Yenidevir Gazetesi Videolar Kültür&sanat 81 yaşındaki iş insanı dede yadigarı eşyalarla Çerkes kültürünü yaşatıyor

81 yaşındaki iş insanı dede yadigarı eşyalarla Çerkes kültürünü yaşatıyor

Çocukluğunda evlerinin tavan arasında bulduğu dede yadigarı at eyerleri ve dizginlerden etkilenerek kültürel mirasa ilgi duyan 81 yaşındaki iş insanı Nahit Serbes, Sakarya’da kurduğu Çerkes Kültür Evi ile asırlık gelenekleri gelecek nesillere aktarıyor. Serbes’in yıllar içinde topladığı tarihi objeler ve vatandaşların bağışlarıyla zenginleşen kültür evinde, 1864 Kafkas göçü öncesine uzanan eserler de sergileniyor.

4 Dakika
Okunma Süresi

Çocukluğunda evlerinin tavan arasında bulduğu dede yadigarı at eyerleri ve dizginlerden etkilenerek kültürel mirasa ilgi duyan 81 yaşındaki iş insanı Nahit Serbes, Sakarya’da kurduğu Çerkes Kültür Evi ile asırlık gelenekleri gelecek nesillere aktarıyor. Serbes’in yıllar içinde topladığı tarihi objeler ve vatandaşların bağışlarıyla zenginleşen kültür evinde, 1864 Kafkas göçü öncesine uzanan eserler de sergileniyor.

Tavan arasındaki eşyalar kültür evinin temelini oluşturdu

1964 yılında Kuzey Kafkasya’dan Türkiye’ye göç eden ve henüz 13 yaşındayken ticarete atılan Nahit Serbes, yıllar sonra çocukluğunda gördüğü eşyaları yeniden hatırladı.

Serbes, Çerkes nüfusunun yoğun olduğu Maksudiye Köyü’nde bir arsa satın alarak yaklaşık 10 yıl önce Çerkes Kültür Evi’ni kurdu. Kültür evinde Çerkes ve Kafkas kültürüne ait tarihi ve antika eşyalar sergilenmeye başladı.

Serbes, kültür evini kurma fikrinin çocukluk yıllarında evlerinin tavan arasında gördüğü dedesine ait eşyalardan doğduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Benim dedem köye kolera hastalığı geldiğinde rahmetli oldu. Bizim evimizde çok sayıda at vardı. Dedem rahmetli olunca eyerleri, dizginleri tavan arasına koydular. Bende çocukken evin tavan arasına çıkar, neler var diye bakardım. Sonrasında ticaret yaptım, para kazandım. Daha sonra tavan arasındaki eşyalar aklıma geldi. Elimdeki enstrümanlar ile bir kültür evi yapmayı düşündüm ancak bizim köyümüzde Çerkes kalmamıştı. Bende Çerkez köyü arayıp buldum. Maksudiye Köyü’nden bir arsa aldım, oraya bir ev yaptım. Kültür evi olarak faaliyete geçirdim"

Kafkasya’daki eskici pazarlarından tarihi eserler topluyor

Çerkes kültürüne ait tarihi eşyaları korumak için yurt dışında da araştırmalar yapan Serbes, Rusya’da bulunan iş yerleri sayesinde Adıgey Cumhuriyeti başta olmak üzere Kafkasya bölgesindeki eskici pazarlarını geziyor.

Beğendiği tarihi objeleri satın alarak Sakarya’daki kültür evine getiren Serbes, zamanla başka Çerkes vatandaşların da ellerindeki eski eşyaları bağışlamasıyla koleksiyonun büyüdüğünü anlattı.

Serbes, kültür evindeki eserlerin geçmişinin 1864 Kafkas göçünden daha eski dönemlere uzandığını belirterek şunları söyledi:

"Ben kültür işine girdikten sonra benim gibi meraklı olan Çerkesler de, ’Bende de şu var, bende de bu var’ diye diye kültür evini zenginleştirdiler. Rusya’da da iş yerlerim var, aynı zamanda Sovyetler Birliği vatandaşıyım. Orada Rusya Federasyonu’na bağlı Adıgey Cumhuriyeti var. Orada da eskici pazarlarına gidip beğendiklerimi alıyorum. Bu şekilde kültür evi zenginleşti. Kültür evini en az 10 yıl oldu açalı. Çerkesler buraya 1864 yılında geldi. Buna göre bizim eşyalarımızın kökü de Kafkasya’dan gelen eşyalar. 1864’ten daha öncesi de var. Daha yeni olanlarda vardır. Kendi kültürümüzle ilgili ne bulursam satın alıyorum"

Vatandaşların bağışlarıyla adeta müzeye dönüştü

Serbes’in kültürel mirası korumaya yönelik girişimi, bölgedeki Çerkes vatandaşların da ilgisini çekti. Elinde geçmişten kalan tarihi eşya bulunan vatandaşlar, bu objeleri kültür evine bağışlamaya başladı.

Böylece başlangıçta kişisel bir koleksiyon olarak kurulan kültür evi, farklı dönemlere ait çok sayıda eşyanın bir araya getirildiği bir kültürel miras alanına dönüştü.

Kültür evinde sergilenen eserler arasında Serbes’in çocukluğundan kalan eşyaların yanı sıra Kafkasya’dan getirilen ve 1864 göçü öncesine kadar uzanan tarihi objeler de bulunuyor.

Çerkes kültürünün kaybolmasına karşı kitap yazdı

Nahit Serbes, kültürel mirası yalnızca eşyalarla değil, yazılı eserlerle de gelecek nesillere aktarmak için çalışma yürüttü.

Kafkasya’dan kitaplar getirerek tercüme ettiren Serbes, çocukluğunda öğrendiği kültürel bilgilerle bu kaynaklardan elde ettiği bilgileri bir araya getirerek Çerkes kültürü üzerine bir kitap kaleme aldı.

Serbes, kültürün korunmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Çerkeslik sadece ’böyle’ demekle olmuyor. Kafkasya’dan kitaplar getirdim. Kitapları tercüme ettirdim. Evet Çerkes köyünde yetiştik, oradan aldığımız kültürle işimizi yürüttük ama bakalım bizim yaptığımızla orada yaşayanlarla benziyor mu? Kitaplardan aldığım bilgilerle kendim de bir kitap yazdım. Çünkü kültürümüz kayboluyor. Türk kültürü de güzel, Avrupa kültürü de güzel ama Çerkes kültürü çok özgün bir kültür"

Serbes, yıllar boyunca topladığı eserler ve kaleme aldığı kitapla Çerkes kültürünün geçmişten geleceğe taşınmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye

tavan-arasindaki-dede-yadigarindan-muze-gibi-kultur-evine-uzanan-hikaye