ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta düzenlenen 56. Dünya Ekonomi Forumu (WEF) toplantılarının ardından Washington’a dönerken uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İran’da son haftalarda yaşanan protestolar ve artan can kayıplarına ilişkin yöneltilen sorulara cevap veren Trump’ın açıklamaları, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Özellikle Orta Doğu’ya savaş gemileri ve savaş uçakları sevk edildiği yönündeki iddialara dair kullandığı ifadeler dikkat çekti.
“Her ihtimale karşı o yöne giden çok sayıda gemimiz var”
Trump, İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, ABD’nin askeri hareketliliğiyle ilgili konuştu. Başkan Trump, “Her ihtimale karşı o yöne giden çok sayıda gemimiz var. O bölgede büyük bir filomuz bulunuyor. Neler olacağını göreceğiz” sözleriyle, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını doğrulayan bir tablo çizdi. Trump, bunun doğrudan bir savaş hazırlığı anlamına gelip gelmediği konusunda net bir ifade kullanmadı.
İran’daki infazlar iddiası da gündeme geldi
Basın mensuplarının İran’daki infazlara ilişkin sorularını da yanıtlayan Trump, dikkat çeken bir iddiada bulundu. ABD Başkanı, infazların kendi taleplerinin ardından durdurulduğunu öne sürdü. Trump, “Hiçbir şey olmasını istemem, ancak durumu çok yakından izliyoruz” diyerek hem temkinli hem de kararlı bir mesaj verdi. Açıklama, Washington’un Tahran üzerindeki diplomatik baskıyı sürdürdüğü yönünde yorumlandı.
“O yöne doğru ilerleyen devasa bir filomuz var” vurgusu
Trump, Orta Doğu’ya doğru ilerleyen askeri gücün İran’a özel bir mesaj olup olmadığı konusunda sorulan soruları yanıtsız bırakırken, “O yöne doğru ilerleyen devasa bir filomuz var” ifadesini yineledi. Bu vurgu, ABD’nin bölgede caydırıcılık gücünü artırma niyetinde olduğu şeklinde değerlendirildi.
ABD basını askeri hareketliliği yazmıştı
Trump’ın açıklamalarından günler önce ABD basınında yer alan haberler, Orta Doğu’da askeri hareketliliğin arttığını ortaya koymuştu. Wall Street Journal, ABD’nin bölgeye savaş uçakları sevk ettiğini ve bir uçak gemisinin Basra Körfezi yönüne doğru ilerlediğini duyurmuştu. Haberde, ABD Ordusu’na ait F-15E savaş uçaklarının Ürdün’e konuşlandırıldığı, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin ise destroyerler, F-35’ler ve elektronik harp uçaklarından oluşan bir görev gücüyle bölgeye yöneldiği bilgisine yer verilmişti.
İran’daki protestolar ülke geneline yayılmıştı
İran’da yaşanan olayların arka planı da dünya gündeminde önemli yer tutuyor. 28 Aralık 2025’te, yerel para biriminin döviz karşısında hızlı değer kaybetmesi ve artan ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. Gösterilerin öncülüğünü esnafın yaptığı belirtilirken, farklı şehirlerde de kitlesel eylemler düzenlendi.
Tahran’da internet kesintisi uygulanmıştı
Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta protestoların şiddetlenmesi üzerine, İran yönetimi internet erişimini büyük ölçüde kısıtladı. Bu adım, bilgi akışını zorlaştırırken, olaylara ilişkin farklı kaynaklardan gelen verilerin çelişkili olmasına yol açtı. Uluslararası insan hakları kuruluşları ve medya organları, ölü sayısına ilişkin farklı rakamlar paylaştı.
Can kaybı rakamları tartışma konusu
İran Şehit ve Gaziler Vakfı Adli Tıp Kurumu, gösteriler sırasında yaşanan olaylarda 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Açıklamada, bu kişilerden 2 bin 427’sinin güvenlik güçleri ve sivillerden oluştuğu, bu kişilerin “silahlı terör grupları” tarafından öldürüldüğü ifade edildi. Kalan 690 kişiyle ilgili ise detay paylaşılmadı.
Buna karşılık, ABD merkezli ve Virginia eyaletinde faaliyet gösteren HRANA, protestolar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bine yaklaştığını duyurdu. Bu fark, İran’daki olayların bilançosuna ilişkin belirsizliği daha da artırdı.
Gözler ABD-İran hattında
Trump’ın Davos dönüşü yaptığı bu açıklamalar, ABD-İran geriliminin yeni bir aşamaya mı geçtiği sorusunu gündeme taşıdı. Orta Doğu’ya yönelen askeri güç, bölgedeki gelişmelerin seyrine göre yeni diplomatik ve askeri adımların habercisi olarak değerlendiriliyor. Washington’un önümüzdeki günlerde atacağı adımlar, küresel kamuoyu tarafından yakından izlenmeye devam edecek.