Yenidevir Gazetesi Videolar Siyaset Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye Açıklaması: Sürecin Tamamlanacağı Tarihi Mesaj!

Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye Açıklaması: Sürecin Tamamlanacağı Tarihi Mesaj!

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası” lansmanında konuşan Kurtulmuş, Türkiye'nin terör sorununu geride bırakması, toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın sağlanması için yürütülen sürecin kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Kurtulmuş, "En ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız" ifadelerini kullandı.

13 Dakika
Okunma Süresi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen lansman programına TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, panelistler ve çok sayıda davetli katıldı. “Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası” ile Türkiye'de farklılıklarla birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesi, toplumsal dayanışmanın artırılması ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Kampanyanın temel amaçları arasında, Türkiye'nin toplumsal bütünlüğünü korumak, ayrıştırıcı söylemlere karşı ortak bir toplumsal irade oluşturmak ve bölgesel gelişmeler karşısında birlik mesajı vermek de bulunuyor.

Numan Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye süreci başarıyla tamamlanacak

Lansman programında açılış konuşmasını gerçekleştiren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği terör sorununa dikkat çekti. Cumhuriyet'in ilk yüzyılında ülkenin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birinin terör olduğunu belirten Kurtulmuş, bu meselenin yalnızca güvenlik alanında değil, ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan da ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Terör nedeniyle Türkiye'nin yaklaşık 50 yıllık bir dönemde büyük kayıplar yaşadığını dile getiren Kurtulmuş, on binlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlerce güvenlik görevlisinin şehit olduğunu ve ülkenin önemli kaynaklarının terörle mücadeleye ayrıldığını söyledi.

Kurtulmuş, terörün yalnızca can kayıplarına neden olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğe yönelik umutlarını ve kalkınma hedeflerini de olumsuz etkilediğini belirterek şöyle konuştu:

"Hepimiz ittifak ederiz ki birinci asrın en önemli, zor, yakıcı sorunu Türkiye’deki terör meselesiydi. Yaklaşık 50 yılımızı heba ettiğimiz bir süreçten bahsediyoruz. 10 binlerce insanımızın öldüğü, binlerce insanımızın şehit olduğu, aynı şekilde Türkiye’nin bütün kaynaklarının heba edildiği bir süreçten bahsediyoruz. En önemlisi, terör vesilesiyle bu ülkenin geleceğe dair umutlarının da ortadan kaldırıldığı dönemleri yaşadık, büyük bir bedel ödedik. Şimdi bu en ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız"

“Esas mesele Türklerle Kürtler arasında değil”

Numan Kurtulmuş'un konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri, Türkiye'deki terör sorununun tarihsel ve bölgesel boyutu oldu. Meselenin Türkler ile Kürtler arasındaki bir anlaşmazlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, asıl sorunun bölge üzerinde uzun yıllardır etkili olmaya çalışan dış güçlerin politikaları olduğunu savundu.

Geçmişte çizilen sınırların bölge halkları arasında ayrışmalara yol açtığını belirten Kurtulmuş, Sykes-Picot düzenlemesine de değindi. Aynı toplumsal ve aşiret bağlarına sahip insanların farklı ülkelerin sınırları içerisinde kaldığını hatırlatan Kurtulmuş, bu ayrışmaların ortadan kaldırılması için Türkiye'nin ortak bir irade ortaya koyduğunu söyledi.

Kurtulmuş, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Esas mesele Türklerle Kürtler arasında değil; esas mesele bir asrı aşkın süredir bu coğrafyayı yeniden şekillendirmek isteyen emperyalistlerin emperyal projeleridir. Cetvellerle, Sykes-Picot’yla çizdikleri sınırların içerisinde bu ülkelerin insanlarını hapsetmek istemişler, birbirlerinden ayırt etmeye çalışmışlardır. Hatta öyle ki aynı aşiretin mensuplarının bir kısmı Suruç’ta kalmış, diğer kısmı Kobani’de kalmıştır. Dolayısıyla bu ayrışmayı ortadan kaldıran iradeyi Türkiye ortaya koyuyor"

Terörsüz Türkiye sürecinin arkasındaki üç önemli gelişme

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin bugüne kadar devam etmesinde etkili olduğunu düşündüğü üç temel gelişmeye dikkat çekti. Bunların başında devlet kurumları ile toplumun ortak hedef etrafında buluşmasını gösteren Kurtulmuş, silah bırakma yönündeki açıklamaların ve bölgesel gelişmelerin de sürecin ilerlemesinde etkili olduğunu belirtti.

