiyle yaralandığı açıklandı.
İranlı yetkililer ise şu ana kadar resmi bir bilanço açıklamaktan kaçındı.
Tugendhat: “Tahran’dan büyük miktarda altın çıktı”
İngiltere parlamentosunda konuşan Tom Tugendhat, uluslararası gündeme bomba gibi düşen şu ifadeleri kullandı:
“Rus kargo uçaklarının Tahran’a indiğini görüyoruz. Bu uçakların silah taşıdığı iddiaları var ancak asıl dikkat çekici olan, İran’dan büyük miktarda altın çıktığına dair haberler. Bu, İran rejiminin olası bir çöküşten sonraki hayat için hazırlık yaptığı anlamına mı geliyor?”
İddia, hem İran muhalefeti hem de Batılı analiz çevrelerinde “rejimin ülkeyi terk etmeye hazırlık yaptığı” yönünde yorumlandı.
Altın sevkiyatı iddiası ne anlama geliyor?
İran’ın altın rezervlerini Rusya’ya taşıdığı iddiası, rejimin geleceğine dair bazı kritik soruları gündeme getirdi:
Olası bir rejim değişikliğinde, devletin finansal varlıkları yurt dışında güvenli limanlara mı çekiliyor?
Rusya ile yapılan olası gizli anlaşmalar mı var?
İran yönetimi, Batı’dan gelebilecek yeni bir yaptırım dalgasına veya iç savaş senaryosuna karşı ekonomik koruma planı mı oluşturuyor?
İngiltere'den ilk resmi yanıt
İngiltere Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bakanı Hamish Falconer, milletvekillerinin konuyla ilgili sorularına doğrudan bir yanıt vermekten kaçındı ancak şu mesajı verdi:
“İran halkının protesto ve toplanma özgürlüğü vazgeçilmez bir haktır. İran hükümeti bu haklara saygı göstermelidir.”
Protestoların fitilini ne ateşledi?
İran'daki protestoların başlıca nedenleri şunlar:
Yerel para birimi tümenin değer kaybı, dövize erişim sıkıntısı
Temel gıda ve yakıt ürünlerinde fiyat artışları
Hükümete ve dini liderliğe karşı artan yolsuzluk ve otoriterlik eleştirileri
Kapalı Çarşı esnafının ekonomik çöküşe tepki göstermesi
İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, protestolara karşı sert önlemler alınacağını açıklamıştı. Devrim Muhafızları, 5 Ocak’ta yaptığı açıklamada “göstericilere asla müsamaha gösterilmeyeceğini” ilan etti.
Trump’tan tehdit gibi açıklama: “ABD müdahale eder”
Eski ABD Başkanı Donald Trump, protestolarla ilgili yaptığı açıklamada, İran rejiminin göstericilere müdahale etmesi halinde “ABD’nin sert karşılık vereceğini” belirtti:
“Protestocuların öldürülmesi durumunda, Tahran rejimine sert bir darbe indiririz. İran halkının yanındayız.”
Bu açıklama, uluslararası toplumda “İran’da rejim değişikliğine Batı destekli bir zemin mi hazırlanıyor?” sorusunu gündeme getirdi.
İran–Rusya ilişkilerinde dikkat çeken derinlik
İran ile Rusya arasındaki askeri ve ekonomik ilişkiler uzun süredir gündemde. Özellikle:
İran'ın Ukrayna savaşında Rusya’ya silahlı insansız hava araçları (İHA) sağladığı,
Karşılığında Rusya’nın İran’a askeri teknoloji ve mühimmat verdiği iddiaları
ABD’nin bu iş birliklerine karşı ek yaptırımlar uygulaması
İran’dan Rusya’ya altın sevkiyatı iddiası, bu ittifakın artık askeri iş birliğinden mali ortaklığa evrildiği yönünde yorumlanıyor.
İran’dan henüz resmi açıklama yok
İddialar gündemi sarsarken, İran yönetiminden henüz resmi bir yalanlama ya da doğrulama gelmiş değil. Ancak devlet medyasında bu iddiaya yer verilmemesi, konunun hassasiyeti olarak yorumlandı.
İran’daki protestolar zaten yönetimi ciddi biçimde zorlarken, İngiltere’den gelen bu iddia hem uluslararası güvenlik hem de ekonomik spekülasyonlar açısından yeni bir kriz başlığı yaratmış durumda. Altın sevkiyatının doğrulanması, İran’ın uluslararası itibarı kadar rejim istikrarı açısından da kırılma yaratabilir.
İddia doğruysa, İran yönetimi rejim değişikliğine hazır demektir. Doğru değilse bile, İran’ın itibarını zedeleyecek bir bilgi savaşı sürüyor olabilir. Her iki durumda da Ortadoğu’nun 2026 gündeminde Tahran yine merkezde olacak.