Türk Öğrencilerin Yapay Zekâ Projesi Londra’da Ödüllendirildi
İngiltere’de öğrenim gören 4 Türk öğrenci, işitme kaybı yaşayan bireylerin çevrelerindeki önemli sesleri fark edebilmelerine yardımcı olmak amacıyla geliştirdikleri teknolojiyle uluslararası alanda adlarından söz ettirdi.
Sheffield Üniversitesi öğrencileri Yağmur Önal, Irmak Akman, Yankı Kırlıkova ve James Emre Midmer’in geliştirdiği Hear4Me projesi, sesleri yapay zekâ aracılığıyla tanıyan ve kullanıcıya akıllı saat üzerinden bildirim gönderen bir sistem olarak tasarlandı.
Proje, Londra’da bulunan Westminster Sarayı’nda düzenlenen John Connell Ödülleri kapsamında ödüle layık görüldü. Ekip, Quiet Mark Genç Mühendisler Ödülünü kazanarak işitme kaybı yaşayan bireylerin günlük yaşamını desteklemeyi amaçlayan çalışmalarını uluslararası platformda tanıtma fırsatı buldu.
Ödül, İngiltere Parlamentosu Lordlar Kamarası üyesi Viscount Stansgate tarafından öğrencilere takdim edildi.
Hear4Me Nedir? Yapay Zekâ Önemli Sesleri Akıllı Saatle Bildiriyor
Hear4Me, çevredeki önemli sesleri algılayarak işitme kaybı yaşayan kişilerin bu seslerden haberdar olmasını amaçlayan yapay zekâ destekli bir erişilebilirlik teknolojisi olarak geliştirildi.
Sistem; kapı zili, yangın alarmı ve çalar saat gibi günlük yaşamda önem taşıyan sesleri tanıyabiliyor. Algılanan sesler, kullanıcının akıllı saatine gönderilen titreşimler ve ekran bildirimleri aracılığıyla aktarılıyor.
Böylece kullanıcıların yalnızca işitsel duyularına bağlı kalmadan çevrelerinde gerçekleşen bazı olaylardan haberdar olabilmeleri hedefleniyor. Özellikle ev ortamında veya günlük yaşamın farklı alanlarında önemli bir sesi kaçırmak istemeyen kişiler için geliştirilen sistem, teknoloji aracılığıyla erişilebilirliği artırmayı amaçlıyor.
Hear4Me’nin güncel tasarımı, verilen bilgilere göre 521’e kadar farklı ses türünü tanıyabiliyor. Bu özellik, sistemin tek bir alarm ya da zil sesiyle sınırlı kalmadan farklı çevresel sesleri de değerlendirebilmesine imkân sağlıyor.
Canlı Konuşmayı Yazıya Döküyor, 100’den Fazla Dilde Çeviri Sunuyor
Hear4Me’nin dikkat çeken özellikleri yalnızca çevresel seslerin algılanmasıyla sınırlı değil. Projede canlı konuşmayı yazıya dönüştüren altyazı özelliği ve 100’den fazla dilde çeviri desteği de bulunuyor.
Konuşmaların metin olarak görüntülenebilmesi, işitme kaybı yaşayan kullanıcıların iletişim sırasında söylenenleri takip etmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Farklı dillerde sunulan çeviri desteği ise çok dilli iletişim ortamlarında sistemin kullanım alanını genişletmeyi amaçlıyor.
Projenin bir diğer özelliği de “Ses Koçu” olarak adlandırılıyor. Bu özellik, kişinin konuşma sırasında kendi ses düzeyini takip edebilmesine yardımcı olmak üzere geliştirildi.
Bazı bireyler, konuşurken seslerinin ne kadar yüksek veya alçak çıktığını değerlendirmekte güçlük yaşayabiliyor. Ses Koçu özelliği, kullanıcının kendi ses düzeyini görsel olarak takip etmesini sağlayarak bu konuda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.
Bu özelliklerin tamamı, Hear4Me’yi yalnızca çevresel sesleri bildiren bir cihaz olmaktan çıkarıp günlük iletişimi destekleyen kapsamlı bir yardımcı teknoloji projesi hâline getiriyor.
Projenin Çıkış Noktası Aile Büyüklerinin Yaşadığı Güçlükler Oldu
Hear4Me ekibinin açıklamasına göre projenin ortaya çıkmasında, ileri yaştaki aile üyelerinin kapı zili ve alarm gibi önemli sesleri duymakta yaşadığı güçlükler etkili oldu.
Günlük yaşamda küçük bir ayrıntı gibi görünen kapı zilinin çalması veya bir kişinin söylediği birkaç kelime, bazı durumlarda önemli sonuçlar doğurabiliyor. Öğrenciler de bu sorundan yola çıkarak çevredeki sesleri kullanıcıların bileğinde hissedebilecekleri veya ekranda görebilecekleri bildirimlere dönüştürmenin mümkün olup olmadığını araştırdı.
Projenin geliştirilme sürecinde işitme kaybı yaşayan bireylerden alınan geri bildirimlerin de belirleyici olduğu belirtildi. Bu yaklaşım, teknolojinin yalnızca teknik açıdan geliştirilmesine değil, kullanıcıların gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilmesine de odaklanıldığını gösteriyor.
