Yenidevir Gazetesi Genel Altın Türkiye'de neden pahalı! Uzmanı anlattı

Altın Türkiye'de neden pahalı! Uzmanı anlattı

Kuyumcukent esnaflarından Nuri Tüfekçi, “İthalat kısıtlamalarının üzerine bir de üretim maliyetleri eklendi. Türkiye’deki işçilik maliyetleri 5 kat arttı” diyerek altın üreticilerinin Türkiye’yi terk etmeye başladığını dile getirdi.

3 Dakika
Okunma Süresi

SEBKATULLAH ATMACA/Yenidevir Özel Haber

Altında makas açıldı. Türkiye’de fiyatlar küresel piyasanın üzerine çıkarken Kuyumcukent esnafı kepenk kapatma aşamasına geldi. 

Son 2 yıldır yapılan altın ithalat kısıtlamaları sebebiyle küresel piyasa ile 4 bin dolar fark oluştuğunu ifade eden Kuyumcukent esnaflarından Nuri Tüfekçi, “İthalat kısıtlamalarının üzerine bir de üretim maliyetleri eklendi. Türkiye’deki işçilik maliyetleri 5 kat arttı” diyerek altın üreticilerinin Türkiye’yi terk etmeye başladığını dile getirdi. 

Altının kilogram bazında günlük olarak 4 bin ila 12 bin dolar arasında, yani yaklaşık 522 bin liralık fark oluşabildiğini dile getiren Nuri Tüfekçi, 

“Uluslararası (spot) fiyat yaklaşık 6300 lira. Kapalıçarşı fiyatı ise yaklaşık 6850 lira. Arada yaklaşık 500–550 lira gibi bir fark bulunuyor. Bu duruma piyasada “makas açılması” deniyor. Türkiye’de altın ithalatına sınırlama getirildi. Aylık yaklaşık 12 tonluk kota uygulanıyor. Bu da yıllık toplam ithalatın ciddi şekilde düşmesine yol açtı. Bu kotanın etkisi ve savaştan dolayı müşterilerin yatırım aracı olarak altın talebinin ortaya çıkmasıyla rafineriler gram altın üretmekte sıkıntı çekiyorlar. Talep çok ancak üretimler sınırlı kalıyor. Böyle olunca da Kapalıçarşı’da fark oluşuyor. Bütün kuyumcular çarşıda oluşan farka bakıyor. Sonuç olarak piyasaya giren altın miktarı azaldı, yani arz düştü” ifadelerini kullandı.

KUYUMCUKENT ALARM VERİYOR  

Altın üretim masraflarının artış sebeplerini değerlendiren Nuri Tüfekçi, “Türkiye’de altın ithalatına getirilen kotayla birlikte altını işleyen kuyumcuya maliyeti 12 bin dolar oldu. Bu da maliyetleri 5-6 kart artırdı. Bu durum iç piyasa müşterilerinin sarrafiye yönelmesine, ihracatta ise firmalar arası uçurumlar oluşması sebebiyle birçok pazar ve müşteri kaybına sebep oldu. Dış piyasadaki rakiplerimize göre daha pahalı bir ürünle çalıştığımız için ihracatımız durdu, eksiye düştü. Bu makas farkının neticesinde şu an Kuyumcukent‘teki dükkânların birçoğu boşaldı. Ayakta kalmaya çalışan diğer esnaf da kepenk kapatmanın arifesinde” dedi. 

Nuri Tüfekçi/Kuyumcukent

BAKIR ALTIN VE GÜMÜŞÜN YERİNİ ALABİLİR Mİ? 

Altın ve gümüş dışında son dönemde bakır da bir yatırım aracı olarak konuşulmaya başlandı. Altın ve gümüş yatırımı yapamayanların bakıra yönelme süreçlerini de anlatan Nuri Tüfekçi şunları söyledi:

“Altın ve gümüşün uğradığı spekülasyonların ardından bir bakır furyası başlamıştı. Onda da zarara uğrayan çok yatırımcı oldu. Çünkü bakır gibi madenler hem altın ve gümüş kadar hızlı değer kazanamadığı, hem de hızlı oksitlenen madenler kategorisinde olduğu için yatırım aracı olarak saklanması ya da piyasaya sürülmesi mümkün değil. Bakır, altın ve gümüş gibi değerli bir maden değildir; bu yüzden onların yerini tutmaz ama daha uygun fiyatlı olduğu için günlük kullanımda alternatif takı olarak tercih edilebilir. Daha çok kimyasal, elektrik, elektronik ve sanayi alanında kullanılan bir madendir. O yüzden altın ve gümüşün maliyeti, zaman içerisinde artıp azalsa da önemini hiçbir zaman kaybetmeyecektir."