Abbas Arakçi’den Washington’a Güven Mesajı: İran ABD’ye Güvenmiyor
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile İran arasında devam eden gerilim ve olası diplomatik çözüm arayışları hakkında değerlendirmelerini Financial Times gazetesinde kaleme aldığı makaleyle kamuoyuna duyurdu. Arakçi, Washington yönetiminin İran’la barış istediği yönündeki açıklamalarına şüpheyle yaklaştıklarını belirterek iki ülke arasındaki güven sorununun anlaşma sürecinin önündeki temel engellerden biri olduğunu öne sürdü.
İranlı Bakan, ABD yönetiminin kalıcı bir anlaşmaya ulaşma konusunda yeterince kararlı davranmadığını ve yeni şiddet tehditlerinden vazgeçmediğini savundu. Bu şartlar altında müzakerelerden kısa vadede sonuç alınmasının zor olduğunu ifade eden Arakçi, diplomatik çözüm için Washington yönetiminin somut adımlar atması gerektiğini dile getirdi.
Arakçi, ABD ile adil ve onurlu bir anlaşmaya ulaşmak istediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz ay Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun oturum aralarında çeşitli dışişleri bakanlarıyla yaptığım görüşmelerin gündemi, farklı konular içermesine rağmen ortak bir mesaj taşıyordu: İran, ABD ile adil ve onurlu bir anlaşma istiyor. Böyle bir anlaşmaya varmak için Beyaz Saray’ın saldırganlığını kalıcı olarak sona erdirmek konusunda gerçek bir ciddiyet ve kararlılık göstermesi gerekiyor"
“Mevcut Durumda İlerleme Beklemek İçin Pek Bir Neden Yok”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile müzakerelerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde geçmişte yaşandığını öne sürdüğü saldırılara dikkat çekti. Arakçi, diplomatik görüşmelerin sürdüğü dönemlerde saldırıya uğradıklarını savunarak Washington yönetimine duyulan güvenin bu nedenle zedelendiğini ileri sürdü.
Arakçi, ABD hükümetinin İran’la barış istediği iddiasına inanmadıklarını belirterek şu açıklamayı yaptı:
"ABD hükümetinin İran’la barış istediği iddiasına kesinlikle güvenmiyoruz"
İranlı Bakan, açıklamasının devamında Haziran 2025 ve Şubat 2026 dönemlerinde müzakereler devam ederken saldırıya uğradıklarını, ayrıca Mesud Pezeşkiyan ile Donald Trump arasında bir anlaşma imzalandığını belirttiği sürecin ardından yeniden saldırı yaşandığını iddia etti.
Arakçi, Washington yönetiminin yaklaşımına ilişkin eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Kanıtlar herkesin görebileceği gibi ortada: Haziran 2025 ve Şubat 2026’da müzakereler aktif olarak devam ederken bombalandık. Dahası, bu yılın Haziran ayında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Donald Trump arasında bir anlaşma imzalandıktan kısa bir süre sonra üçüncü kez saldırıya uğradık. ABD Başkanı’na nasıl tekrar güvenebiliriz? Beyaz Saray’ın ileriye dönük bir anlaşmaya varmaya veya daha fazla şiddet tehdidinden vazgeçmeye yanaşmaması nedeniyle mevcut durumda ilerleme beklemek için pek bir neden yok."
Arakçi’nin bu değerlendirmeleri, İran yönetiminin olası bir anlaşma için güvence ve kalıcı çözüm beklentisini öne çıkardığını gösteriyor. Bununla birlikte, ABD yönetiminin söz konusu iddialara ilişkin değerlendirmeleri bu açıklama metninde yer almıyor.
İran’dan 7 Günlük Diplomasi Planı: Hürmüz Boğazı Yeniden Açılabilir
Abbas Arakçi’nin makalesinde öne çıkan başlıklardan biri de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve diplomatik görüşmelerin tekrar başlaması için önerildiği belirtilen 7 günlük plan oldu.
