Yerel seçimlerin ardından belediyelere yönelik denetim sürecinin bilançosu ortaya çıktı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıkladığı verilere göre, geçen sürede toplam 1048 belediye hakkında soruşturma başlatıldı. Rakamlar, soruşturmaların yüzde 45’inin AK Partili belediyeleri kapsadığını gösterirken, farklı partilerden belediyelerin de süreçte yer alması “denetimde parti ayrımı yok” yorumlarını beraberinde getirdi.
En çok soruşturma AK Partili Belediyelere
AK Parti: 472
CHP: 217
MHP: 78
DEM Parti: 16İddialara Belgeli Yanıt: “Bunlar ne?”
Bakan Çiftçi, bazı çevrelerde dile getirilen “tek taraflı denetim” eleştirilerine sert çıktı. Açıklanan tabloyla birlikte, soruşturmaların geniş bir siyasi yelpazeye yayıldığı vurgulandı. Denetimlerin, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliği artırmaya dönük olduğu ifade edildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalara ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rakamlar, seçim sonrası dönemde geniş kapsamlı bir denetim sürecinin işletildiğini ortaya koydu.
Bakan Çiftçi’nin verdiği bilgilere göre, seçimlerden bu yana toplam *1048 belediye hakkında soruşturma* başlatıldı. Soruşturma açılan belediyelerin parti dağılımı ise dikkat çekti. Buna göre, 472 belediye AK Partili, 217 belediye CHP’li, 78 belediye MHP’li, 16 belediye DEM Parti’li.
Açıklanan veriler, soruşturma açılan belediyelerin yaklaşık *yüzde 45’inin AK Partili* olduğunu gösterdi. Bu oran, AK Partili belediyelere yönelik soruşturmaların, CHP’li belediyelere kıyasla yaklaşık iki katından fazla olduğunu ortaya koyuyor.
*“BUNLAR NE?” DİYEREK YANIT VERDİ*
Bakan Çiftçi, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “AK Partili belediyelere soruşturma açılmadığı” yönündeki iddialara da sert tepki gösterdi. Elindeki verileri işaret eden Çiftçi, “Bunlar ne?” ifadesiyle söz konusu eleştirileri reddetti.
Parti AYRIMI YAPILMADI
Paylaşılan tablo, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına yönelik soruşturmalarda parti ayrımı gözetilmediği yönünde bir çerçeve sundu. Farklı siyasi partilere mensup belediyeler hakkında işlem yapılması, denetim mekanizmasının tüm yerel yönetimleri kapsadığını ortaya koydu.
Seçim sonrası dönemde artan denetim faaliyetlerinin, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesine yönelik olduğu değerlendiriliyor.