Yenidevir Gazetesi Genel DR. OSMAN ÇETİN CEVAPLIYOR: RAMAZANDA AĞIZ VE DİŞ BAKIMI NASIL OLMALI?

DR. OSMAN ÇETİN CEVAPLIYOR: RAMAZANDA AĞIZ VE DİŞ BAKIMI NASIL OLMALI?

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Osman Çetin, Ramazan boyunca ağız sağlığını korumanın püf noktalarını, ağız kokusunun gerçek nedenlerini ve pratik çözümleri tüm yönleriyle anlattı.

11 Dakika
Okunma Süresi

“AĞIZ KOKUSUNU DOĞRU BAKIMLA BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖNLEYEBİLİRİZ”

Ramazan ayı geldiğinde ağız ve diş sağlığıyla ilgili şikâyetler belirgin şekilde artıyor. Özellikle “ağız kokusu”, “ağız kuruluğu”, “diş eti kanaması” ve “hassasiyet” bu dönemde en sık duyduğumuz başlıkların başında geliyor. Peki oruç tutarken ağız bakımı nasıl planlanmalı? Oruçluyken diş fırçalamak sakıncalı mı? İftar ve sahur arasında nelere dikkat edilmeli?

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Osman Çetin, Ramazan boyunca ağız sağlığını korumanın püf noktalarını, ağız kokusunun gerçek nedenlerini ve pratik çözümleri tüm yönleriyle anlattı.

“Ramazan ayında hastalarımdan en sık duyduğum cümle şu: ‘Hocam gün içinde nefesim ağırlaşıyor, konuşurken rahatsız oluyorum.’ Bu şikâyeti yaşayan kişi sayısı az değil. Çünkü oruçla birlikte gün içinde su tüketimi olmadığı için tükürük miktarı azalıyor. Oysa tükürük, ağız içini sürekli yıkayan ve bakterileri kontrol altında tutan doğal bir savunma mekanizmasıdır. Tükürük azaldığında ağız kendi kendini temizleyemez, bakteri yükü artar, dil yüzeyi daha hızlı kirlenir ve ağız kokusu belirginleşir.”

Dr. Osman Çetin, bu durumun çoğu kişide “kaçınılmaz” gibi algılandığını ancak doğru bakımla büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurguluyor:


“Şunu net söyleyeyim: Ağız kokusu kader değildir. Ramazanda ağız kokusu yaşanabilir ama bunun şiddeti ve sürekliliği tamamen kişinin ağız hijyeni, beslenmesi ve ağız içi sağlığıyla ilişkilidir. İyi bir planla hem oruç ibadetinizi rahat geçirir hem de ağız sağlığınızı korursunuz.”

AĞIZ KOKUSU NEDEN OLUR? SADECE AÇLIK MI?

Ağız kokusu denildiğinde akla hemen “açlık” gelir. Ancak tıbbi olarak ağız kokusunun en sık nedeni açlık değil, ağız içindeki bakterilerin ürettiği uçucu koku bileşikleridir. Bu bakteriler en çok diş taşı, diş eti cepleri, çürük alanlar, dil yüzeyi ve ağız içinde biriken artıkların olduğu bölgelerde çoğalır.

“Açlık tek başına koku üretmez. Açlıkla birlikte ağız kuruluğu olur, tükürük azalır ve ağız içindeki bakteri dengesi bozulur. Eğer kişinin diş eti hastalığı, diş taşı, çürükleri veya dil üzerinde yoğun tabaka varsa, Ramazanda bu koku daha keskin hale gelir. Aslında Ramazan dönemi birçok kişi için ‘altta yatan sorunu fark etme’ dönemidir. Çünkü normal zamanda çok dikkat etmeyen biri, Ramazanda belirtileri daha net yaşar.”

Dr. Osman Çetin’e göre ağız kokusu çoğu zaman bir “işaret”tir:
“Koku bir sonuçtur. Nedenini bulursak çözmek kolaylaşır. Maskelemek geçici çözüm sağlar. Kalıcı çözüm için önce ağız içini değerlendirmek gerekir.”

