Yenidevir Gazetesi Videolar Siyaset Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail’e ve Uluslararası Kuruluşlara Sert Eleştiri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsrail’e ve Uluslararası Kuruluşlara Sert Eleştiri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2026’da yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan insani dram, İsrail’in saldırıları, uluslararası sistemin işleyişi ve basın özgürlüğü konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze Barış Anlaşması’nın uygulanmadığını belirten Erdoğan, uluslararası ilişkilerde ahde vefa ilkesinin yerine getirilmediğini söyledi. Gazze’de 270’in üzerinde basın mensubunun hayatını kaybettiğine dikkat çeken Erdoğan, bazı uluslararası kuruluşların basın özgürlüğü raporlarında İsrail’e ayrıcalıklı yaklaşıldığını savundu.

8 Dakika
Okunma Süresi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TRT World Forum 2026’ya katılarak davetlilere hitap etti. Bu yıl “Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?” başlığıyla düzenlenen forumda konuşan Erdoğan, küresel güç rekabetinin giderek sertleştiğini, uluslararası kuralların ve mevcut sistemin ciddi bir kriz yaşadığını ifade etti.

Erdoğan’dan Uluslararası Sistemin İşleyişine Eleştiri

Dünyanın siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan sancılı bir süreçten geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut uluslararası düzenin karşılaşılan sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını dile getirdi.

Küresel yönetişim mekanizmalarının işlevini yerine getiremediğini savunan Erdoğan, uluslararası sistemin temelini oluşturan norm ve ilkelerin giderek daha fazla ihlal edildiğini söyledi. Mevcut düzenin yapısal bir kriz yaşadığını belirten Erdoğan, bu sürecin adil ve hakkaniyetli çözümlerle aşılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun ’Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum. Yalnızca bizler değil, artık tüm dünya şu gerçeği görüyor ve anlıyor; dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmaz. 81 yıl öncesinin güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını hepimiz yakından takip ediyoruz. En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor"

“Gazze’de Modern Zamanların En Büyük Soykırımı Yaşandı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının önemli bölümünü Gazze’de yaşanan gelişmelere ayırdı. Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda çok sayıda Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını belirten Erdoğan, Gazze’deki insani koşulların ağırlaştığını ifade etti.

Erdoğan, Gazze’de çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu 75 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 176 bin kişinin yaralandığını söyledi. Son bir yıllık süreçte de bin 500 kişinin yaşamını yitirdiğini ve yaklaşık 5 bin 500 Filistinlinin yaralandığını belirten Erdoğan, bölgede barınma, sağlık ve insani yardım sorunlarının sürdüğüne dikkat çekti.

Gazze’de milyonlarca sivilin zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Erdoğan, hastanelerde yakıt ve tıbbi ekipman sıkıntısı yaşandığını, insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının önünde engeller bulunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Durum öyle bir hal aldı ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Hemen yanı başımızda, Gazze’de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı. Ekim 2023’ten bu yana, çoğu çocuk ve kadın olmak üzere, Gazze’de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi. 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam, 1995’te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor. Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde bin 500 kardeşimiz hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 5 bin 500’e yakın Filistinli yaralandı. Harabeye çevrilen Gazze’de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde, enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hala engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran ibtidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyor."

Batı Şeria’daki Saldırılara ve Yerleşimci Şiddetine Dikkat Çekti

Erdoğan, Gazze’deki gelişmelerin yanı sıra Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik saldırıların da sürdüğünü belirtti. Filistinlilerin yaşadıkları topraklardan zorla göç ettirilmesine yönelik girişimlerin arttığını savunan Cumhurbaşkanı, yerleşimci şiddetinin uluslararası kamuoyunun gözü önünde devam ettiğini söyledi.

Batı Şeria’da yaşanan hak ihlallerine ilişkin örnekler veren Erdoğan, uluslararası bir heyetin bölgeye girişine izin verilmediğini ve Amerikalı bir gazetenin foto muhabirinin yerleşimci grupların saldırısı sonucu ağır yaralandığını aktardı.

