Yenidevir Gazetesi Videolar Asayiş 10 Yıllık Cinayet Dosyasında İlk Duruşma! Mahkemede Gerginlik Yaşandı

10 Yıllık Cinayet Dosyasında İlk Duruşma! Mahkemede Gerginlik Yaşandı

İstanbul Şişli’de 2016 yılında evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur’un öldürülmesine ilişkin davada ilk duruşma görüldü. Dört sanığın yargılandığı davada, cinayeti gerçekleştirdiğini kabul eden Bülent Gündüz, kimsenin kendisini azmettirmediğini savundu. Diğer sanıklar ise üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Duruşmada söz alan Aynur Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış’ın açıklamaları dikkat çekerken, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

8 Dakika
Okunma Süresi

Aynur Kanbur Cinayeti Davasında İlk Duruşma Görüldü

İstanbul’un Şişli ilçesinde 2016 yılında meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Aynur Kanbur cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması, İstanbul Adalet Sarayı 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur’un evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak öldürülmesine ilişkin davada Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar sanık olarak yer aldı. Sanıklar hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bülent Gündüz hakkında ayrıca “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

Duruşmaya tutuklu sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar ve Serdar Kar ile Aynur Kanbur’un ablası ve müşteki Dilek Yıkmış katıldı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, firari sanık Yüksel Kar yer almadı.

Bülent Gündüz Cinayeti Nasıl Gerçekleştirdiğini Anlattı

Duruşmada savunma yapan sanık Bülent Gündüz, Aynur Kanbur’u daha önce de gördüğünü, kendisiyle konuşmak amacıyla evine gittiğini ve olay sırasında silahını kullanarak ateş ettiğini anlattı. Gündüz, cinayetin arkasında başka bir kişinin bulunmadığını öne sürdü.

Sanık Bülent Gündüz savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Kambur ailesi saygın bir aileydi, Aynur Kambur’a neden böyle yapıyorsun diye hesap sormaya çalıştım, bana tepki gösterdi. Onu takip edip evini öğrenmiştim. Sonra o gün işe giderken aklıma geldi, gidip konuşmak istedim. Evine gittim balkonda olduğunu gördüm. Zile bastım ‘kim o’ dedi ‘paketiniz var’ dedim kapıyı açtı içeri geçtim, beni gördü tekrar konuşmak istedim. ‘Mesleğini bıraktığını söylüyorsun ama bu işi yaptığını biliyor herkes, gizli gizli oralara gidiyorsun biliyorum’ dedim. O da bana tepki gösterdi, bana küfür ve hakaret edince belimdeki silahı çekip ateş ettim. Olay böyle oldu. Kimse beni azmettirmedi. Aynur ile daha önce bir kere sahilde karşılaşmıştım. O zamanda konuşmak için gitmiştim. Mesleğini bıraktığını söylemişti ama o işi yaptığı biliniyordu"

Gündüz’ün ifadeleri, cinayetin nasıl gerçekleştiğine ve olayın arkasında başka kişilerin bulunup bulunmadığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Sanık, savunmasında kimsenin kendisini azmettirmediğini ileri sürerken, dosyada yer alan diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmedi.

Serdar Kar Suçlamaları Reddetti: “Neden Burada Olduğumu Anlamadım”

Duruşmada savunma yapan sanık Serdar Kar, cinayetle bağlantısının bulunmadığını öne sürerek hakkındaki suçlamaları reddetti. Aynur Kanbur’u yalnızca annesinin uzaktan akrabası olması nedeniyle tanıdığını söyleyen Kar, kendisinin ve kardeşlerinin olayla ilgisinin bulunmadığını savundu.

