Yenidevir/Özel Haber
Rus istihbaratı, Bartholomeos’un Gürcistan’daki patriklik seçimine etki etmek istediğini öne sürdü. Gürcü patrik II. İlia’nın vefatı sonrası başlayan süreç, Ortodoks dünyasında yeni bir güç mücadelesine dönüştü. Moskova “müdahale” iddiasını gündeme taşıdı, Tiflis ise sert biçimde yalanladı. Rusya’da dış istihbaratla ilgilenen SVR, Fener Patrikliği’nin seçim sürecine müdahale arayışında olduğunu iddia etti. Açıklamada, Batı yanlısı bazı adayların öne çıkarılmak istendiği öne sürüldü. Rusya, daha önce İstanbul Patriği Bartholomeos için “Cübbeli Deccal” demişti. Gürcistan Patrikhanesi, iddiaları “asılsız ve temelsiz” olarak nitelendirdi. Yetkililer, seçim sürecinin tamamen “Kutsal Sinod”un kontrolünde olduğunu vurguladı. İstanbul merkezli tartışma, yalnızca dini liderlik yarışı değil; Ortodoks dünyasında nüfuz mücadelesinin yeni cephesi olarak görülüyor.
Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR), Fener Rum Patriği Bartholomeos hakkında dikkat çeken bir açıklama yayımlayarak, dünya Ortodoksluğunu parçalamaya yönelik bir strateji izlediğini öne sürdü. SVR Basın Bürosu’ndan yapılan değerlendirmede, Patriğin “böl ve yönet” anlayışı doğrultusunda hareket ettiği ve bu çizgiyi ısrarla sürdürdüğü iddia edildi.
Açıklamada, özellikle Gürcistan’da yaşanan son gelişmelerin bu stratejinin yeni bir halkası olduğu savunuldu. Tüm Gürcistan Katolikos-Patriği II. İlia’nın vefatının ardından oluşan boşluğun hedef alındığı belirtilirken, Bartholomeos’un Gürcü Ortodoks Kilisesi üzerinde nüfuz kurmak istediği ileri sürüldü.
SVR’ye göre, Patrik’in amacı Gürcistan’daki yeni patriklik seçimlerine dolaylı yollardan etki ederek kendisine yakın bir ismin göreve gelmesini sağlamak. Bu kapsamda Batı Avrupa Metropoliti Abraham (Garmelia) ile Poti ve Khobi Metropoliti Grigori (Berbiçaşvili) isimleri öne çıkarıldı.
Rus istihbaratının açıklamasında dikkat çeken ifadeler de yer aldı. Kilise çevrelerine dayandırılan değerlendirmede, “iktidar hırsının Fenerli ayrılıkçının değişmez bir eşlikçisi haline geldiği” öne sürülürken, Bartholomeos’un dini öncelikleri ikinci plana ittiği iddia edildi. Açıklamada ayrıca, Gürcü Ortodoks Kilisesi’nin iç işlerine müdahale edildiği savunularak, bu durumun Ortodoks kanon hukukuna aykırı olduğu vurgulandı.
Öte yandan Gürcistan cephesinden bu iddialara sert bir yanıt geldi. Gürcistan Patrikhanesi Halkla İlişkiler Servisi Başkanı Andria Cagmaidze, söz konusu suçlamaları kesin bir dille reddetti. Cagmaidze, yerel bir kilisenin dış müdahaleye açık olduğu yönündeki iddiaların “tahayyül dahi edilemez” olduğunu belirterek, bu tür bilgilerin hiçbir somut dayanağı bulunmadığını ifade etti.
Gürcü Ortodoks Kilisesi de resmi açıklamasında, dış müdahale iddialarını “asılsız ve temelsiz” olarak nitelendirdi. Kilise yetkilileri, tüm kararların tamamen kendi Kutsal Sinodu tarafından alındığını ve patriklik seçim sürecinin kilise tüzüğüne uygun şekilde işleyeceğini vurguladı.
II. İlia, 17 Mart akşamı hayatını kaybetmiş, ülkede ulusal yas ilan edilmişti. 22 Mart’ta Tiflis’teki Sioni Katedrali’nde toprağa verilen ruhani liderin ardından gözler yeni patrik seçimine çevrildi. Kilise tüzüğüne göre yeni lider, en erken 40 gün, en geç iki ay içinde Kutsal Sinod tarafından belirlenecek. Yaşanan gelişmeler, Ortodoks dünyasında yeni bir güç mücadelesi tartışmasını da beraberinde getirirken, gözler Gürcistan’daki seçim sürecine ve olası uluslararası etkilerine çevrilmiş durumda.