Suriye’de Aralık 2024’te Esad yönetiminin devrilmesinin ardından sahadaki dengeler yeniden şekillenmeye devam ederken, kuzeydoğudan gelen bir gelişme bölgedeki tüm aktörlerin dikkatini çekti. Rusya’ya ait bir askeri uçağın Kamışlı Havalimanı’na iniş yapması, rejim sonrası dönemde bir ilk olarak kayda geçti. Uçağın iniş nedeni hakkında resmi bir açıklama yapılmazken, yaşanan hareketlilik “Rus güçleri Suriye’den çekiliyor mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Rus uçağı Kamışlı Havalimanı’na neden indi, resmi açıklama var mı?
Edinilen bilgilere göre, Rus uçağı Kamışlı Havalimanı’na iniş yapmadan önce bölgede iki askeri helikopterin güvenlik uçuşu gerçekleştirdiği görüldü. Havalimanı ve çevresinde alınan önlemler, inişin sıradan bir lojistik faaliyet olmanın ötesinde olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Uçağın taşıdığı yük, personel durumu ya da inişin süresiyle ilgili Rusya’dan veya sahadaki yerel otoritelerden herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Bu belirsizlik, bölgedeki askeri ve diplomatik kulisleri hareketlendirdi.
Esad sonrası ilk Rus askeri hareketi mi, Kamışlı neden öne çıkıyor?
Bu iniş, Esad yönetiminin devrilmesinden sonra Kamışlı’ya yapılan ilk Rus hava trafiği olarak değerlendiriliyor. Suriye’de yeni dönemin başlamasıyla birlikte Rusya’nın askeri varlığını nasıl konumlandıracağı merak konusu olurken, Kamışlı’daki bu gelişme sembolik bir anlam taşıyor.
Kamışlı, Rusya’nın Suriye’deki en izole ancak en stratejik noktalarından biri olarak biliniyor. Rejim değişikliği sonrası birçok bölgede kontrol dengeleri değişmiş olsa da, Kamışlı’daki Rus varlığı bugüne kadar korunmuştu.
Rus güçleri Suriye’den tahliye mi edilecek, Kamışlı bu sürecin parçası mı?
Uçağın iniş amacı netlik kazanmazken, uluslararası kamuoyunda “Rusya Suriye’den kademeli bir çekilmeye mi hazırlanıyor?” sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı. Özellikle son dönemde Rusya’nın askeri ve diplomatik önceliklerini yeniden gözden geçirdiği biliniyor.
Kamışlı’daki bu hareketlilik, bir tahliye operasyonunun ilk adımı olabileceği gibi, tam tersine mevcut askeri varlığın güçlendirilmesi veya yeniden organize edilmesi anlamına da gelebilir. Şu aşamada her iki ihtimal de masada duruyor.
Kamışlı Havalimanı’nın askeri önemi ne, Rusya için neden kritik?
Suriye’nin kuzeydoğusunda, Türkiye sınırına oldukça yakın bir noktada bulunan Kamışlı Havalimanı, Rusya açısından stratejik bir ileri üs konumunda. 2019 yılında Esad yönetimiyle yapılan anlaşma sonrası Rusya tarafından kiralanan havalimanı, kısa sürede askeri helikopter üssüne dönüştürüldü.
Üs içerisinde Pantsir-S1 hava savunma sistemleri, radar tesisleri, Mi-8 ve Mi-35 tipi helikopterler ile yaklaşık 200 kişilik Rus askeri personelin bulunduğu biliniyor. Bu yapı, Kamışlı’yı yalnızca askeri değil, aynı zamanda diplomatik pazarlıklar açısından da önemli bir koz haline getiriyor.
SDG kontrolü, Rusya’nın Kamışlı’daki konumunu nasıl etkiliyor?
2024 sonunda yaşanan rejim değişikliğinin ardından, Kamışlı Havalimanı çevresindeki alanların büyük kısmı SDG kontrolüne geçti. Buna rağmen Rusya’nın havalimanındaki varlığını sürdürmesi, sahadaki karmaşık dengeyi gözler önüne seriyor.
Rusya’nın, Hmeymim Hava Üssü ile kurduğu hava köprüsü üzerinden Kamışlı’ya lojistik destek sağlamaya devam ettiği biliniyor. Bu durum, Moskova’nın bölgeden tamamen çekilmek yerine, pozisyonunu koruyarak yeni döneme uyum sağlamaya çalıştığı şeklinde yorumlanıyor.
Suriye’de ateşkes sonrası Rusya’nın rolü yeniden mi şekilleniyor?
Hükümet güçleri ile YPG arasında sağlanan ateşkesin hemen ardından bu inişin gerçekleşmesi, zamanlaması açısından da dikkat çekici bulundu. Rusya’nın, ateşkes sonrası oluşan yeni tabloda arabulucu ve dengeleyici rolünü korumak istediği değerlendiriliyor.
Kamışlı’ya inen uçağın, askeri personel değişimi, diplomatik temaslar ya da saha koordinasyonu amacıyla gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Kamışlı’daki iniş bölgesel dengeleri nasıl etkileyebilir?
Uzmanlara göre Kamışlı’daki bu gelişme, yalnızca Rusya’nın Suriye politikasıyla sınırlı değil. Türkiye, ABD ve bölgedeki diğer aktörler açısından da yakından takip edilen bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle sınır hattına yakınlığı nedeniyle Kamışlı’daki her hareket, bölgesel güvenlik denklemine doğrudan etki ediyor.