Sadece ekim ayında Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik 3 binden fazla saldırı ve ihlalin kayıtlara geçtiğini söyleyen Erdoğan, uluslararası toplumun bu gelişmeler karşısında daha etkin bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti.

“Vicdan Taşıyan Herkesin İtiraz Etmesi Gereken Apaçık Bir Zulüm Vardır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze ve Batı Şeria’da yaşananların herhangi bir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu. Hastanelerin, okulların, çadır kentlerin ve sivillerin yaşadığı yerlerin hedef alınmasını eleştiren Erdoğan, yaşananların yalnızca belirli bir inanç grubunu değil, insanlık vicdanını ilgilendirdiğini söyledi.

Erdoğan, uluslararası kuruluşların savaş ve çatışmalar karşısındaki tutumunu da eleştirerek, Gazze’de yaşananlara yeterli müdahalede bulunulmadığını savundu.

Konuşmasında Gazze Barış Anlaşması’na da değinen Erdoğan, anlaşmanın uygulanmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir"

Erdoğan, kalıcı barışın sağlanabilmesi için uluslararası anlaşmalara bağlı kalınması ve sivillerin korunmasına yönelik adımların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan’dan Basın Özgürlüğü Raporlarına İsrail Eleştirisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Gazze’de görev yapan gazetecilerin güvenliği ve uluslararası basın özgürlüğü kuruluşlarının raporları oldu.

Gazze’deki saldırılar sırasında 270’in üzerinde basın mensubunun hayatını kaybettiğini söyleyen Erdoğan, gazetecilerin önemli bölümünün hedef alınarak öldürüldüğünü savundu. Bazı uluslararası kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarında İsrail’e yönelik değerlendirmelerin çifte standart içerdiğini öne sürdü.

Erdoğan, basın özgürlüğü kavramının siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:

"Bunların çoğu işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek kasten öldürüldü. Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail’e halen iltimas geçildiğini görüyoruz. Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kağıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenirliği sorgulanmalıdır. Basın özgürlüğü kavramının gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir."

Türkiye’nin dış politikadaki tutumundan geri adım atmayacağını belirten Erdoğan, Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Ukrayna’ya kadar farklı bölgelerde yaşanan krizlerin barışçıl yollarla çözülmesi için çaba göstermeyi sürdüreceklerini söyledi.

“Daha Adil ve Özgür Bir Dünya İçin Mücadelemizi Sürdüreceğiz”

Konuşmasının devamında barış, adalet ve insan onurunu savunmanın zorluğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası alandaki yaklaşımının ilkeli bir duruşa dayandığını ifade etti.

Erdoğan, ülkesinin küresel ölçekte yürütülen algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğini belirterek, uluslararası krizlerin çözümü için diplomatik girişimlerin ve barışçıl yolların önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi, hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız. Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Ukrayna’ya uzanan, hatta vuku bulan tüm bu savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elimizden geleni yapıyoruz. Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz."

Ayşe Şasa’nın Sözleriyle Hakikat Mücadelesine Vurgu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde barış ve adalet mücadelesinin sabır ve kararlılık gerektirdiğini belirtti. Türkiye’nin yetiştirdiği önemli münevverlerden Ayşe Şasa’nın sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, hakikat mücadelesinin yalnızca söylemle değil, cesaret ve kararlılıkla yürütülebileceğini ifade etti.

Erdoğan, güçlünün haklı sayıldığı bir dünyada mazlumların ve mağdurların sesini duyurmanın önemine dikkat çekerek, barış, adalet ve insan onurunu savunmanın ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TRT World Forum 2026’daki konuşması, Gazze’deki insani durum, uluslararası sistemin işleyişi, basın özgürlüğü ve küresel barış arayışlarına ilişkin değerlendirmeleriyle öne çıktı.