“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasında sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasının dördüncü gününde, iş insanı tutuksuz sanık Adem Kameroğlu SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlanarak savunma yaptı.
Kameroğlu, savunmasında Capacity AVM’de yaşandığını öne sürdüğü otopark ve ruhsat sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kameroğlu, AVM’nin yönetim kurulunda fiilen görev almadığını, yönetim kurulu üyeliğini kardeşi Alaattin Kameroğlu’nun yaptığını belirtti.
“Otopark 4 küsur sene tamamen bedava kullanıldı”
Kameroğlu, Capacity AVM’nin otoparkının belediye tarafından engellendiğini ve otoparkın yaklaşık 4 yıl boyunca ücretsiz kullanılmak zorunda kaldığını iddia etti.
Kameroğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"O dönemde, ortaklarımdan bana bu alanda bir ruhsat sorunu olduğu belirtilmişti. Capacity AVM’de otopark ve ruhsat sorunlarına ben doğrudan tanıklık etmedim. Sadece ortaklarımdan duydum. Ben, AVM’nin yönetim kurulunda fiilen yer almadım. Yönetim kurulu üyeliğinin kardeşim Alaattin Kameroğlu yapıyordu. AVM’nin otoparkıyla ilgili belediye tarafından engellemeler yapıldı ve otoparkın yaklaşık 4 yıl boyunca ücretsiz kullanılmak zorunda bırakıldı. AVM’nin otoparkı maalesef oradaki belediye tarafından engellendi. 4 küsur sene tamamen bedava kullanmaya mecbur tutuldu. Capacity AVM yönetimi konuyu savcılığa taşıdı. Otoparkın tekrar ruhsatlandırılması için 5 milyon Euro rüşvet istenmiş belediye tarafından. Yani mülkiyetimiz olan bir yer için bu para istendi. Bu konuya ilişkin uzlaşma süreci hala devam ediyor"
Mahkeme başkanı sordu: “Bizzat şahitlik ettiniz mi?”
Mahkeme başkanı, Kameroğlu’na söz konusu süreçte doğrudan görüşmelere katılıp katılmadığını ve bahsettiği rüşvet iddiasına bizzat şahit olup olmadığını sordu.
Kameroğlu, soruya “Hayır asla olmadım” yanıtını verdi.
Kameroğlu, Capacity AVM’ye çok sık gitmediğini ve AVM’nin işlerini yürütmek üzere bir yönetim kurulunun bulunduğunu belirterek, “Ben de yönetim kurulunun işlerine, karışmak istemiyorum” dedi.
Mahkeme başkanının, bu konudaki bilgilerinin ortaklarından aldığı duyumlara dayandığını belirtmesi üzerine Kameroğlu, “Evet” yanıtını verdi.
İmamoğlu ile Kameroğlu arasında villa diyaloğu
Duruşmada tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da Kameroğlu’na villa projesiyle ilgili sorular yöneltti.
İmamoğlu, Kameroğlu’na kendisini ve eşini villayı gezdirmek için eşlik edip etmediğini ve villa için bazı taleplerde bulunup bulunmadıklarını sordu.
Kameroğlu ise villa görüşmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Villa, birinci sınıf şeklinde bitirilecek anlamında söyledim. Sizinle görüşmemizde, havuzları ve diğer yerlerle ilgili yapılacakları anlatmadan sadece bizi gezdirdiniz"
İmamoğlu ise Kameroğlu’nun sorusuna yanıt vermediğini belirterek, kendisini herhangi bir usulsüz işlem için tehdit edip etmediklerini sordu.
İmamoğlu’nun, “Yaşam vadisi yapabilmek için sizden alıp kamuya kazandırdık. Siz bir menfaat elde etmediniz” sözlerinin ardından Kameroğlu, “Ben bir baskı yaptınız demedim. Biz bunları yapmak mecburiyetinde kaldığımızı hissettik” dedi.
Bunun üzerine İmamoğlu, “Peki, ben cevabımı aldım” ifadelerini kullandı.
“Kameroğlu İnşaat’ın kasasına herhangi bir para girmedi”
Kameroğlu, savunmasının devamında 155 numaralı villa ile ilgili para akışına ilişkin de açıklama yaptı.
"155 numaralı villa için Kameroğlu İnşaat’ın kasasına herhangi bir para girmedi. Satışta görünen 1 milyon 500 bin lira iade edildi. Bu bedelin bir bölümünü ben, bir bölümünü ise eski Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Veysel Erçevik iade etti"
İmamoğlu ise Kameroğlu’nun villa ve mobilyalara ilişkin ifadelerini kabul etmediğini belirterek, görüşmeler sırasında konuşulanlarla Kameroğlu’nun mahkemedeki anlatımının farklı olduğunu savundu.
İmamoğlu, “Kameroğlu’nun villa ve mobilya konusundaki ifadeleri, görüşme sırasındaki konuşmalarımızdan farklıdır. Villa eksik bırakıldı ve bizim onlardan ilave işler istediğimiz izlenimi oluşturdular” dedi.
Kameroğlu ise villa projesinde İmamoğlu ve ailesi için yapılan villada çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirtti.
"Villa projesindeki 112 konutun tamamında bahçe ve havuz imalatları bizim tarafımızdan yapılmadı ancak İmamoğlu ve ailesi için yapılan villada biz çalışmalar gerçekleştirdik. İmamoğlu’ndan öyle bir talep gelince de bunu reddetmem mümkün değildi"
İçişleri Bakanlığı avukatı da soru yöneltti
Duruşmada İçişleri Bakanlığı avukatı da Kameroğlu’na sorular yöneltti. Bakanlık avukatı, söz konusu dairelerin herhangi bir usulsüzlükle bağlantısının bulunup bulunmadığını sordu.
Kameroğlu, ruhsat ve tapularla ilgili hukuki durumun denetlendiğini belirterek şöyle konuştu:
"Danıştay tarafından ruhsata aykırı bir husus olmadığı tescil edildi. Tapular, ruhsatlar ve inşaatlarda hukuki durumlar denetlendi. Yaşanan süreç nedeniyle zor günler geçirdik. Bugün gelinen noktada, söz konusu yapıların hukuki durumuyla alakalı hesap verebilecek durumdayız"
Villa için mobilya ve peyzaj çalışmaları anlatıldı
Kameroğlu, savunmasının devamında villalar için yapılan mobilyaların sipariş edildiğini ve işlemlerin evraklarla kayıt altında olduğunu söyledi.
Kameroğlu, villa projesinde gerçekleştirilen çalışmaları şöyle anlattı:
"Günün sonunda villa yapılıp döşendi. Erkek bir mimar, bütün işleri zaten bir takip ediyordu. Hatta, ikinci katın baskılanması, bahçe peyzajı, yürüyüş yolları, havuzun doldurulup girebilecek hale getirilmesine kadar hepsi Kameroğlu İnşaat bünyesinde yapıldı."
Duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.