Küresel ekonomide fırtınalar koparken, yatırım dünyasında ezber bozan bir gelişme yaşandı. ABD merkezli dev banka Morgan Stanley, emtia piyasalarına ilişkin son analizinde sürpriz bir çıkış yaptı: "Yatırımcılar altını ve gümüşü bırakıp bakıra yönelecek!" Enerji dönüşümünün hız kazanmasıyla birlikte bakırın, yatırımın yeni güvenli limanı haline geleceği öne sürüldü. Peki, bu çarpıcı çıkışın arkasında hangi veriler yatıyor? Neden artık "altın değil, bakır" deniyor?
Bakır, altının tahtına mı göz dikti?
Morgan Stanley'nin hazırladığı detaylı emtia raporu, yatırımcıların bakış açısını kökünden değiştirecek nitelikte. Rapora göre, 2026 yılı itibarıyla bakır; dijitalleşme, elektrifikasyon ve yeşil enerji yatırımlarının ana hammaddesi olarak altını geride bırakacak. Banka, bakır fiyatlarında önümüzdeki 12 ay içinde yüzde 20 ila 35 arasında bir yükseliş öngörüyor. Bu da yatırımcılar için ciddi bir kazanç fırsatı anlamına geliyor.
Değerli metallerde doyum noktasına mı ulaşıldı?
Altın ve gümüş, yüzyıllardır kriz dönemlerinde yatırımcıların sığındığı limanlar arasında yer alıyor. Ancak Morgan Stanley'nin analizine göre, bu iki değerli metalde fiyatların artık doygunluk seviyesine yaklaştığı ifade ediliyor. Jeopolitik risklerin hâlâ devam ettiğine vurgu yapılırken, yeni dönemde yüksek getiri potansiyeli sunan stratejik metallerin öne çıkacağı belirtiliyor. Bu noktada da en güçlü aday: Bakır!
Neden bakır? Yeni teknoloji, yeni enerji, yeni yatırım!
Bakırı bu denli değerli kılan en büyük etken, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir enerji yatırımlarının patlama yapması. Elektrikli araçlar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve yapay zekâ destekli veri merkezleri, devasa oranda bakır tüketiyor. Enerji altyapısında kullanılan iletken malzeme olarak bakır, artık yalnızca bir sanayi metali değil, “teknolojinin can damarı” olarak görülüyor. Morgan Stanley, bu nedenle bakırı “yeni altın, hatta yeni petrol” olarak tanımlıyor.
Arz krizi kapıda: Yeni maden projeleri gecikiyor
Talepteki artışa karşılık, bakır üretiminde aynı hızla bir artış yaşanmıyor. Raporda, dünya genelindeki maden yatırımlarının yavaş ilerlediği, çevresel ve bürokratik engeller nedeniyle yeni projelerin devreye alınmasında büyük gecikmeler yaşandığı vurgulanıyor. Bu dengesizlik, arzı sınırlarken, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü sert baskılar yaratıyor. Morgan Stanley bu nedenle yatırımcıları uyarıyor: Bakırda ralli başlamak üzere olabilir!
Hangi yatırımlar öne çıkacak? Sadece fiziksel bakır mı?
Banka, yatırımcıların sadece fiziki bakır alımıyla değil, bakır madenciliği ve işleme sektöründe faaliyet gösteren şirketlerle de ilgilenmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle Afrika ve Güney Amerika’daki üretim merkezlerine yatırım yapan firmalar, yüksek kârlılık oranlarıyla dikkat çekebilir. Bakır ETF’leri ve vadeli işlem kontratları da yatırımcılar için alternatifler arasında.