Serdar Kar, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Neden burada olduğumu anlamadım. Bir süreç yaşıyoruz ancak bu süreci neden yaşadığımızı anlamış değiliz. Aynur Kanbur’u yalnızca annemin uzaktan akrabası olması sebebiyle biliyorum. Benimle ve kardeşlerimle ilgili en ufak bir konu yokken maktulün kardeşi Bülent Bey’in azmettiricilerinin Yüksel ve Fazlı olduğunu söyledi ve bu şekilde dosyada yer aldık. Böyle bir olayın içerisinde olmam kesinlikle söz konusu değil"

HTS Kayıtları ve Mesajlaşmalar Hakkında Konuştu

Serdar Kar, soruşturma dosyasında yer alan HTS kayıtlarında telefonunun kapalı görünmesine ilişkin de açıklama yaptı. Kar, yaşadıkları bölgede baz istasyonunun kaldırıldığını ileri sürerek telefon kayıtlarının bu durum dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"O dönemde yaşadığımız bölgede baz istasyonu kaldırıldığı için HTS kayıtlarına bakılabilir. Telefonum bir gün önce de beş gün sonra da aynı durumdaydı. İnsanlar bir gün önce ne yediğini bile hatırlamazken 10 yıl önce telefonunun neden kapandığının sorulması da garip"

Bülent Gündüz ile arasındaki mesajlaşmaların sorulması üzerine de açıklama yapan Kar, gönderdiği mesajların gündelik iletişim kapsamında olduğunu iddia etti.

"Ben dindar bir insanım. Cuma günleri eşime, dostuma mesaj atarım. O dönemde WhatsApp olmadığı için normal mesaj göndermişim. Bülent Gündüz ile aramızda mesajlar var. Hatta attığım mesajların içeriğini bulmaya çalıştım" dedi.

Miras İddialarına da Yanıt Verdi

Serdar Kar, dosyada gündeme gelen miras meselesinin daha sonra ortaya çıktığını savundu. Aileye ait arazilerle ilgili açıklamalarda bulunan Kar, cinayetle miras arasında bağlantı kurduğu yönündeki iddiaları kabul etmedi.

Kar, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Üçüncü olarak, Dilek Hanım bizimle ilgili dilekçe verdikten sonra miras meselesi gündeme geldi. Biz doğmadan önce rahmetlinin babası vefat etmişti. Biz daha doğmadan araziler satılmıştı. Sadece 388 metrekarelik bir alan kalmıştı. Aile büyüklerinden biri vefat ettiğinde anneme ve Dilek Hanım’a paylaşım yapılmış. İşlettiğimiz arazilerden elde ettiğimiz gelirleri de okuttuğumuz öğrencilerin eğitiminde kullanıyoruz"

Kar ayrıca Aynur Kanbur veya kardeşi Dilek Yıkmış ile iletişim kurmadığını ileri sürerek, "Ben ne Aynur Hanım’la ne de Dilek Hanım’la görüştüm. O aileden hiç kimseyi aramışlığım yok. Çünkü kendilerini tanımıyorum" diye konuştu.

Fazlı Kar: “Onu Bu Cinayet Konusunda Azmettirmem Söz Konusu Değil”

Duruşmada savunma yapan bir diğer sanık Fazlı Kar da hakkındaki suçlamaları reddetti. Bülent Gündüz’ün teyzesinin oğlu olduğunu belirten Kar, aralarında telefon görüşmeleri bulunduğunu ancak cinayetle herhangi bir ilgisinin olmadığını savundu.

Fazlı Kar, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Üzerime atılı suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Olayla ilgili hiçbir bağlantım yoktur. Aynur’la mirasla ilgili hiçbir çekişmemiz yok. Bülent, teyzemin oğlu olur. Onu bu cinayet konusunda azmettirmem söz konusu değil. Yaşlarımız yakın olduğu için telefonla görüşürdük"

Olay günü nerede bulunduğu sorulan Kar, HTS kayıtlarında farklı bölgelerde göründüğünü söyledi. Aynur Kanbur’u hayatı boyunca görmediğini ileri süren Kar, maktul ve ailesiyle yüz yüze ya da telefonla iletişim kurmadığını iddia etti.

Cinayetin ardından Bülent Gündüz ile görüşüp görüşmediği sorusuna ise aradan uzun zaman geçtiğini belirterek, "Çok eski bir tarih olduğu için hatırlamıyorum ancak dönem dönem telefonla iletişimimiz oluyordu" yanıtını verdi.

Aynur Kanbur’un Ablası Dilek Yıkmış’tan Dikkat Çeken Açıklamalar

Duruşmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, Aynur Kanbur’un ablası ve müşteki Dilek Yıkmış’ın mahkemede yaptığı açıklamalar oldu. Kardeşinin mesleği nedeniyle hedef gösterildiğini savunan Yıkmış, cinayetin aydınlatılmasını istedi.