Ekip, projenin ortaya çıkışını ve gelecek hedeflerini şu sözlerle anlattı:
"Bir kapı zili ya da söylenen birkaç kelime küçük bir ayrıntı gibi görünebilir, ancak bu bilgiyi kaçırmak önemli sonuçlar doğurabilir. Bir saatin bu bilgiyi görünür kılıp kılamayacağını veya kişinin bileğinde hissedebileceği bir uyarıya dönüştürüp dönüştüremeyeceğini sorarak başladık. Bir peçeteye çizilen taslaktan uluslararası bir yarışmada ikinciliğe, ardından Westminster’da ödül almaya uzanan bu süreç inanılmaz bir yolculuk oldu. Şimdi hedefimiz, Hear4Me’yi kullanıcılarla birlikte geliştirmeye devam etmek ve ondan fayda görebilecek kişilere ulaşabilmesi için fiyatını yeterince erişilebilir tutmak"
Öğrencilerin açıklaması, projenin basit bir fikirle başladığını ve kullanıcı deneyimleri doğrultusunda geliştirildiğini ortaya koyuyor. Ekibin gelecek hedefleri arasında ise Hear4Me’yi kullanıcılarla birlikte geliştirmeyi sürdürmek ve teknolojiyi ihtiyaç duyan kişilerin erişebileceği bir fiyat seviyesinde sunabilmek bulunuyor.
Hear4Me İşitme Cihazlarının Yerine Geçmiyor
Projenin kullanım amacı konusunda önemli bir ayrım da bulunuyor. Hear4Me, işitme kaybı yaşayan bireylerin günlük yaşamını desteklemek için geliştirilen tamamlayıcı bir erişilebilirlik teknolojisi olarak tanımlanıyor.
Sistemin işitme cihazlarının yerine geçmesi veya herhangi bir tıbbi tedavi sunması amaçlanmıyor. Bunun yerine çevredeki önemli seslerin fark edilmesine, konuşmaların metin üzerinden takip edilmesine ve bazı iletişim ihtiyaçlarının desteklenmesine odaklanılıyor.
Bu ayrım, projenin sağlık alanında kullanılan cihazlarla karıştırılmaması açısından önem taşıyor. Hear4Me’nin temel yaklaşımı, işitme kaybını tedavi etmekten ziyade kullanıcıların çevreleriyle etkileşimini kolaylaştırabilecek teknolojik araçlar geliştirmek.
John Connell Ödülleri 25’inci Kez Düzenlendi
Hear4Me projesinin ödül aldığı John Connell Ödülleri, ses ortamını iyileştirmeye yönelik çalışmaları öne çıkaran organizasyonlar arasında yer alıyor. Noise Abatement Society tarafından bu yıl 25’inci kez düzenlenen ödüller, kamuoyunda “Gürültü Oscarları” olarak da biliniyor.
Ödüller kapsamında farklı alanlarda ses ortamının iyileştirilmesine katkı sağlayan çalışmalar değerlendirilirken, Quiet Mark Genç Mühendisler Ödülü kariyerinin başındaki mühendislerin yenilikçi çözümlerini öne çıkarıyor.
Türk öğrencilerin geliştirdiği Hear4Me’nin bu ödüle layık görülmesi, günlük yaşamda karşılaşılan bir soruna teknolojiyle çözüm üretme çabasının uluslararası alanda dikkat çektiğini gösteriyor.
Türk Öğrenciler Daha Önce Hindistan’da da İkincilik Kazanmıştı
Hear4Me ekibi, Londra’daki ödülden önce de uluslararası bir organizasyonda başarı elde etmişti. Öğrenciler, 2025 yılında Hindistan Teknoloji Enstitüsü Delhi’de (IIT Delhi) düzenlenen EMPOWER uluslararası yardımcı teknoloji konferansındaki öğrenci tasarım yarışmasında ikincilik kazanmıştı.
Sheffield Üniversitesi’nin 13 Kasım 2025 tarihli duyurusunda da yer verilen bu başarı, projenin farklı ülkelerdeki etkinliklerde ilgi gördüğünü ortaya koydu.
Hindistan’daki yarışmada elde edilen derecenin ardından John Connell Ödülleri’nde alınan ödül, ekibin geliştirdiği teknolojinin uluslararası görünürlüğünü artıran yeni bir gelişme oldu.
Erişilebilir Teknolojide Yeni Hedef: Daha Fazla Kullanıcıya Ulaşmak
Hear4Me’nin geleceğine ilişkin en önemli hedeflerden biri, projenin gerçek kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmeye devam edilmesi. Öğrenciler, sistemin işitme kaybı yaşayan bireylere daha fazla fayda sağlayabilmesi için kullanıcı geri bildirimlerini dikkate almayı ve erişilebilir bir fiyat politikası oluşturmayı amaçlıyor.
Yapay zekânın ses tanıma, konuşmayı metne dönüştürme ve farklı diller arasında çeviri gibi alanlarda kullanılması, yardımcı teknolojilerin gelişmesine yeni olanaklar sunuyor. Hear4Me de bu imkânları akıllı saat üzerinden sunarak günlük yaşamı kolaylaştırmayı hedefleyen projeler arasında yer alıyor.
Dört Türk öğrencinin Sheffield Üniversitesi’nde geliştirdiği projenin Londra’da ödül kazanması, erişilebilirlik odaklı teknoloji çalışmalarının uluslararası düzeyde gördüğü ilgiyi ortaya koyarken, ekibin önündeki temel hedef kullanıcılarla birlikte gelişen ve daha geniş kitlelerin yararlanabileceği bir ürün ortaya çıkarmak.