Yenidevir Gazetesi Genel Türkiye’siz Savunma Hayal

Türkiye’siz Savunma Hayal

Avrupa’nın güvenlik denkleminde Ankara gerçeği: Erdoğan’dan stratejik ortaklık mesajı, Batılı uzmandan dikkat çeken itiraf…

3 Dakika
Okunma Süresi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde arasında gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Avrupa ilişkilerinin geleceğine dair dikkat çeken mesajlar verildi. Görüşmede savunma sanayiinden enerjiye, tarımdan ticarete kadar geniş bir iş birliği zemini ele alınırken, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde Türkiye’nin oynadığı kritik rol bir kez daha gündeme geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, bölgede yaşanan krizlerin Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin jeopolitik önemini yeniden ortaya koyduğunu belirtti. Erdoğan, tam üyelik süreci devam ederken Gümrük Birliği’nin günümüz şartlarına uygun şekilde güncellenmesinin öncelikli başlık olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği savunma girişimlerine katılımının ise “ortak menfaat” gereği olduğunu vurguladı.

Erdoğan ayrıca Türkiye’nin önümüzdeki dönemde diplomasi ve küresel organizasyonlarda önemli roller üstleneceğini belirterek, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’ne ve kasım ayında gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapılacağını hatırlattı. Görüşmede yeşil enerji dönüşümü de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Erdoğan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu söyledi.

Öte yandan İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House uzmanlarından Timothy Ash ise Avrupa’nın savunma alanında Türkiye’ye olan ihtiyacını açık sözlerle dile getirdi. Ash, “Avrupa’da ciddi miktarda askeri personele sahip tek ülke Türkiye. Türkiye artık Avrupa’ya eskisi kadar ihtiyaç duymuyor. Avrupa, Türkiye’nin avantajlarının farkına varmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin askeri kapasitesi, savunma sanayiindeki yükselişi ve NATO içindeki stratejik konumunun Avrupa açısından vazgeçilmez hale geldiğini belirten Ash, Avrupa Birliği’nin Ankara’ya daha somimi yaklaşması gerektiğini savundu. Ash, “Avrupa bir şeyler vermeli. Örneğin çok daha derinleştirilmiş bir Gümrük Birliği. Türkiye, AB’nin en güçlü ikinci ülkesi olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa’nın güvenlik kaygılarının arttığına dikkat çekerken, kıtanın savunma yükünü taşıyabilecek askeri kapasiteye sahip ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirtiyor. Özellikle Türk savunma sanayiinin son yıllarda İHA, SİHA, hava savunma sistemleri ve deniz platformlarında yakaladığı ivmenin Avrupa başkentlerinde yakından takip edildiği ifade ediliyor.

Ankara-Brüksel hattında son dönemde hız kazanan temasların, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir zorunluluğun sonucu olduğu değerlendirilirken, Avrupa’nın güvenlik denkleminde Türkiye’siz bir formül üretmesinin her geçen gün daha zor hale geldiği yorumları yapılıyor.