Sakarya’nın Hendek ilçesinde kamuoyunu sarsan bir skandal yaşandı. Türk Kızılay Hendek Şube Başkanı Recep Yarıcı, küçük çocuklara ait müstehcen içerikler bulundurduğu ve paylaştığı iddiasıyla tutuklandı. Olayın ortaya çıkmasının ardından Türk Kızılay Genel Merkezi sert bir açıklama yaparak, Yarıcı’nın kurumla tüm bağlarının kesildiğini ve davaya müdahil olunduğunu duyurdu.
25 Günlük Görev Süresi Sonrası Şok İddialar
Recep Yarıcı’nın, Türk Kızılay Hendek Şube Başkanlığı görevine 6 Ocak 2026 tarihinde başladığı öğrenildi. Ancak göreve gelişinden yalnızca 25 gün sonra hakkında ortaya atılan ciddi suçlamalar, hem Kızılay camiasında hem de kamuoyunda büyük tepki yarattı.
Soruşturma kapsamında, Yarıcı’nın küçük çocuklara ait müstehcen içerikler bulundurduğu ve bu içerikleri paylaştığı iddiasıyla gözaltına alındığı, ardından tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.
Türk Kızılay’dan Sert ve Net Açıklama
Skandalın ardından Türk Kızılay Genel Merkezi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Recep Yarıcı’nın suçunun öğrenildiği 31 Ocak 2026 tarihinde yönetim kurulu kararıyla görevden alındığı vurgulandı.
Kurum açıklamasında, olayın “asla kabul edilemez” olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
Recep Yarıcı’nın yüz kızartıcı bir suçtan dolayı tutuklandığını büyük bir infialle öğrendik. Kurumumuzla tüm ilişiği kesilen şahsın en ağır cezayı alması için davaya müdahil olduğumuzu, sıfır tolerans ilkemiz doğrultusunda sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.
Kurumla Tüm İlişiği Kesildi, Dava Süreci Takip Ediliyor
Türk Kızılay, Recep Yarıcı’nın yalnızca kısa bir süre görev yaptığını ve olayın öğrenilmesiyle birlikte hiçbir tereddüt gösterilmeden görevden alındığını vurguladı. Kurum, adli mercilerle tam iş birliği içinde çalıştığını ve soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürece müdahil olduğunu açıkladı.
Bu gelişme, sivil toplum kuruluşlarında görev alan yöneticilerin denetimi ve güvenilirliği konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Kamuoyunda Büyük Tepki
Olayın duyulmasının ardından sosyal medyada ve kamuoyunda büyük bir infial oluştu. Özellikle çocuklara yönelik suç iddialarının, toplumsal hassasiyet açısından kabul edilemez olduğu vurgulanırken, adalet sürecinin şeffaf ve hızlı şekilde yürütülmesi yönünde çağrılar yapıldı.