Şarkıcı Güllü’nün Yalova’da hayatını kaybetmesi, magazin ve adliye gündemini sarsmaya devam ediyor. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan kızı Tuğyan Ülkem Gülter, çıkarıldığı mahkemece “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu kritik gelişmenin ardından anne ve kız arasında yıllardır süren gerilimli ilişkiye dair çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı.
Savcılıktan ağır suçlama: “Tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek”
Soruşturmayı yürüten savcılık, elde edilen deliller ve ifadeler doğrultusunda Tuğyan Ülkem Gülter hakkında en ağır suçlamalardan birini yöneltti. Mahkeme, tutuklama gerekçesinde suçun niteliği, delil durumu ve kuvvetli suç şüphesini esas aldı. Dosyada aile içi ilişkilerin ve geçmişte yaşanan çatışmaların belirleyici rol oynadığı öğrenildi.
Anne-kız arasında yıllardır bitmeyen kriz
Yakın çevrelerin aktardığı bilgilere göre, Güllü ile kızı Tuğyan Ülkem Gülter arasındaki ilişki uzun süredir sağlıklı bir zeminde ilerlemiyordu. Gülter’in baskın karakteri, özel hayatına dair aldığı kararlar ve annesinin bu kararlara karşı sert tutumu, anne-kız arasındaki bağı zamanla kopma noktasına getirdi.
İddialara göre Gülter, annesinin onaylamadığı bir evlilik yaptı ve bu evlilikten Azra adında bir kız çocuğu dünyaya geldi. Eşinin uyuşturucu suçundan cezaevine girmesiyle birlikte evlilik sona erdi. Boşanmanın ardından Gülter, iş hayatını bırakarak yeniden annesiyle aynı evde yaşamaya başladı.
Özel hayat iddiaları dosyada önemli yer tutuyor
Soruşturma sürecinde dikkat çeken başlıklardan biri de Tuğyan Ülkem Gülter’in özel hayatı oldu. İddiaya göre Gülter’in daha sonraki nişanlısı da Güllü tarafından kabul görmedi. Bu ilişki sırasında Gülter’in hamile kaldığı, ancak çocuğunu aldırdığı öne sürüldü.
Yakın çevre, bu kürtajdan Güllü’nün haberdar olmadığını, anne-kız arasındaki gerilimin bu noktadan sonra daha da derinleştiğini iddia ediyor. Gülter’in nişanlısıyla görüşebilmek için dahi annesinden izin almak zorunda kaldığı, bunun da ev içindeki tartışmaları artırdığı konuşuluyor.
Evde bitmeyen tartışmalar, kopan bağlar
Anne ve kız arasında yaşanan tartışmaların sık sık evden kovma ve ardından geçici barışmalar şeklinde sürdüğü ifade ediliyor. Güllü’nün, kızının arkadaş çevresine de müdahale ettiği, eve kimlerin gelip gideceğine dair katı kurallar koyduğu iddia ediliyor.
Bu süreçte Sultan Nur Ulu isimli bir kişinin eve gelmesine izin verildiği, annesini küçük yaşta kaybeden Ulu’nun Güllü tarafından “manevi evlat” gibi görüldüğü belirtiliyor. Bu durumun da Tuğyan Ülkem Gülter ile annesi arasındaki çatışmayı derinleştirdiği öne sürülüyor.
Torun Azra da kriz başlıklarından biri oldu
İddialara göre Güllü, torunu Azra’ya son derece düşkündü. Kızının çocuğunu bakıcıya bırakmasını sert şekilde eleştirdiği, torunuyla yeterince ilgilenmediğini düşündüğü belirtiliyor. Güllü’nün ilerleyen dönemde yeniden evlenmeyi planladığı ve torununu da yanına almayı düşündüğü iddiası, anne-kız arasındaki iplerin daha da gerilmesine neden oldu.
Soruşturma derinleşiyor, gözler adli tıpta
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Adli tıp raporları, tanık ifadeleri ve dijital deliller dosyanın seyrini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor. Savcılık kaynakları, aile içi geçmişin ve yaşanan uzun süreli gerilimlerin dosyada kritik bir başlık olduğunu belirtiyor.
Yetkililer, soruşturmanın gizliliği nedeniyle ayrıntılı bilgi paylaşmazken, önümüzdeki günlerde dosyada yeni gelişmelerin yaşanabileceği ifade ediliyor.