Kurtulmuş'a göre ilk önemli unsur, devlet aklı ile milletin ortak beklentilerinin aynı noktada buluşması oldu. Geçmiş dönemlerde devletin ve toplumun farklı yaklaşımlar sergileyebildiğini hatırlatan Kurtulmuş, bu süreçte ortak bir istikametin ortaya çıktığını söyledi.

Konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bunlardan birincisi, hiç şüphesiz devlet aklıyla millet vicdanının yan yana gelmiş olmasıdır. Bazen devlet ister, millet istemez. Bazen milletin vicdanı ister, aklı ister; devletin bazı unsurları istemez. Türkiye’de terörle mücadele tarihimizde ilk sefer devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmüş, üst üste gelmiş ve aynı istikamete, aynı hedefe yürümüştür. Bunun fevkalade önemli olduğunu, eğer devlet aklıyla millet vicdanı bir araya gelmeseydi bu atılan adımların başarıyla atılmasının da çok mümkün olmadığını hatırlatmak isterim."

Silah bırakma ve örgütsel faaliyetlerin sona erdirilmesi vurgusu

Kurtulmuş'un işaret ettiği ikinci unsur ise terör örgütünün silah bırakması ve örgütsel faaliyetlerini sona erdirmesine yönelik açıklamaları oldu.

Bu konudaki beyanların sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, silahlı mücadelenin devam etmesinin artık anlamını yitirdiğine yönelik değerlendirmelerin kamuoyu önünde tartışılmasının da dikkat çekici olduğunu ifade etti.

İmralı'dan gelen açıklamaların ve örgütün silah bırakma konusundaki tutumunun sürecin sağlıklı ilerlemesi bakımından önemli olduğunu söyleyen Kurtulmuş, silah bırakma iradesi olmadan Terörsüz Türkiye hedefinin hayata geçirilmesinin mümkün olmayacağını dile getirdi.

Bölgesel savaşlar ve uluslararası gelişmeler süreci etkiliyor

Kurtulmuş'un değerlendirdiği üçüncü unsur ise Orta Doğu'da yaşanan siyasi ve askeri gelişmeler oldu. Küresel güçlerin bölgedeki varlığının arttığını ve çatışmaların bölgesel güvenlik açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirten Kurtulmuş, özellikle İran, İsrail, Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmelere dikkat çekti.

Bölgede yaşanan savaşların ve gerilimlerin ülkeler arasındaki güven sorununu derinleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin bu ortamda kendi içindeki birlik ve beraberliği güçlendirmesinin önem taşıdığını söyledi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin iç bütünlüğünü sağlamlaştırmak ve toplumsal ayrışmaların önüne geçmek amacıyla kararlı bir politika izlediğini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşık iki yıl önce Ahlat'ta gündeme getirdiği “iç kalenin tahkimi” yaklaşımını hatırlattı.

Suriye'deki yeni yönetim ve PYD/YPG entegrasyonu açıklaması

Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecini etkileyen bölgesel gelişmeler arasında Suriye'deki siyasi değişimi de gösterdi. Suriye'de yeni yönetimin göreve gelmesiyle birlikte farklı etnik ve mezhebi grupları kapsayan bir yönetim anlayışının gündeme geldiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin bu yaklaşımı desteklediğini söyledi.

Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, PYD/YPG unsurlarının yeni yönetime entegrasyonunun sürece katkı sağlayabilecek gelişmelerden biri olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, Suriye'de bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği demokratik bir yönetim yapısının oluşturulmasını temenni ettiklerini belirterek şu açıklamada bulundu:

"Biz istesek hepsini bir araya getiremeyeceğimiz birçok uluslararası gelişmenin eş zamanlı olarak gerçekleştiğini görüyoruz, bundan da memnun oluyoruz. Hiç şüphesiz bunun en başında Türkiye’de teröre de önemli bir şekilde destek veren Suriye’nin güvensizliğini ortadan kaldıracak olan gelişme, Suriye’de yeni yönetimin iş başına gelmesiydi. Yeni yönetim kapsayıcı, kuşatıcı, bütün etnik ve mezhebi grupları yeni yönetimin çatısı altında toparlama iradesiyle birlikte kollarını sıvamış; bu çerçevede de Türkiye, Suriye’nin yeni yönetiminin bu iradesine büyük bir destek vermiştir. Bu çerçevede PYD/YPG’nin Suriye yeni yönetimine süratle entegrasyonunun gerçekleşmiş olması, sürecin başarıyla yürütülebilmesi için de önemli bir imkanı oluşturmuştur. Ümit ederiz ki şimdiye kadar başarıyla gelen Suriye’deki entegrasyon süreci en kısa süre içerisinde tamamlanır ve Suriye’nin bütün unsurları, Suriye’nin toprak bütünlüğü tanınarak, Türkiye’nin egemen yapısı korunarak, Suriye’nin egemen yapısı korunarak Suriye’deki bütün etnik, dini ve mezhebi unsurların temsil edildiği demokratik bir Suriye’nin inşası mümkün olur"

Irak ve İran'daki gelişmeler de gündemde

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Irak'ta merkezi hükümet dışında silahlı milis grupların varlık göstermemesine yönelik uzlaşı çalışmalarına da değindi.

