TBMM’de gerçekleşen görüşmenin ardından iki ülkenin meclis başkanları ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, bölgesel ve küresel gelişmelerin yanı sıra Balkanlar’daki siyasi dengeler, üç deniz girişimi, enerji güvenliği ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Numan Kurtulmuş ile Gordan Jandrokovi TBMM’de Bir Araya Geldi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandrokovi’yi Meclis’teki makamında ağırladı. İki ülke arasındaki ilişkilerin ve parlamentolar arası iş birliğinin ele alındığı görüşmenin ardından Kurtulmuş ve Jandrokovi, TBMM Tören Salonu’nda ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.
Türkiye ile Hırvatistan’ın küresel ve bölgesel meselelerde ortak yaklaşımlara sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Kurtulmuş, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından Hırvatistan’ın Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta okul inşa etmesine de değinerek Hırvat halkına teşekkür etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı İçin Diplomasi Çağrısı
Konuşmasında bölgesel çatışmalara geniş yer ayıran Numan Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın hem Avrupa ülkelerini hem de Türkiye’yi yakından etkilediğini söyledi. Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın sonuçları ile İsrail’in Gazze ve Filistin halkına yönelik saldırılarının da bölgesel ve küresel etkiler oluşturduğunu belirten Kurtulmuş, sorunların diplomasi masasında çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın geldiği noktayı değerlendiren Kurtulmuş, çatışmanın askeri yöntemlerle sonuçlandırılmasının giderek zorlaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrasında Hırvatistan’ın Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta inşa ettiği okullar için Hırvat halkına teşekkür ediyorum. Bölgemizi ilgilendiren Rusya-Ukrayna, Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın tüm dünyayı etkileyen sonuçlarıyla İsrail’in 3 yılı aşkın bir süredir önce Gazze’ye, arkasından da bütün Filistin halkı ile bölge halklarına karşı başlattığı savaş da dahil olmak üzere tüm bu sorunların mutlaka diplomasi masasında çözülmesinin bir yolunu bulmak zorundayız. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının Hırvatistan’ın da içerisinde bulunduğu Avrupa ülkeleri ile ülkemizi çok yakından etkilediğini ifade etmek isterim. Artık sonucu olmayan, sahada herhangi bir tarafın askeri bir güçle kazanmasının çok zor olduğu ve adeta bir kör düğüme dönen bir savaştan bahsediyoruz. Türkiye olarak bu konuda tavrımız açıktır; Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine sonuna kadar saygı göstererek, her iki tarafın da kabul edebileceği adil, hakkaniyetli bir çözüm bir an evvel bulunmalıdır. Bunun için en kısa süre içerisinde müzakerelere başlanması ve sonuç alınması gereklidir"
Kurtulmuş, Türkiye'nin Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı temelinde, tarafların kabul edebileceği adil bir çözümün bulunmasını savunduğunu belirtti.
“Balkanlar’daki Her Gelişmeyi Yakından ve Titizlikle Takip Ediyoruz”
Balkanlar’da barış, güvenlik ve istikrarın korunmasının Türkiye açısından önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bölgedeki ülkelerin ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Balkanlar’daki farklı siyasi görüşlerin ve yaklaşımların bir araya getirilmesinin önemine işaret eden TBMM Başkanı, bölgenin istikrar, güven ve refah temelinde ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
Kurtulmuş, Balkanlar’a ilişkin değerlendirmesinde şu açıklamayı yaptı:
"Bunun içinde Balkanlar’daki bütün siyasi yaklaşımların, fikirlerin bir araya getirilmesi ve Balkan halklarının müşterek çıkarları doğrultusunda istikrar, güven ve refah üçgeninde Balkanlar’ın yoluna devam etmesinin şart olduğunun kanaatindeyiz. Balkanlar’daki her gelişmeyi yakından ve titizlikle takip ediyoruz. Aynı şekilde Hırvatistan’ın Polonya ile başlattığı üç deniz inisiyatifinin önemli ve değerli olduğu kanaatindeyiz. Adriyatik, Baltık ve Karadeniz’in güvenlikleri birbirini etkiliyor ve bu nedenle üç denizin güvenliğinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak üç deniz girişiminin stratejik ortağı olarak yer almaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl önce TBMM Başkanı olarak ben, ardından Dışişleri Bakanımız toplantıya katıldı"
Kurtulmuş, Adriyatik, Baltık ve Karadeniz’in güvenliklerinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek Türkiye’nin üç deniz girişimindeki stratejik ortaklığını sürdüreceğini dile getirdi.