RAMAZANDA AĞIZ KURULUĞU NEDEN ARTIYOR?

Ramazanda ağız kuruluğu, ağız kokusunun en önemli tetikleyicisidir. Gün içinde su içilmemesi tükürüğü azaltır. Bunun yanında uzun süre konuşmak, sıcak ortamda bulunmak, kahve-çay tüketimini iftardan sonra artırmak, sigara kullanımı ve bazı ilaçlar da kuruluğu artırabilir.

“Ağız kuruluğu sadece kokuya yol açmaz. Diş çürüğü riskini artırabilir, diş eti hassasiyetini artırabilir, ağız içi yaralara zemin hazırlayabilir. Tükürük azaldığında ağız pH dengesi daha kolay bozulur. Bu yüzden Ramazanda ağız bakımını ‘azaltmak’ değil, doğru zamanlara ‘planlamak’ gerekir.”

İFTAR–SAHUR ARASI AĞIZ BAKIMINI NASIL PLANLAMALIYIZ?

Dr. Osman Çetin’in en çok vurguladığı konu “zamanlama”. Çünkü Ramazanda ağız bakımının başarısı çoğunlukla doğru zamanlarda uygulanmasına bağlı.

“Ben hastalarıma şunu söylüyorum: İki ana bakım zamanı var. Birincisi sahurdan hemen sonra. İkincisi iftardan sonra. Bu iki zamanı iyi değerlendiren bir kişi Ramazan boyunca ağız kokusunu ciddi oranda azaltır ve diş eti problemlerinin önüne geçer.”

Sahurdan sonra yapılması gereken bakımın üç temel adımı var: Diş fırçalama, diş ipi (ya da ara yüz fırçası) ve dil temizliği. Çünkü sahurdan sonra ağızda uzun saatler boyunca biriken gıda artıklarının kontrol altına alınması gerekiyor.

“Diş ipi veya ara yüz fırçası en çok ihmal edilen ama en önemli adımlardan biridir. Dişlerin arasına sıkışan artıklar gün içinde koku üretir. Sadece fırçayla bunları tam temizleyemezsiniz. Özellikle diş eti kanaması olanlarda bu alanlarda bakteriler daha hızlı çoğalır.”

İftar sonrası bakımda ise dikkat edilmesi gereken küçük bir ayrıntı var: Hemen değil, bir süre sonra fırçalamak. Çünkü özellikle asitli ve şekerli gıda tüketiminden hemen sonra fırçalama diş minesini hassaslaştırabilir.

“İftarı bitirdikten 30–60 dakika sonra fırçalamak daha doğru olur. Bu süre içinde su içmek, ağzı çalkalamak, şekerli ve asitli atıştırmaları azaltmak faydalı olur.”

ORUÇLUYKEN DİŞ FIRÇALANIR MI?

Ramazanda en çok tartışılan konulardan biri de bu. Dr. Osman Çetin, tıbbi açıdan ağız hijyeninin aksatılmaması gerektiğini söylüyor.

“Tıbbi taraftan baktığımda ağız hijyeni ertelenmemeli. En güvenli zamanlar iftardan sonra ve sahurdan sonradır. Gün içinde fırçalamak isteyen hastalarım da var. Bu noktada dikkat edilmesi gereken şey, macunun veya suyun yutulmaması konusunda hassas olmak. Macunsuz fırçalama ya da çok az macun kullanıp iyice tükürmek gibi kontrollü yöntemler tercih edilebilir. Dini açıdan tereddüt yaşayanlar kendi hassasiyetlerine göre güvendikleri bir din görevlisine danışarak gönüllerini rahatlatabilir. Benim görevim tıbbi olarak doğru hijyeni anlatmak.”