Bu kapsamda Mahmur ve Sincar bölgelerinde bulunan PKK, PYD ve KCK unsurlarının silah bırakmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktaran Kurtulmuş, bölgedeki gelişmelerin Türkiye'de yürütülen sürece de katkı sağladığını kaydetti.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ülkenin kuzeybatısındaki Kürt bölgelerinde ayaklanma çıkarılmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kaldığını söyleyen Kurtulmuş, Suriye, Irak ve İran'daki gelişmelerin Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından önem taşıdığını vurguladı.

TBMM'deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu sürecin merkezinde

Kurtulmuş'un konuşmasında öne çıkan bir diğer konu ise Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstlendiği rol oldu.

Türkiye'deki siyasi partilerin büyük bölümünün sürece destek verdiğini belirten Kurtulmuş, farklı siyasi görüşlerin ortak bir zeminde buluşmasının önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde çok sayıda partinin aynı konuda ortak kanaat ortaya koymasının nadir görüldüğünü ifade eden Kurtulmuş, çözüm çalışmalarının milli iradenin merkezi olan TBMM çatısı altında yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Bu kapsamda oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun toplumun farklı kesimlerini dinlediğini aktaran Kurtulmuş, şehit ailelerinden Barış Annelerine kadar farklı grupların aynı masa etrafında görüşlerini dile getirdiğini söyledi.

Kurtulmuş, komisyon çalışmalarının Türkiye'nin önündeki meselelerin kapsamlı biçimde ele alınmasına imkan sağladığını ifade etti.

467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen yasa ve yeni izleme komisyonu

Numan Kurtulmuş, 10 Ağustos tarihinde TBMM'de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Gönüllü Birlikteliğin Güçlendirilmesine İlişkin Yasa'nın süreçteki siyasi uzlaşının göstergelerinden biri olduğunu belirtti.

Sürece yönelik çalışmaların Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan üst kurul tarafından sürdürüldüğünü aktaran Kurtulmuş, önümüzdeki günlerde TBMM bünyesinde yeni bir izleme komisyonunun kurulmasının planlandığını açıkladı.

Kurulması öngörülen izleme komisyonunun, yürütülen çalışmaları millet adına takip etmesi hedefleniyor. Böylece sürecin Meclis çatısı altında değerlendirilmesi ve gelişmelerin parlamenter denetim kapsamında izlenmesi amaçlanıyor.

“Türkiye Modeli” vurgusu: Üçüncü göz bulunmuyor

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin kendine özgü bir yöntemle yürütüldüğünü belirterek “Türkiye Modeli” ifadesini kullandı.

Sürecin herhangi bir üçüncü tarafın gözetiminde yürütülmediğini vurgulayan Kurtulmuş, karar alma ve değerlendirme mekanizmasının TBMM ile millet iradesi doğrultusunda şekillendiğini söyledi.

Türkiye'nin kendi siyasi, toplumsal ve tarihsel koşullarına uygun bir yöntem geliştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, bu modelin ilerleyen yıllarda uluslararası ilişkiler ve çatışmaların çözümü alanında incelenebileceğini dile getirdi.

Numan Kurtulmuş'tan barışın ekonomisi mesajı

Konuşmasının devamında Türkiye'nin ekonomik hedeflerine değinen Kurtulmuş, terörün sona ermesinin ülkenin kalkınması ve refah seviyesinin yükselmesi açısından önem taşıdığını belirtti.

Türkiye'nin dünyanın en zengin, müreffeh ve güçlü ülkelerinden biri olmasını istediklerini söyleyen Kurtulmuş, terör nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların yerini barış, istikrar ve kalkınma odaklı bir ekonomik yapının alması gerektiğini ifade etti.

