Filistin'deki katliama "dur" demek için yeni yılın ilk gününde Galata Köprüsü'nde düzenlenen eyleme, yaklaşık 520 bin kişi katıldı.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde, İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" sloganıyla düzenlenen eylem için Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sultanahmet Camisi ve Eminönü'ndeki Yeni Cami ile Fatih ve Süleymaniye camilerinin önünde toplanan insanlar, sloganlar ve tekbirler eşliğinde Galata Köprüsü'nde buluştu.
Bakanlar, STK temsilcileri ve öncü isimlerin konuşmalar yaptığı alanda bazı kişiler, soğuk havaya rağmen çocuklarıyla birlikte eyleme katıldı. Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla eyleme 520 kişinin katıldığı bildirildi.
Eylem alanında toplananlara hitap eden Beşinci, "Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor" açıklamalarında bulundu.
Galata Köprüsü'nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, "Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum." ifadelerini kullandı.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, 'Gazze'deki bir savaş değil bir soykırımdır. Gazze'deki işgal sona ermeden mücadelemiz bitmeyecek. Zulmün normalleşmesine 'dur' diyeceğiz' ifadelerini kullandı.
Bilal Erdoğan'ın açıklamalarından satır başladı;
"Rabbim bu millet için gecesini gündüzüne katarak çalışan başta cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yöneticilerimize güç kuvvet versin. Gazze’de yaşanan asla bir savaş değildir. Gazze’de yaşanan iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze’de yaşanan sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze’de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldı bir soykırımdır”
"Bu soykırım yalnızca on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla yapılıyor bu soykırım susuzluk yapılıyor soğukla yapılıyor. İnsani yardımların engellenmesi ile yapılıyor. Bugün Filistin’de kış şartlarında derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var. Ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki Netanyahu eşkıyasını Rabbimiz Kahhâr ismi şerifi ile kahru perişan eylesin. Sivillerin hedef alınması, orantısız güç kullanılması açık savaş suç unsurudur. Bu suçlar merkezi kararlarla yönetilmektedir. Bunlar bir çatışma değildir, devlet gücü ile inşa edilen modern bir yok etme siyasetidir.”
"Bir ayrımı muhakkak yapmalıyız. Müslüman Türk milleti olarak bugün Galata Köprüsü’nde toplanmış olan insanlık ittifakının üyeleri olarak meselemiz bir dinle değil meselemiz bir halkla değil peygamberimizin bize örneklerinin bizi getirdiği noktada o günden bugüne hiçbir Müslüman hükümdar yoktur ki milletini şu dinin mensubu bu dinin mensubu diye ayırt etsin.
"Gazze'nin inşası İsrail'in vereceği tazminatla yapılmalıdır. İsrail tarafından silahlandırılan yerleşimciler, Batı Şeria'da Filistinlileri hedef almaktadır ve bu birbirinden kopuk değildir. Filistin'in toprak bütünlüğü tanınmadan mücadelemize ara vermeyeceğiz. Bu soykırım sürecinde Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan ne diyecek diye herkes takip etti. Türkiye artık güçlü bir Türkiye. Ticaretin devam ettiği yalanlarının aksine, lehimize olmasına rağmen İsrail ile ticareti kestik. Gazze'ye en fazla yardımı ulaştıran ülke olduk. Korkmadan Hakkı'ı haykırdık. Bu milletin tarihinden gelen bir duruştur. Bizim milliyetçiliğimiz zulme karşı dik durma anlayışıdır.
Şimdi mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Zulüm sadece silahla değil para akışıyla sürüyor. Boykotla zulmün devam etmesine dur diyeceğiz. Burada bulunan sizler, insanlığın vicdan tarafında saf tuttunuz. Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin'i unutturmayacağız. Biz mücadelemizden Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar sürdüreceğiz inşallah. Barışın güvercini olan milletimiz, gerektiğinde savaşın kartalı olmaktan geri durmamıştır, durmayacaktır."