Bayram atmosferine rağmen Orta Doğu’da tansiyon yeniden kritik seviyeye yükseldi. İran ile ABD arasında son günlerde artan karşılıklı sert açıklamalar ve askeri hamleler, Körfez hattında yeni bir çatışma dalgası endişesini beraberinde getirirken; Lübnan cephesinde de İsrail saldırılarının sürmesi bölgesel güvenlik krizini daha da derinleştirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin şafak vakti Bender Abbas Havalimanı çevresindeki bir noktaya hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Yazılı açıklamada, saldırının ardından “misilleme” olarak saldırının kaynağı olduğu belirtilen ABD hava üssünün hedef alındığı ifade edildi. Ancak vurulan üssün hangi ülkede bulunduğuna ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Devrim Muhafızları açıklamasında, “Bu yanıt, düşmanın saldırganlığının cevapsız kalmayacağını bilmesi için ciddi bir uyarıdır. Saldırının tekrarı halinde yanıtımız daha kararlı olacaktır” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca, yaşanacak sonuçların sorumluluğunun “saldırgana ait olduğu” vurgulandı.
İran’ın açıklamasından kısa süre sonra Kuveyt ordusu da ülkenin füze ve insansız hava aracı saldırısıyla karşı karşıya kaldığını duyurdu. Kuveyt makamları hedef alınan bölgeye ilişkin ayrıntı paylaşmazken, gelişme Körfez’deki ABD askeri varlığına yönelik yeni bir güvenlik alarmı olarak değerlendirildi. Bölgedeki Amerikan üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerinde alarm seviyelerinin yükseltildiği ifade ediliyor.
Gerilim yalnızca askeri sahayla sınırlı kalmadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman’a yönelik tehditlerine sert tepki gösterdi.
Bekayi, Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol konusunda “herkes gibi davranmaması” halinde Umman’ı “havaya uçurmakla” tehdit ettiğini belirterek, bunun uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu söyledi. İranlı sözcü, Birleşmiş Milletler üyesi bir devlete yönelik “yok etme tehdidinin” uluslararası ilişkilerde “kanunsuzluk ve zorbalığın normalleşmesinin tehlikeli bir işareti” olduğunu ifade etti.
Tahran yönetimi ayrıca, Umman’ın uzun yıllardır bölgesel krizlerde arabulucu rol üstlendiğini vurgulayarak Maskat yönetimine destek mesajı verdi. Bekayi, İran’ın “dost ve kardeş ülke Umman ile dayanışma içinde olduğunu” söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığı’nın ikinci açıklamasında ise ABD’nin Bender Abbas çevresindeki saldırısı “İran’ın ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırgan bir eylem” olarak tanımlandı. Açıklamada, Washington yönetiminin 8 Nisan’da sağlanan geçici ateşkesi ihlal ettiği savunuldu.
Tahran, saldırının Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukukun ağır ihlali olduğunu belirterek BM Güvenlik Konseyi’ni “Amerikalı saldırganları sorumlu tutmaya” çağırdı. İran tarafı ayrıca, ülkenin egemenliğini korumak için “gerekli tüm önlemlerin alınacağını” duyurdu.
Bölgedeki kriz aynı saatlerde Lübnan cephesinde de derinleşti. Lübnan Silahlı Kuvvetleri, ülkenin güneyinde düzenlenen İsrail hava saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ordu tarafından yapılan açıklamada, askerin Nabatiye bölgesindeki Zifta–Deir Zahrani yolunda seyir halindeyken İsrail saldırısının hedefi olduğu belirtildi.
İsrail ile Lübnan arasındaki sınır hattında aylardır devam eden çatışmalar, özellikle güney Lübnan’da güvenlik riskini artırıyor. Lübnan ordusuna göre İsrail’in 2 Mart’ta ateşkesi ihlal ederek yeniden başlattığı saldırılarda şimdiye kadar 21 Lübnan askeri yaşamını yitirdi.
Körfez’de İran-ABD hattında yükselen askeri gerilim ile İsrail-Lübnan cephesindeki çatışmaların aynı dönemde yoğunlaşması, bölgenin bayram günlerine rağmen yeni ve daha geniş çaplı bir istikrarsızlık sürecine sürüklendiği yorumlarına neden oluyor. Diplomatik kanallardan henüz tansiyonu düşürecek somut bir adım gelmemesi ise uluslararası kamuoyunda endişeleri artırıyor.