AĞIZ KOKUSUNUN EN BÜYÜK KAYNAĞI: DİL YÜZEYİ

Birçok kişi dişlerini fırçaladığı halde ağız kokusunun devam ettiğini söylüyor. Dr. Osman Çetin, bunun en sık nedeninin dil temizliğinin ihmal edilmesi olduğunu belirtiyor.

“Ağız kokusunun önemli bir kısmı dil sırtında biriken tabakadan kaynaklanır. Dil üzerinde bakteriler kolayca tutunur. Ramazanda tükürük azalınca bu tabaka daha hızlı oluşur. Dil temizliği yapılmadığında koku devam eder. Dil temizlemek, özellikle sahurdan sonra ve iftardan sonra yapılırsa çok fark eder.”

Dr. Osman Çetin, dil temizliği için dil temizleyici aparatların veya fırçanın uygun yüzeyinin kullanılabileceğini; önemli olanın bunu nazikçe ve düzenli yapmak olduğunu söylüyor.

DİŞ ETİ KANAMASI RAMAZANDA NEDEN ARTAR?

Ramazanda bir diğer sık şikâyet diş eti kanamasıdır. Birçok kişi “fırçalarken kanıyor” diyerek fırçalamayı azaltır. Oysa bu yaklaşım sorunu büyütür.

“Diş eti kanaması çoğu zaman iltihap belirtisidir. Eğer diş eti zaten hassassa, Ramazanda bakım aksadığında bu kanama daha belirgin hale gelir. ‘Kanıyor diye fırçalamıyorum’ düşüncesi yanlıştır. Doğru teknikle fırçalamak ve diş taşlarını temizletmek gerekir. Diş taşları diş eti kenarında birikir ve iltihabı besler. Bu tablo ağız kokusunu da artırır.”

Dr. Osman Çetin, diş eti kanamasının uzun sürmesi, ağızda kötü tat, şişlik veya ağrı gibi belirtilerle birlikte olması durumunda mutlaka muayene gerektiğini belirtiyor.

HASSASİYET ARTIYORSA NEYE DİKKAT ETMELİYİZ?

Sıcak-soğuk hassasiyeti Ramazanda artabilir. Bunun nedenleri arasında iftarda asitli içecek tüketiminin artması, şekerli gıdalar, diş eti çekilmesi veya fark edilmeyen çatlak/çürükler olabilir.

“Ramazanda iftarda bir anda çok sıcak çorba, ardından soğuk tatlı gibi geçişler yapılabiliyor. Bu da hassasiyeti tetikliyor. Ama hassasiyet sürekli hale geldiyse altında çürük, dolgu sızıntısı veya diş çatlağı gibi bir neden olabilir. Bu durumda ihmal edilmemeli.”

GARGARA, SAKIZ, NANE… GERÇEK ÇÖZÜM MÜ?

Ağız kokusu yaşayan birçok kişi gargara veya nane şekeri gibi çözümlere yöneliyor. Dr. Osman Çetin, bunların geçici olarak işe yarayabileceğini ama kalıcı çözüm olmadığını vurguluyor.

“Gargara koku hissini kısa süreli azaltabilir. Ama diş taşı, çürük, diş eti hastalığı veya dil tabakası varsa koku tekrarlar. Sakız ve nane de kokuyu maskeleyebilir. Asıl çözüm ağız hijyenini düzeltmek ve gerekiyorsa tedaviyi yapmak.”

SAHURDA NE YİYORUZ? AĞIZ KOKUSUNU NASIL ETKİLİYOR?

Sahur, Ramazanda ağız kokusunu belirleyen önemli bir faktördür. Yoğun baharat, soğan-sarımsak, şekerli gıdalar, ağır yağlı yiyecekler koku şikâyetini artırabilir. Dr. Osman Çetin’e göre burada “denge” önemli.

