Yenidevir Gazetesi Siyaset BBP Lideri Destici’den Fon Soruşturması Mesajı: “En Ağır Cezayı Almalıdır”

BBP Lideri Destici’den Fon Soruşturması Mesajı: “En Ağır Cezayı Almalıdır”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, fon soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, yaşanan vurgunun tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların da hesap vermesi gerektiğini belirten Destici, gerçek yatırımcıların zararlarının tazmin edilmesi çağrısında bulundu.

5 Dakika
Okunma Süresi

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, Ankara’nın Pursaklar ilçesinde uygulama sırasında silahlı saldırıya uğrayarak şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu için başsağlığı dileklerini iletti.

Şehit polis Ahmet Türkoğlu’na Allah’tan rahmet dileyen Destici, ailesine, yakınlarına ve Emniyet teşkilatına başsağlığı temennisinde bulundu.

Destici’den 6-8 Ekim olayları mesajı

6-8 Ekim olaylarının yıl dönümü nedeniyle de değerlendirmelerde bulunan Mustafa Destici, olaylarda hayatını kaybedenleri andı.

Destici, aradan 12 yıl geçmesine rağmen Yasin Börü ve olaylarda hayatını kaybeden diğer kişilerin unutulmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Aradan 12 yıl geçti ama şehit Yasin Börü’yü ve onunla birlikte hayatını kaybeden ikisi polis 37 masum insanı da unutmuş değiliz. Onları da rahmetle yad ediyoruz. 37 kişinin ölümüne sebep olan en başta PKK’lılara, PKK sempatizanlarına sokağa çıkma çağrısı yapan o dönemin HDP Eş Genel Başkanı şu anda cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’tı. Bazıları hâlâ güzelleme yapmaya devam ediyorlar ama biz burada çok açık ve netiz. O çağrıyı Selahattin Demirtaş yapmıştı ve onun çağrısı neticesinde 37 kişi hayatını kaybetti. Onun için 37 kişinin hayatını kaybetmesine vesile olan birisinin elbette ki yasalar hangi cezayı öngörmüşse ki o cezaya çarptırıldı ve o cezasını da bir gün bile eksiksiz çekmemesi gerekir diye düşünüyorum”

İstanbul’daki okul saldırısı için “tedbir” çağrısı

Destici, İstanbul’da bir ortaokulda yaşanan bıçaklı saldırıya da değindi. Saldırıda 10 yaşındaki bir öğrencinin hayatını kaybettiğini, 7 öğrencinin ise yaralandığını belirten Destici, olay nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.

Okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini söyleyen Destici, şu değerlendirmeyi yaptı:

“15 yaşındaki kız çocuğu sebepsiz, masum çocuklara bıçaklı saldırı gerçekleştirdi. 10 yaşında masum bir yavrucak hayatını kaybetti. Ne kadar acı bir durum. Kendisi için, ailesi için. Vicdanımızı ne kadar yaralıyor, ne kadar üzüyor? Hepimiz evlat sahibiyiz. Allah kimsenin başına vermesin. Hiçbir evladın başına gelmesin. Yavrumuz cennete gitti. Küçücük bir çocuk. Allah ailesine, arkadaşlarına, okul yönetimine, öğretmenlerine sabır versin. Onlara başsağlığı ve taziye dileklerimizi iletiyoruz. Yaralanan 7 yavrumuz daha var. Onlara da Cenabı Hak’tan acil şifalar niyaz ediyoruz. Bir daha böyle saldırıların olmaması için de tüm okullarımızın artık gerekirse teyakkuz halinde olması gerekiyor. Tedbiri elden bırakmaması gerekiyor. ‘Bizim burada bir şey olmaz’ dememesi gerekiyor. Okullardaki rehber öğretmenlerin, idarecilerin sorumluluğu büyük. Dolayısıyla da inşallah tekrarı, benzeri yaşanmaz diyoruz”

“Bu vurgunu kim gerçekleştirmişse ortaya çıkarılmalı”

BBP Genel Başkanı Destici’nin basın toplantısında gündeme getirdiği başlıklardan biri de fon soruşturması oldu.

Soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirten Destici, yalnızca vurgunu gerçekleştirenlerin değil, varsa ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların da hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Destici, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle bu vurgunu kim gerçekleştirmişse bir eksiksiz ortaya çıkarılmalı. En ağırından hak ettiği cezayı almalıdır. Türk milleti bu kadar kolay dolandırılamamalı. Bu kadar kolay soyulamamalı. Bu işte sorumlu olanlar kimse, sadece vurgunu yapanlar değil. Sorumluluğu olanlar kimse, hangi kurum, hangi kurumun yöneticileriyse onlar da en az vurgun yapanlar kadar mesuldür ve onlardan da hesap sorulmalıdır. Gerçek yatırımcıların zararı elbette tazmin edilmelidir. Bu tazmin vurgunculardan ve vurguna göz yumanlardan tahsil edilerek gerçek, doğru yatırımcının zararı tazmin edilmelidir. Yasal boşluklar varsa bu yasal boşluklardan faydalanmışlarsa ki cuma günü AK Parti’nin 10 maddelik bir yasa teklifi vereceğine hazırlık içinde olduğunu duyduk. Bu yasal boşluklar da mutlaka giderilmeli ve tekrarı katiyen yaşanmamalıdır”

Destici’den Doğu Akdeniz mesajı: “Yarının güvenlik mimarisi bugünden kuruluyor”

Mustafa Destici, basın toplantısında Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde 1 Ekim’de düzenlenen askeri geçitte ABD, İngiltere, Fransa ve Mısır’ın askeri unsurlarının yer almasına dikkat çeken Destici, bölgedeki askeri ve diplomatik gelişmelerin Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin yalnızca enerji kaynakları ve deniz yetki alanları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Destici, bölgenin aynı zamanda askeri güç, enerji hatları, ticaret yolları ve bölgesel dengeler açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.

Destici, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“1 Ekim’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenen askeri geçitte ABD, İngiltere, Fransa ve Mısır’ın askeri unsurlarının yer alması Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki askeri işbirliğinin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle geliştirdiği savunma ilişkilerinin geldiği noktayı göstermesi bakımından çok dikkat çekecektir. Elbette bütün bu gelişmeleri doğrudan Türkiye’ye karşı kurulmuş bir askeri ittifak olarak nitelendiremeyiz. Ancak Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin güvenlik, enerji ve deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendiren çok taraflı bir ağın giderek güçlendiğini de görmezden gelemeyiz. Mesele yalnızca bugün yaşanan gelişmeler değildir. Asıl mesele, yarının güvenlik mimarisinin bugünden kuruluyor olmasıdır. Doğu Akdeniz artık yalnızca enerji kaynaklarını veya deniz yetki alanlarının tartışıldığı bir bölge değildir. Aynı zamanda askeri güçlerin, enerji hatlarının, ticaret yollarının ve bölgesel güç dengelerinin şekillendiği stratejik bir saha ve alandır. Türkiye’nin elbette önemli güç unsurları vardır. Güçlü donanmamız, Mavi Vatan yaklaşımımız, sondaj ve araştırma kapasitemiz, Libya ile yaptığımız deniz yetki alanları mutabakatı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki vazgeçilmez askeri varlığımız bunların başlıcalarıdır. Fakat bugünün jeopolitiğinde askeri güç kadar diplomatik ve ekonomik durum da gücünüz de çevreniz de önemlidir. Bu nedenle Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yalnızca gelişmelere cevap veren değil, gelişmeleri önceden okuyup kendi denklemini kuran bir stratejiyi güçlendirmeye de ihtiyacı vardır. Ki bunu Türkiye yapmaya gayret etmektedir.”