Yenidevir Gazetesi Videolar Kültür&sanat Troya’da Tarihi Keşif! 160 Yıllık Kazılarda İlk Kez Müzik Aleti Bulundu

Troya’da Tarihi Keşif! 160 Yıllık Kazılarda İlk Kez Müzik Aleti Bulundu

Çanakkale’deki 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt gün yüzüne çıkarıldı. Troya’da 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda ilk kez bir müzik aletine rastlanırken, yaklaşık 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başı da bulundu. Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, iki önemli buluntunun kentin geçmişine ve dönemin kültürel yaşamına ilişkin yeni veriler sunduğunu belirtti.

6 Dakika
Okunma Süresi

Troya’da 160 Yılı Aşkın Kazı Tarihinde İlk Müzik Aleti

Çanakkale’nin Tevfikiye köyü sınırlarında bulunan Troya Ören Yeri’nde 2026 yılı kazı çalışmaları devam ediyor. Binlerce yıllık tarihiyle dünya arkeolojisinin önemli merkezleri arasında yer alan antik kentte, bu yıl ortaya çıkarılan buluntular bilim dünyasının dikkatini çekti.

Yaklaşık 2 bin 800 yıllık olduğu değerlendirilen kemik flüt, Troya kazılarının 160 yılı aşkın geçmişinde bulunan ilk ve tek müzik aleti olarak kayıtlara geçti. Arkaik Dönem’e, milattan önce 8’inci yüzyıla tarihlendirilen buluntu, antik kentte müzik kültürüne ilişkin somut arkeolojik kanıt sunması bakımından önem taşıyor.

Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, kazı çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle, Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütüldüğünü belirtti. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına gerçekleştirilen çalışmalara İÇDAŞ’ın ana sponsor olarak destek verdiğini aktaran Aslan, 2026 sezonunda kentin farklı dönemlerine ait dört ayrı alanda kazı yapıldığını ifade etti.

Yaklaşık 4 Bin 500 Yıllık İdol Başı da Gün Yüzüne Çıkarıldı

2026 yılı kazılarında dikkat çeken ikinci önemli buluntu ise yaklaşık 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başı oldu. İlk Tunç Çağı’na tarihlendirilen ve Troya II olarak tanımlanan yerleşim alanındaki bir yangın tabakasında bulunan eser, kültürel ve arkeolojik açıdan önemli veriler barındırıyor.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, idol başının bulunduğu tabakanın ve arkeolojik bağlamın önemine dikkat çekti. Aslan, söz konusu döneme ait benzer buluntuların sayısının sınırlı olduğunu belirterek eserin Troya’nın geçmişini anlamaya katkı sağlayacağını vurguladı.

İnsan biçimli idol başının, dönemin inanç dünyası ve sembolik kültürü hakkında araştırmacılara yeni değerlendirme imkânları sunması bekleniyor. Buluntunun doğrudan belirli bir ritüelle ilişkilendirilmesi için ise arkeolojik incelemelerin ve bilimsel değerlendirmelerin dikkate alınması gerekiyor.

Kazı Başkanı Aslan: Troya’da İlk Kez Bir Kemik Flüt Bulduk

Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, 2026 yılı kazılarında ortaya çıkarılan iki eserin Troya’nın arkeolojik geçmişi açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:

"Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projesi kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına İÇDAŞ’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirdiğimiz 2026 kazı çalışmaları devam etmekte. 2026 Yılındaki kazı çalışmaları 4 farklı alanda, farklı dönemlere ait, Troya’nın farklı katmanlarına ait alanlarda gerçekleştirildi. Bu sene özellikle 2 buluntu Troya kazı tarihçesi açısından çok önemli. Özellikle bizim Arkaik Dönem olarak tanımladığımız M.Ö. 8’inci yüzyıla ait tabakadaki kemik flüt buluntusu, 160 yıllık Troya kazıları açısından bir ilk, müzik aletlerini pek çok betimlemede başka yerlerden biliyoruz. Fakat Troya kazı tarihçesinde ilk kez bir kemik flüt aleti karşımıza çıktı. İkinci buluntu ise bizim İlk Tunç Çağı olarak tanımladığımız 2’nci Troya kentinin, kent girişlerinin içinde bir yangın tabakasının içinde bulunduğu bir idol başı, bir kültsel bir obje. Özellikle bu buluntunun 160 yıllık Troya kazı sırasında benzeri buluntuların sayısı 3-5 tane o açıdan hem de katman ve tabakanın içinden bulmamız açısından Troya kazı tarihçesi için bize önemli bir veri sunmakta" dedi.

