Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin iklim diplomasisindeki yeni rolüne dikkat çekti. Bakan Kurum, COP31 sürecinin en kritik aşamalarından birine girildiğini belirterek, Türkiye’nin hem başkanlık hem de ev sahipliği sorumluluğunu üstlendiğini vurguladı.
Küresel iklim kriziyle mücadelede karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kurum, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve ilgili paydaşlarla yürütülen istişarelerin zirve sonuna kadar devam edeceğini söyledi. Kurum, “Tarihi bir sürecin eşiğindeyiz. Hem ülkemiz hem de ortak evimiz olan dünyamız için önemli kararlar alacağız” mesajını verdi.
COP31 Nedir? Türkiye’nin Ev Sahipliği Ne Anlama Geliyor?
COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen Taraflar Konferansı anlamına geliyor. United Nations çatısı altında gerçekleştirilen bu zirveler, küresel iklim politikalarının belirlendiği en üst düzey platform olarak kabul ediliyor. COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması, ülkenin iklim diplomasisindeki etkinliğini artırması açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bakan Kurum, 196 ülkenin liderleri, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri, bilim insanları ve dünyanın dört bir yanından gençlerin katılacağı büyük organizasyona ev sahipliği yapılacağını belirtti. Türkiye’nin bu süreçte yalnızca ev sahibi değil, aynı zamanda yön verici bir aktör olacağını ifade etti.
İklim Değişikliğiyle Mücadelede Yeni Yol Haritası
Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede izleyeceği strateji oldu. Kurum, karbon emisyonlarının azaltılması, yeşil dönüşüm yatırımları ve sürdürülebilir şehircilik projelerinin COP31 gündeminin temel başlıkları arasında yer alacağını dile getirdi.
Türkiye’nin iklim finansmanı, yenilenebilir enerji yatırımları ve çevre dostu şehir projeleri konusunda uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Kurum, alınacak kararların uzun vadeli kalkınma politikalarıyla entegre edileceğini ifade etti.
Diplomatik Süreç Nasıl İşledi?
Bakan Kurum, COP31 başkanlığı ve ev sahipliği sürecinin, Cumhurbaşkanı ile diğer dünya liderleri arasında yürütülen diplomatik temaslar sonucunda netleştiğini açıkladı. Türkiye’nin bu organizasyonu üstlenmesi, uluslararası arenada artan diplomatik etkinliğin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uzmanlara göre COP31, Türkiye’nin çevre politikaları, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve küresel iklim diplomasisindeki konumu açısından dönüm noktası olabilir.
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 zirvesi, hem bölgesel hem de küresel ölçekte çevre politikalarının şekillenmesinde belirleyici bir rol oynayacak.