“Bazı gıdalar ağız kokusunu belirgin şekilde artırır. Özellikle soğan-sarımsak ve ağır baharatlar. Bir de şekerli gıdalar ağız içindeki bakterileri besler, plak oluşumunu hızlandırır. Sahurda bu tür gıdaları abartmamak, ağız kokusu şikâyetini azaltır. Elbette herkesin metabolizması farklıdır. Kimi kişide süt ürünleri de koku hissini artırabilir. Kişi kendi bedenini gözlemlemeli.”

İftar–sahur arasında su tüketiminin planlanması da çok önemlidir. Su tek seferde fazla içmek yerine yayarak içildiğinde ağız kuruluğu daha iyi kontrol edilir.

“Ağız kuruluğu yaşayan biri, suyu iftarla sahur arasında yavaş yavaş tüketirse daha rahat eder. Ayrıca iftar sonrası çok fazla kahve-çay tüketimi kuruluğu artırabilir. Ölçülü olmakta fayda var.”

PROTEZ, PLAK, ORTODONTİ… RAMAZANDA TEMİZLİK DAHA DA ÖNEMLİ

Şeffaf plak kullananlar, tel tedavisi görenler veya protez kullananlarda Ramazanda koku şikâyeti daha sık olabilir. Çünkü bu materyallerin çevresinde gıda birikimi ve bakteri tutunması daha kolay olur.

“Plak kullananlar özellikle sahur sonrası plağı temizlemeden takmaya devam ederse koku artabilir. Protez kullananlarda da protezin altına biriken artıklar hem koku yapar hem de mantar gibi enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Bu dönemde temizlik daha titiz olmalı.”

AĞIZ KOKUSU AĞIZDAN DEĞİLSE?

Her ağız kokusu ağız içinden kaynaklanmaz. Bazen geniz akıntısı, sinüzit, bademcik taşları, reflü gibi nedenler de kokuya yol açabilir. Ancak Dr. Osman Çetin’e göre en doğru yaklaşım önce ağız içini kontrol ettirmek.

“Önce ağız içi kaynakları elemek gerekir. Çünkü çoğu zaman sorun burada olur. Ağız içi temiz ve sağlıklıysa, koku devam ediyorsa o zaman KBB veya gastroenteroloji gibi branşlarla değerlendirme yapılabilir.”

Dr. Osman Çetin, şu işaretlerin ağız dışı nedenleri düşündürebileceğini belirtiyor: sürekli geniz akıntısı, boğazda takılma hissi, sabahları boğazda yoğun koku, mide yanması ve reflü şikâyetleri.

HANGİ DURUMLARDA “BU NORMAL” DEMEYİN?

Ramazanda gün içinde hafif koku hissi olabilir. Ancak bazı durumlar “oruçtan” deyip geçilmemeli.

İftardan sonra bile koku belirginse, diş eti kanaması varsa, ağızda kötü tat sürekli devam ediyorsa, tek bir bölgede şişlik/ağrı varsa veya çürük şüphesi bulunuyorsa mutlaka muayene önerilir.

“Ramazan, ağız sağlığını erteleme dönemi değil. Tam tersine kişinin kendini gözlemleyip sorunları fark ettiği bir dönem olabilir. Özellikle koku şikâyeti artıyorsa bu çoğu zaman bir mesajdır.”

RAMAZANDA 5 DAKİKALIK “ETKİLİ RUTİN”

Dr. Osman Çetin, yoğun hayat temposunda bile uygulanabilecek kısa bir rutin öneriyor. Bu rutini düzenli yapan birçok kişide koku ve kanama şikâyetlerinin azaldığını söylüyor.

“Sahur sonrası iki dakika fırçalama, bir dakika diş ipi, yarım dakika dil temizliği… Toplamda beş dakika bile sürmez. Ama Ramazan boyunca ağız kokusu, diş eti hassasiyeti ve plak birikimi açısından çok ciddi fark yaratır.”

AYNI HATA HER RAMAZAN: “NASIL OLSA BİTER” DÜŞÜNCESİ

Ramazanda bazı kişiler diş bakımını bilinçli olarak geri plana atıyor. Dr. Osman Çetin’e göre bu yaklaşım Ramazan sonrasında daha büyük problemlerle geri dönüyor.