Kurtulmuş, bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:

"Hepimiz ülkemizin, dünyanın en müreffeh, en zengin, en güçlü ülkelerinden birisi olmasını istiyoruz. Hepimiz Türkiye’de bunun için terörün sona ermesini istiyoruz ve artık bu ülkede terörün ekonomisinin değil, bu ülkede barışın ekonomisinin konuşulmasını istiyoruz. O zaman hep beraber bu sürece olumlu katkıda bulunmaya devam edeceğiz ve hayırlı işlerimizde acele edeceğiz. Yaptığımız şey bir asır evvel dağıtılan parçalarımızı tekrar derleyip toparlamak, bir araya getirmek ve ortak bir kaderin istikametine bölge halklarının tamamını birleştirerek yürümektir. Bunu yapma güç ve kudreti bizim tarihi tecrübemizden dolayı bizde vardır ve Allah’ın izniyle bunu yapmak için kararlıyız."

Provokasyon uyarısı: Türk medyasına önemli sorumluluk düşüyor

Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasını istemeyen bazı kesimlerin bulunduğunu da söyledi. Hem ülke içinde hem de ülke dışında sürecin devam etmesini engellemeye yönelik girişimlerin olabileceğine dikkat çeken Kurtulmuş, toplumsal hassasiyetlerin istismar edilmesine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Özellikle medya kuruluşlarının bu süreçte sorumlu bir yayın anlayışı benimsemesinin önemine işaret eden Kurtulmuş, provokatif açıklamalar ve ayrıştırıcı söylemlerin toplumsal birlikteliğe zarar verebileceğini ifade etti.

Kurtulmuş, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"İçeriden ya da dışarıdan terörün bitmemesi için çaba sarf edenlerin, hatta toplumsal irade bu kadar yüksekken bu çabalarını açık açık göstermeyip sinsi sinsi bu sürecin devam etmemesi için çaba sarf edenlerin olduğunun farkındayız. Türkiye’nin, özellikle Türk medyası bu konuda büyük bir sorumluluk taşımak durumundadır. Provokasyonlara karşı dikkatli olmak ve halkımızın uyanık olmasını temin etmek durumundayız. Provokasyon, geçmiş tarihimiz bunu çok açık ortaya koyuyor, çok kolay bu ülkede provokasyonlar yapılır. İnsanlarımızın bu provokasyonlara karşı uyanık olması, onların provokasyonlardan uzak tutulması için azami bir çabanın içerisinde olunması gerektiğini hatırlatmak istiyorum. En önemli meselelerimizden birisi bundan sonraki süreçte budur"

“Ortak Gelecekte Biriz” kampanyasında kardeşlik ve birlik mesajı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hayata geçirilen “Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası” kapsamında toplumsal birlik, beraberlik ve kardeşlik konuları da ele alındı.

Numan Kurtulmuş, Türkçede “dil” kelimesinin aynı zamanda gönül anlamında kullanılmasına dikkat çekerek toplumsal iletişimin yalnızca sözcüklerden ibaret olmadığını söyledi.

İnsanların birbirleriyle gönülden iletişim kurmasının, ortak değerleri korumasının ve farklılıklara rağmen birlikte yaşama iradesini sürdürmesinin önemini vurgulayan Kurtulmuş, ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemler yerine barış ve kardeşlik dilinin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

Kurtulmuş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Dille gönülü eş anlamlı kullanan millet bizim milletimizdir. Yani biz sadece dilimizle konuşmayız, gönlümüzle konuşuruz. Gönlümüzde olan eğer insanlığa ait, insafa ait, barışa ait, kardeşliğe ait, ortak gelecekte bir olmaya ait önemli değerlerse tabii ki dilimizden de barış ve kardeşlik sözleri dökülür. İnsanların dilinden başka, gönlünden başka şey tezahür ediyorsa orası başka bir anlam taşır. Dolayısıyla hepimizin gönlümüzden gelen bir şekilde süreçte kardeşliğin, barışın ve birlikte olmanın sözlerini kullanmamız lazım. Bunun için ne ayrılıkçı sözlere yer vardır ne de ayrımcı sözlere yer vardır"

Türkiye'nin 50 yıllık terör döneminin sona ermesi hedefleniyor

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, konuşmasının sonunda Türkiye'nin yaklaşık yarım asırdır mücadele ettiği terör sorununu geride bırakması ve gelecek nesillere daha güvenli bir ülke bırakılması temennisinde bulundu.

Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Kurtulmuş'un açıklamaları; toplumsal dayanışma, ekonomik kalkınma, siyasi uzlaşma ve bölgesel istikrar başlıklarını da kapsadı.

“Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası” kapsamında verilen mesajlarda, Türkiye'nin farklı toplumsal kesimlerinin ortak gelecek anlayışı etrafında buluşmasının önemi öne çıktı.

Kurtulmuş'un açıklamalarına göre, önümüzdeki dönemde TBMM bünyesinde kurulması planlanan izleme komisyonu ve devam eden çalışmalar, Terörsüz Türkiye sürecinin takip edilmesinde önemli başlıklar arasında yer alacak.