Troya’daki Kemik Flüt ile Homeros Destanları Arasında Dikkat Çeken Bağlantı

Troya’da bulunan kemik flüt, Homeros’un eserleri ve antik dönemde müziğin kullanımı açısından da dikkat çekici bir tartışmayı gündeme getirdi. Kazı Başkanı Aslan, buluntunun Odyssey filmiyle doğrudan ilişkilendirilmesinin doğru olmayacağını belirtirken, film hazırlıkları sırasında kullanılan müzik aletleriyle arkeolojik buluntu arasındaki benzerliğe dikkat çekti.

Aslan, Homeros’un yaşadığı ve destanlarını yazıya geçirdiği döneme ilişkin araştırmacılar arasında kabul gören tarihlendirmelerin de buluntuyu anlamlı kıldığını ifade etti.

Kazı Başkanı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Troya’daki flüt buluntusunu doğrudan tabi Odyssey filmiyle ilişkilendirmek mümkün değil fakat Odyssey filmin bence çok başarılı bir film. Özellikle sirenlerin şarkısı bölümünde deneysel olarak film hazırlıkları sırasında 8’inci yüzyıla ait bir flütle o müziğin yapıldığını biliyoruz. Biz de bu seneki kazılarda o döneme ait benzeri bir flüt parçasını bulmuş olduk. Kazı tarihçesi açısından ilginç bir tesadüf. Homeros uzmanları açısından Homeros’un 8’inci yüzyılda yaşadığı kabul ediliyor. 8’inci yüzyılda destanları yazıya geçirdiğini kabul ediyor pek çok araştırmacı. Bu açıdan destanda anlatılan müzik aletleri, destanda anlatılan olaylar bizim de benzeri bir buluntuyu Troya’da Arkaik dönemde 8’inci yüzyıldaki bir katmanda, tabakada bulmamız bu açıdan oldukça önemli. Aslında kemikten flüt buluntularının tarihi çok çok eskiye gidiyor. Avrupa’daki buluntulardan biz Paleolitik dediğimiz, yani neredeyse birkaç yüz bin yıllık geriye giden bir kemik-flüt tarihçesi var. Anadolu’da da aslında çok çok daha eski kemik-flüt aletlerinin olduğunu biliyoruz. Fakat Troya açısından bizim Troya’da bulduğumuz, bu 160 yıllık kazılar sırasında bulduğumuz ilk ve tek müzik aleti."

Kemik Flüt Antik Çağda Müzik Kültürüne Işık Tutacak

Kemikten üretilen flütler, insanlık tarihindeki müzik kültürünün araştırılmasında önemli arkeolojik buluntular arasında yer alıyor. Avrupa’da Paleolitik döneme kadar uzanan kemik flüt örneklerinin bulunması, müzik aletlerinin geçmişinin çok eski dönemlere dayandığını ortaya koyuyor. Anadolu’da da farklı dönemlere ait benzer örneklerin bilindiği belirtiliyor.

Troya’da bulunan parçanın önemi ise Anadolu’da veya dünyada keşfedilmiş en eski flüt olması değil, Troya’da 160 yılı aşkın süredir sürdürülen kazılarda ilk kez bir müzik aletinin ortaya çıkarılması. Buluntunun tarihlendirildiği Arkaik Dönem tabakası, eserin hangi arkeolojik bağlamda bulunduğunun anlaşılması bakımından da önem taşıyor.

Yeni buluntuların yapılacak bilimsel incelemelerle değerlendirilmesi, Troya’da yaşayan toplulukların kültürel yaşamı, sembolik dünyası ve müzikle ilişkisi hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşılmasına katkı sağlayabilir.

Troya Kazılarında Yeni Keşifler Sürüyor

2026 yılında dört farklı alanda sürdürülen kazılar, Troya’nın farklı dönemlerine ait yerleşim katmanlarının araştırılmasına imkân tanıyor. Yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık idol başının aynı kazı sezonunda ortaya çıkarılması, antik kentin binlerce yıllık tarihinin farklı yönlerini yeniden gündeme taşıdı.

Arkeolojik buluntuların yalnızca fiziksel özellikleri değil, hangi tabakada ve hangi koşullarda bulunduğu da tarihsel yorumlar açısından önem taşıyor. Troya’da gün yüzüne çıkarılan eserlerin ayrıntılı biçimde incelenmesiyle antik kentin kültürel ve toplumsal yaşamına ilişkin yeni bilgilerin elde edilmesi bekleniyor.