“‘Ramazan bitsin sonra bakarım’ düşüncesi yanlış. Çünkü diş eti iltihabı ilerler, diş taşı artar, çürükler büyür. Sonra da bayram sonrası daha yoğun tedavilere ihtiyaç doğar. Oysa basit önlemlerle bu sorunlar büyümeden kontrol edilebilir.”

Dr. Osman Çetin’in altını çizdiği bir diğer konu da şu: ağız kokusunu sadece maskelemek yerine kaynağını çözmek. Çünkü ağız kokusunun arkasında bazen diş eti hastalığı, enfeksiyon veya tedavi gerektiren bir problem yatabilir.

“Koku bir sinyaldir. O sinyali susturmaya değil, kaynağı çözmeye odaklanın.”

RAMAZANDA DİŞ TEDAVİSİ OLUR MU?

Ramazan ayı boyunca diş hekimine gitmek isteyen birçok kişinin aklında “işlem olur mu?” sorusu da var. Dr. Osman Çetin, bu konuda en doğru yaklaşımın kişinin ihtiyacına göre planlama yapmak olduğunu söylüyor.

“Acil bir ağrı, şişlik, iltihap, apse gibi durumlar bekletilmemeli. Çünkü enfeksiyonlar ertelendiğinde büyür. Diş tedavilerinin zamanlaması kişiye göre planlanabilir. Ama temel prensip şudur: Sağlık ertelenmez. Şikâyet varsa mutlaka muayene olunmalı.”

Özellikle apse, şişlik, zonklayıcı ağrı, gece uyandıran ağrı gibi durumların “oruç” gerekçesiyle geciktirilmemesi gerektiğini vurguluyor.

RAMAZANI ERTELEMEYİN, SAĞLIĞINIZI DA ERTELEMEYİN

Ramazan ayı, düzenin değiştiği, beslenme alışkanlıklarının farklılaştığı bir dönem. Bu dönemde ağız ve diş sağlığını korumak için ekstra bir çaba değil; doğru bir plan gerekir. Sahur sonrası ve iftar sonrası uygulanacak basit bir rutinle ağız kokusu büyük ölçüde kontrol altına alınabilir, diş eti problemlerinin önüne geçilebilir.

Dr. Osman Çetin, Ramazan boyunca ağız sağlığının korunmasının hem sosyal hayatı hem de genel sağlığı doğrudan etkilediğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamlıyor:


“İnsanlar ağız kokusunu sadece sosyal bir problem gibi görüyor. Oysa ağız kokusu çoğu zaman ağız içindeki bir hastalığın belirtisidir. Bu yüzden ‘normal’ diye geçmeyin. Düzenli bakım yapın, şikâyetiniz sürüyorsa gecikmeden muayene olun. Ramazanı ertelemeyin, sağlığınızı da ertelemeyin.”

RAMAZANDA AĞIZ KOKUSUNU ARTIRAN NEDENLER

Tükürük azalması ve ağız kuruluğu
Diş taşı ve diş eti hastalıkları
Çürükler ve eski dolgu kenarları
Dil yüzeyinde biriken tabaka
Sahurda yoğun soğan-sarımsak, baharat ve şekerli gıdalar
İftar sonrası aşırı çay-kahve tüketimi ve yetersiz su planlaması
Plak, tel, protez gibi apareylerin yetersiz temizliği

RAMAZANDA AĞIZ KOKUSUNU AZALTAN ALIŞKANLIKLAR

Sahur sonrası mutlaka fırçalama + diş ipi + dil temizliği
İftardan 30–60 dakika sonra tekrar fırçalama
İftar–sahur arasında suyu yayarak içme
Şekerli ve asitli gıdaları azaltma
Soğan-sarımsak ve ağır baharatı abartmama
Ağız kokusu iftardan sonra bile sürüyorsa muayeneyi ertelememe