Ankara-Brüksel hattında diplomatik mesajların peş peşe geldiği günlerde, Türkiye’nin askeri kapasitesine ilişkin dikkat çekici bir gelişme NATO sahasında yaşandı. Baltık Denizi üzerinde düzenlenen Steadfast Dart-2026 tatbikatında Türk savunma sanayisinin yeni nesil platformu Bayraktar TB3 SİHA ile Eurofighter savaş uçaklarının ortak uçuş gerçekleştirmesi, Ankara’nın “Türkiye’siz Avrupa güvenliği olmaz” tezini sahada görünür kıldı.
Siyasi Mesajdan Sahadaki Gösteriye
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Avrupa güvenlik mimarisinin Türkiye olmadan kurulamayacağını vurgulamış, Avrupa’nın savunma mekanizmalarına Türkiye’nin dahil edilmesi gerektiğini söylemişti. Erdoğan, Türk ordusunun NATO içindeki etkin rolüne dikkat çekerek, Türkiye’nin sadece diplomasi masasında değil sahada da belirleyici bir aktör olduğunu ifade etmişti.
Benzer bir mesaj daha önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan gelmişti. Fidan, Avrupalı liderlerin NATO’suz bir güvenlik mimarisi ihtimalini tartıştığını belirterek, “Türkiye gibi bir askeri gücü dışlayan yaklaşım gerçekçi olmaz” demişti.
Tatbikatın Kritik Detayları
Steadfast Dart-2026 kapsamında NATO unsurlarıyla birlikte görev yapan TB3 SİHA, Baltık Denizi üzerinde zorlu hava koşullarına rağmen yaklaşık 8 saat havada kaldı ve 1.700 kilometre mesafe kat etti. Dondurucu soğuk, yoğun kar ve sert rüzgâr altında gerçekleşen uçuş, platformun operasyonel dayanıklılığını test etti.
Tatbikatın en dikkat çekici bölümü ise TB3’ün Avrupa’nın önde gelen çok rollü savaş uçaklarından Eurofighter’larla koordineli görev icra etmesi oldu. Ortak uçuş, insansız sistemlerle insanlı savaş uçaklarının birlikte görev yapabildiği yeni nesil harp konseptinin pratik örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
Kısa Pistten Kalkış Yeteneği: Stratejik Çarpan
TB3’ün en önemli özelliklerinden biri, kısa pistli gemilerden kalkış-iniş yapabilmesi. Bu kabiliyet, platformun konuşlu bulunduğu amfibi hücum gemisi üzerinden deniz aşırı görevlerde kullanılmasını mümkün kılıyor. Askerî uzmanlara göre bu özellik, Türkiye’ye uçak gemisi konseptine yakın bir deniz hava gücü esnekliği sağlıyor.
Avrupa Güvenlik Tartışmalarına Sahadan Yanıt
Tatbikatın zamanlaması dikkat çekici. Avrupa’da özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası savunma mimarisinin geleceği tartışılırken, Türkiye’nin NATO görevinde sergilediği bu performans diplomatik söylemle askeri kapasite arasındaki bağı güçlendiren bir örnek olarak görülüyor.
Güvenlik analistlerine göre Baltık semalarında gerçekleşen ortak uçuş, yalnızca teknik bir tatbikat değil; aynı zamanda Avrupa başkentlerine verilmiş stratejik bir mesaj niteliğinde:
Yeni güvenlik denkleminde Türkiye, sahada var olduğunu gösterebilen ülkelerden biri.