Yıkmış, kardeşinin hem dans hocası hem de balerin olduğunu belirterek, mesleği üzerinden yapılan değerlendirmelere tepki gösterdi.

Dilek Yıkmış, mahkemedeki beyanında şu ifadeleri kullandı:

"Doğru neyse ortaya çıksın. Kimsenin mağduriyetinden kimse zafer kazanmasın. On yaşımdaydım; annemle sinemaya gittiğim için ‘kötü yola düştü’ dediler. Benim kardeşim kötü yola düşmedi. Benim kardeşim hem dans hocasıydı hem balerindi. Bizim sicilimizde kötü yol yok, fuhuş yok. Eğer kardeşim kötü yola düşseydi ben bilirdim. Benim kardeşim çalışıp kazandığı paraları bile vakıflara bağışlardı. Ali Kanbur, ‘Bu işi yapma, ayaklarını kırarım’ derdi. Ali Kanbur daha sonra öldü. Benim kardeşim öldüğü gün tam kapının ağzında değildi; kaçmaya çalışmış, bir adım atmış, yere düşmüş. Üzerine sekiz kurşun daha sıkılmış. En son kafasından çıkan kurşunu ben polise verdim. Bayram Kanbur, Serdar, Fazlı ve Bülent’i gaza getirdi. Bayram Kanbur’dan davacıyım. Bunlar benim kardeşimi ‘dansöz’ diye bir de haysiyetsizleştirdiler"

Yıkmış’ın açıklamalarında cinayetin işleniş biçimine ve olayla bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü kişilere ilişkin iddialar da yer aldı. Bu beyanlar müştekinin mahkemeye sunduğu iddialar kapsamında değerlendirilirken, sanıklar kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti.

“Paramparça Edip Aynur’u Öldürdünüz” Diyerek Tepki Gösterdi

Dilek Yıkmış, duruşmada yaptığı konuşmanın devamında kardeşinin öldürülmesinden sorumlu tuttuğu kişilere yönelik tepkisini dile getirdi. Yıkmış, cinayetin arkasında başka kişilerin bulunduğunu öne sürerek adaletin yerini bulmasını istedi.

Yıkmış, şu ifadeleri kullandı:

"Bayram Kanbur’un yönlendirmesiyle burada bulunan şahıslar benim kardeşimi öldürdü. Bülent’in evinden çıkan silahlar neyin nesi. Siz ne kadar gizlerseniz gizleyin, yüce adalete hesap vereceksiniz. Paramparça edip Aynur’u öldürdünüz. Birbirinize düşeceksiniz"

Yıkmış’ın açıklamalarında adı geçen kişilere yönelik iddialar, duruşmada dile getirilen müşteki beyanları niteliğinde bulunuyor. Bu iddiaların yargılama kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.

Duruşma Sonrası Aileler Arasında Gerginlik Yaşandı

Aynur Kanbur cinayetine ilişkin davanın ilk duruşmasının ardından maktulün ailesi ile karşı tarafın avukatları arasında gerginlik yaşandı. Dilek Yıkmış’ı yakınlarının sakinleştirmeye çalıştığı öğrenildi.

Duruşmada sanıkların savunmaları dinlenirken müşteki tarafı da cinayete ilişkin iddialarını mahkemeye aktardı. Tarafların beyanlarının ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar ve Serdar Kar’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Aynur Kanbur Cinayeti Davasında Yargılama Sürecek

2016 yılında Şişli’de meydana gelen Aynur Kanbur cinayetine ilişkin davada ilk duruşmada sanıkların savunmaları ve müşteki Dilek Yıkmış’ın beyanları alındı. Sanıklar suçlamaları reddederken, Bülent Gündüz cinayeti gerçekleştirdiğini anlattığı savunmasında kendisini kimsenin azmettirmediğini ileri sürdü.

Mahkemenin tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermesiyle yargılama süreci devam edecek. Dosyada yer alan iddiaların, delillerin ve taraf beyanlarının mahkeme tarafından değerlendirilmesi sonucunda davanın seyrinin netleşmesi bekleniyor.