Arakçi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında arabulucular aracılığıyla ABD’ye bir öneri sunduklarını ifade etti. Planın temel amacının çatışmayı sona erdirmek, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlamak ve nihai bir anlaşmaya yönelik müzakereleri yeniden başlatmak olduğunu belirtti.
İranlı Bakan, önerdikleri yol haritasının aşamalarını şu sözlerle anlattı:
"Geçtiğimiz BM Genel Kurulu’nda arabulucular aracılığıyla ABD’ye savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için her iki tarafın da atması gereken adımları özetleyen 7 günlük bir plan sundum. Anlaşmada özetlenen adımlar açık ve sonuç da açık: Hürmüz Boğazı 6’ncı günde yeniden açılacak ve nihai bir anlaşmaya varmak için müzakereler 7’nci günde yeniden başlayacak. Bu plan uygulanırsa bölgedeki yaşam yavaş yavaş normale dönecektir."
Arakçi’nin açıklamasına göre planın altıncı gününde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, yedinci gününde ise nihai anlaşmaya yönelik görüşmelerin başlaması öngörülüyor. Ancak bu planın taraflarca kabul edildiğine veya uygulanmaya başlandığına ilişkin bir bilgi, aktarılan açıklamada yer almıyor.
Hürmüz Boğazı Neden Önemli?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlerle birbirine bağlayan stratejik bir su yolu. Bölgedeki enerji sevkiyatları açısından kritik öneme sahip olan boğazda yaşanabilecek aksaklıklar, petrol ve doğal gaz taşımacılığını, enerji fiyatlarını ve küresel ticareti etkileyebilir.
Bu nedenle İran ile ABD arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı çevresinde tırmanması, yalnızca bölge ülkeleri açısından değil, küresel ekonomi ve enerji piyasaları bakımından da yakından takip ediliyor.
Arakçi de olası bir gerilimin tırmanmasının siviller, bölge ülkelerinin güvenliği ve küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Arakçi: İran Hem Diplomasiye Hem Savunmaya Hazır
İran Dışişleri Bakanı, ülkesinin diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü ancak savunma kapasitesinden vazgeçmeyeceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın direnci ve askeri hazırlığı konusunda yanlış değerlendirmelerde bulunduğunu savunan Arakçi, İran silahlı kuvvetlerinin ülkeyi savunmaya hazır olduğunu ileri sürdü.
Arakçi, İran’ın çatışmaya barışçıl bir çözüm bulmak istediğini vurgularken şu ifadeleri kullandı:
"İran bu çatışmaya barışçıl ve onurlu bir çözüm bulmaya kararlıdır ancak, aynı zamanda kendini savunmaya da tamamen hazırdır. Başkan Donald Trump, İran’ın direnci ve azmi hakkında temelden hatalı varsayımlar ve hesaplamalarla bu savaşa girdi. Görünüşe göre hala yanlış bilgilendirilmiş durumda ve silahlı kuvvetlerimizin vatanımızı savunmaya hazır olmadığı iddiasında bulunuyor, oysa mevcut tüm deliller bunun aksini kanıtlıyor. Cesur silahlı kuvvetlerimiz, 2025’ten bu yana İsrail ve ABD’nin saldırgan eylemlerinden önemli dersler çıkardı"
Arakçi’nin açıklamalarında diplomasi ve savunma vurgusunun birlikte öne çıkması dikkat çekti. İranlı Bakan, ülkesinin bir anlaşmaya ulaşmak için görüşmelere açık olduğunu belirtirken askeri baskı karşısında geri adım atmayacakları mesajını da verdi.
“Diplomasiye Bir Şans Vermek İçin Her Türlü Çabayı Göstermek Benim Görevim”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile yaşanan güven sorunlarına ve gerilime rağmen diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Bir diplomat olarak anlaşma ihtimali düşük olsa bile görüşme kanallarını açık tutmanın sorumluluğu olduğunu belirten Arakçi, çözüm arayışının devam etmesi gerektiğini savundu.