Orta Koridor ve Enerji Güvenliği Vurgusu
Türkiye ile Hırvatistan arasındaki iş birliğinin yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kurtulmuş, Balkanlar ve Güneydoğu Avrupa ülkeleriyle geliştirilecek ortak çalışmaların ekonomik ve stratejik sonuçlarına dikkat çekti.
Özellikle Doğu-Batı hattındaki ulaşım ve ticaret bağlantıları açısından Orta Koridor’un önemine değinen Kurtulmuş, bölgesel iş birliklerinin enerji arz güvenliğine de katkı sağlayabileceğini söyledi.
Kurtulmuş, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bizim Balkanlar’da, Güneydoğu Avrupa ve üç deniz girişimi çerçevesindeki ülkelerle yapılan işbirliğinin aslında Doğu-Batı aksında Orta Koridor başta olmak üzere enerji arzının güvenliğine çok ciddi katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Aramızdaki olumlu gündemin geliştirilmesi ve artırılması için mevkidaşımın ziyaretinin fevkalade önemli bir fırsat olmasını ümit ediyorum. Ayrıca dostluk gruplarımız marifetiyle temaslarımızı artırarak sürdüreceğimize inanıyorum"
TBMM Başkanı, Hırvatistan başta olmak üzere dost ülkelerle temasların artırılmasının ve parlamentolar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
Hırvatistan’dan Bayraktar Açıklaması: “Uzmanlarımız Türkiye’de Bunun Eğitimini Aldılar”
Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandrokovi de ortak basın toplantısında iki ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye’den Bayraktar insansız hava araçları satın aldıklarını belirten Jandrokovi, Hırvat uzmanların eğitim almak üzere Türkiye’ye geldiğini ve söz konusu araçların ülkesinin savunma sanayisine entegre edildiğini ifade etti.
Jandrokovi, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
"Biz Türkiye’den Bayraktar satın almıştık. Uzmanlarımız Türkiye’de bunun eğitimini aldılar ve bu araçları savunma sanayimize entegre ettiler. Bizim şirketimiz ile Türk şirketi işbirliği yaptı. Dünyada gerçekten çok sorunlu alanlar var ve o yüzden bu iki ülke arasındaki ilişkinin geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden bugün gerçekleştirdiğimiz ziyarette çok önemlidir"
Numan Kurtulmuş’tan Fon Soruşturması Mesajı: “Hesap Sorulmalı”
Ortak basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Numan Kurtulmuş, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin başlatılan soruşturma hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Yaşanan süreci ciddi ve kapsamlı bir kriz olarak nitelendiren Kurtulmuş, haksız kazanç elde eden kişilerin yanı sıra varsa ihmali bulunan kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Fon krizi nedeniyle mağdur olan vatandaşların haklarının korunmasının önemine dikkat çeken TBMM Başkanı, soruşturmanın hiçbir şekilde geçiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gerçekten karşı karşıya olduğumuz fevkalade ciddi, kapsamlı ve derin bir krizdir. Bunun üzerine açıklıkla gidilmesi şarttır. Bu işe karışan, haksız kazanç elde eden, haram paranın peşinde koşan kim varsa, kime ulaşılıyorsa, nereye kadar gidiyorsa bunların hepsinden hesap sorulması milletimizin beklentisidir. Bu fon kriziyle ilgili görevli olan kamu görevlilerinin eğer hataları, ihmalleri varsa onlardan da mutlaka hesap sorulmalıdır. Asla bu konu geçiştirilmemelidir, ihmal edilmemelidir. Kimler bu işe bulaştıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir. Milletimizin beklentisi budur, adaletin gereği de budur. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ki Fon Kurulu çalışmalarını sürdürüyor. Mağdur olan vatandaşlarımızın haklarının ödenmesi için kaynak oluşturmaya çalışıyorlar ama sonuç itibariyle kaynağın oluşabilmesi için çok hassas bir şekilde çalışılması lazım. Adalet Bakanımızın açıklamalarını dikkatli bir şekilde dinledim ve önemsediğimi ifade etmek isterim. Bakanımızın çizdiği o çerçevenin hukuki açıdan önemli olduğunu düşünüyorum. Milletimizin çoğunluğunun en önemli konusu budur. Türkiye artık bu meseleyle vakit kaybetmemelidir. Bir an evvel hem mağdurların alacakları ödenmeli hem de bu işe bulaşanlardan hesap sorulmalıdır"
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki Fon Kurulu’nun çalışmalarını sürdürdüğünü ve mağdur vatandaşların alacaklarının karşılanabilmesi için kaynak oluşturulmaya çalışıldığını aktardı. Sürecin hukuki çerçevede ve titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, hem mağduriyetlerin giderilmesi hem de sorumluların ortaya çıkarılması beklentisini dile getirdi.
Terörsüz Türkiye Süreci Hakkında Konuştu
Numan Kurtulmuş, gazetecilerin Terörsüz Türkiye süreci ve bu kapsamda TBMM’de kurulması planlanan İzleme Komisyonu hakkındaki sorularını da yanıtladı.
Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden sorununu çözmek amacıyla yürütülen süreçte önemli mesafe alındığını ifade eden Kurtulmuş, çalışmaların açık ve şeffaf biçimde gerçekleştirildiğini söyledi.
TBMM’de hazırlanan rapora ve 467 kişinin "evet" oyu verdiği yasaya dikkat çeken Kurtulmuş, farklı siyasi partilerin sürece katkı sunduğunu belirtti.
Kurtulmuş, sürecin yürütülme biçimine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının en zor, ağır ve yakıcı sorununu çözmek için yola çıktık. Diğer çatışma çözümleriyle kıyasladığımızda bu 2 yılda aldığımız mesafe daha fazladır. Dolayısıyla burada büyük çoğunluk çok olumlu katkı da bulundu. Türkiye siyaseti hemen hemen bütün partileriyle bu işi sahiplendi, bu noktaya kadar getirdi. Rapor hazırlandı, 467 kişinin ‘evet’ dediği bir yasa çıkarıldı. Bunlar çok kolay işler değil, sonuç alındığı zaman öyle görünebilir ama süreçlerin nasıl geliştiğini sizler takip ettiniz. Burada birkaç noktaya değinmek isterim; tüm süreçleri açık ve şeffaf bir şekilde yürüttük. Halkımızdan hiçbir konu gizlenmedi. En ufak detayda bile farklı siyasi partilerin müşterek bir noktaya gelmesi için çaba sarf ettik. Çok şükür sürecin başarısının arkasındaki temel meselelerden birisi budur. Bu konu ile ilgili görüşü olan herkesin fikrini dinledik. Yani hiçbir grup, ‘Bizim görüşümüz vardı, söyleyemedik’ diyemez. Dolayısıyla bu açıklık ve şeffaflık içerisinde ilgili bütün tarafları dinleyerek ve milletimizin büyük bir çoğunluğunun desteğini alarak yolumuza devam ediyoruz. Böyle davrandığımız için siyasi partilerin, medyanın büyük ve kamuoyunun büyük çoğunluğu konuyu benimsedi ve destek veriyor."
TBMM Başkanı, farklı siyasi partilerin ve görüş sahiplerinin dinlenmesinin sürecin önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, çalışmaların kamuoyunun desteğiyle sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.