Türkiye’de çoğu zaman siyasetin ve devlet aygıtının gölgesinde kalan sivil toplum, rakamlarla ortaya konan büyüklüğü ve kriz anlarındaki etkisiyle “görünmeyen bir güç” olarak dikkat çekiyor. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü verilerine göre ülkede 102 bin dernek faaliyet gösterirken, bu yapılar 10 milyondan fazla vatandaşı doğrudan bünyesinde barındırıyor. Kamusal alanda sessiz ama derin bir etki üreten bu ağ, hem ekonomik hem de toplumsal ölçekte ciddi bir kapasiteye işaret ediyor.
Hacettepe Üniversitesi ile İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Türkiye’de Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolünün Araştırılması ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Konya’da düzenlenen çalıştayda, bu görünmeyen gücün kamu hizmetlerindeki potansiyeli masaya yatırıldı. Çalıştaya Konya Vali Yardımcısı Fatmagül Dalmış, Hacettepe Üniversitesi Proje Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Varol İyidoğan, STK temsilcileri, akademisyenler ve kamu kurumlarının yetkilileri katıldı.
Çalıştayda konuşan İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, sivil toplumun yalnızca gönüllülükten ibaret olmadığını vurguladı. Kaya, “Türkiye’de 102 bin dernek, 10 milyondan fazla üyesiyle güçlü ve dinamik bir yapıya sahibiz. STK’lar 50 bin kişiye istihdam sağlıyor, 100 milyar liranın üzerinde bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” diyerek, sivil toplumun kamusal alandaki ağırlığına dikkat çekti. Kaya ayrıca 2025 yılında 630 derneğe toplam 422 milyon lira proje desteği verildiğini açıkladı.
Sivil toplumun kriz zamanlarında üstlendiği rol ise bu gücün en görünür hale geldiği alanlardan biri oldu. Kaya, 6 Şubat depremlerinde 3 bin 584 sivil toplum kuruluşunun 105 bin gönüllüyle sahada aktif görev aldığını belirterek, “Afet, savaş ve insani krizlerin olduğu her yerde sivil toplum kuruluşlarımız mazlumun yanında yer aldı” dedi. Türkiye’nin insani yardımda, milli gelire oranla dünyada üst sıralarda yer aldığını da vurguladı.
Yürütülen projeyle, kamu hizmetlerinin hangi alanlarında sivil toplumun daha etkin rol alabileceğinin bilimsel verilerle ortaya konulması hedefleniyor. Kamu-STK iş birliği modellerinin uluslararası örneklerle karşılaştırılacağı çalışmanın sonuçları raporlanarak karar alıcılara sunulacak. Çalıştay, Türkiye’de uzun süredir var olan ancak çoğu zaman fark edilmeyen sivil toplum kapasitesinin, kamusal yönetişimde daha görünür ve kurumsal bir aktöre dönüşmesinin ipuçlarını verdi.