Arakçi, bu yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi:
"Diplomasiye bir şans vermek için her türlü çabayı göstermek benim görevim"
İranlı Bakan’ın bu mesajı, Tahran yönetiminin açıklamalarında müzakere seçeneğini tamamen dışlamadığını ortaya koyuyor. Ancak Arakçi, diplomatik sürecin ilerleyebilmesi için ABD’nin kalıcı bir çözüm konusunda samimi olduğunu gösteren adımlar atması gerektiğini vurguluyor.
Arakçi’den ABD’ye Askeri Müdahale Uyarısı
Abbas Arakçi, ABD’nin İran’a yönelik askeri seçeneklere yeniden başvurmasının bölgedeki gerilimi daha da artırabileceğini savundu. Washington yönetiminin daha önce açıkladığı hedeflere ulaşamadığını öne süren İranlı Bakan, yeni bir askeri girişimin ABD açısından daha ağır stratejik sonuçlara yol açacağını iddia etti.
Arakçi, Hürmüz Boğazı çevresinde veya bölgenin başka bir noktasında yaşanabilecek gerilimin sivillerin yaşamını, bölge ülkelerinin refahını ve güvenliğini tehlikeye atabileceğini belirtti.
ABD’nin diplomasi yerine askeri yöntemi tercih etmesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi bir kez daha tehlikeli bir dönemeçte olduğumuz şu günlerde, Hürmüz Boğazı çevresinde veya bölgenin herhangi bir yerinde gerilimlerin daha da tırmanmasının sivillerin hayatını, bölgedeki tüm ülkelerin refahını ve güvenliğini ve küresel ekonomiyi ciddi şekilde tehlikeye atacağı konusunda uyarmayı görevim olarak görüyorum. Geçmiş deneyimler bunun doğru olduğunu göstermiştir ve şüphesiz gelecekte de böyle olacaktır. ABD yine diplomasi yerine askeri yolu seçerse bunun sonucunun daha büyük bir stratejik yenilgi olacağından tam ve tartışmasız bir şekilde eminim. İran, hiçbir güce boyun eğmeyecektir"
Arakçi’nin açıklaması, İran yönetiminin olası bir askeri tırmanmaya karşı sert tutumunu koruduğunu ve diplomatik çözümün öncelikli seçenek olması gerektiğini savunduğunu gösteriyor.
İran ABD ile Anlaşmaya Kapıyı Tamamen Kapatmadı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, makalesinin sonunda ABD’nin kalıcı bir çözüm için samimi irade ortaya koyması halinde İran’ın diplomasiye yeniden fırsat vermeye hazır olduğunu belirtti. Arakçi, olası bir anlaşmanın adil olması ve çatışmayı kalıcı biçimde sona erdirmeyi amaçlaması gerektiğini savundu.
Arakçi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Ancak ABD’nin bu çatışmayı kalıcı olarak sona erdirmeyi amaçlayan adil ve onurlu bir çözüme ulaşma konusunda samimi bir arzusunun açık kanıtlarını görürsek İran diplomasiye bir şans daha vermeye hazırdır. Başkan Trump bu savaşa girerken İran konusunda bir yanlış hesaplama yaptı. Mevcut şartlar altında bu hatayı tekrarlamak, yalnızca daha da acı verici sonuçlara yol açacaktır."
Arakçi’nin açıklamalarında üç temel başlık öne çıkıyor: ABD yönetimine duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve çatışmanın kalıcı olarak sona erdirilmesi. İran’ın sunduğunu belirttiği 7 günlük planın geleceği ve Washington yönetiminin bu öneriye nasıl yaklaşacağı ise diplomatik sürecin seyrini belirleyebilecek başlıklar arasında bulunuyor.