Donald Trump ile Şi Jinping, Pekin’de yaklaşık 2 saat süren kritik bir görüşme gerçekleştirdi. 8,5 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden Trump’ın temasları dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, zirvenin ana gündem maddeleri arasında ticaret savaşları, Tayvan krizi ve İran gerilimi yer aldı.
Görüşmenin ardından yapılan açıklamada, ABD ve Çin’in İran’ın nükleer silaha sahip olmaması ve Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda ortak görüşe vardığı belirtildi.
Şi Jinping’den “Yeni sayfa” mesajı
Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, görüşme öncesi yaptığı açıklamada ABD ile ilişkilerde yeni bir dönemin başlamasını istediklerini söyledi.
Şi, dünya genelinde jeopolitik risklerin arttığını ve küresel sistemin tarihi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek:
“Çin ve ABD zamanın sorunlarına birlikte yanıt vermeli” dedi.
İki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiğini vurgulayan Şi Jinping, Çin-ABD ilişkilerinin 2026 yılında yeni bir dönüm noktasına ulaşabileceğini ifade etti.
“Ticaret savaşlarının kazananı olmaz”
Şi Jinping açıklamasında ticaret savaşlarına da dikkat çekti.
Çin ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin karşılıklı faydaya dayandığını belirten Şi:
“Ticaret savaşlarının kazananı olmaz” ifadelerini kullandı.
Taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıkların diyalog ve eşit temelli müzakerelerle çözülmesi gerektiği mesajı verildi.
Trump: “Belki de tarihin en büyük zirvesi”
Donald Trump ise görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Şi Jinping ile önemli konuları ele alacaklarını belirtti.
Trump:
“Bazıları bunun gelmiş geçmiş en büyük zirve olabileceğini söylüyor” dedi.
ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin gelecekte daha güçlü hale geleceğine inandığını belirten Trump, iki ülkenin birlikte büyük başarılara imza atabileceğini ifade etti.
İran ve Hürmüz Boğazı konusunda dikkat çeken uzlaşı
Zirve sonrası ilk resmi açıklama Beyaz Saray’dan geldi.
Açıklamada:
- İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması
- Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticarete açık kalması
konularında ABD ve Çin’in ortak görüşe ulaştığı bildirildi.
Özellikle Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji piyasaları açısından kritik önemde olduğu belirtiliyor.
Tayvan konusu da gündemdeydi
Görüşmede Tayvan meselesi de önemli başlıklar arasında yer aldı.
Şi Jinping, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın korunmasının Çin ile ABD arasındaki ilişkiler için önemli olduğunu söyledi.
Uzmanlar, görüşmede tarafların tansiyonu düşürmeye yönelik mesajlar vermesinin küresel piyasalar açısından olumlu değerlendirildiğini ifade ediyor.
Küresel ekonomi için kritik zirve
Ekonomi çevreleri, ABD ve Çin arasında olası ticaret yumuşamasının:
- Küresel borsalar
- Enerji fiyatları
- Tedarik zincirleri
- Teknoloji sektörü
üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Uzmanlara göre iki süper güç arasında kontrollü iş birliği modeli önümüzdeki dönemde daha fazla öne çıkabilir.