Yenidevir Gazetesi Genel Tilki Dönüp Dolaştı

Tilki Dönüp Dolaştı

Dün "Türkiye'yi durduralım" diyenler, yaptırım uygulayanlar, F-35 kapısını kapatanlar, Patriotları sökenler bugün Ankara'nın kapısında. NATO'nun güvenliği, Ortadoğu'nun dengesi ve Avrupa'nın savunması söz konusu olunca adres yine Türkiye oldu.

4 Dakika
Okunma Süresi

Birkaç yıl öncesine kadar Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den Suriye'ye kadar birçok başlıkta baskı altına almaya çalışan Batı'da dengeler hızla değişiyor. S-400 krizi nedeniyle CAATSA yaptırımlarının uygulanması, F-35 programından çıkarılma kararı, Patriot hava savunma sistemlerinin geri çekilmesi ve savunma sanayiine yönelik çeşitli kısıtlamalarla Ankara'yı yalnızlaştırmaya çalışan ABD ve bazı müttefikler, bugün ise NATO'nun güvenliği için Türkiye'nin askeri ve stratejik kapasitesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.

NATO zirvesi öncesinde peş peşe gelen açıklamalar ve diplomatik temaslar, bu değişimin en somut göstergeleri olarak değerlendiriliyor.

İttifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, NATO operasyonlarına yaptığı katkılarla da ön plana çıkıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, savunma sanayi şirketlerinin ittifaka sağladığı katkıya dikkat çekerken, son bir yılda savunma ihracatı 11 milyar doları aşan Türkiye'nin satışlarının yarısından fazlasını doğrudan NATO ülkelerine gerçekleştirmesi dikkat çekiyor.

Türkiye'nin artan askeri ağırlığı Batılı komutanların açıklamalarına da yansıyor.

Hollanda Genelkurmay Başkanı Onno Eichelsheim, ABD'nin bazı askeri kabiliyetlerini Avrupa'dan çekmeye başlamasının ardından ortaya çıkacak boşluğun doldurulmasında Türkiye'nin kritik rol üstleneceğini belirterek, "Türkiye, İttifak'ın ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip. ABD bazı kabiliyetlerini geri çekerken bu eksikliklerin karşılanmasında Türkiye'ye ihtiyaç duyacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Bu açıklama, Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye'nin rolünün artık yalnızca güney kanadıyla sınırlı görülmediği şeklinde yorumlanıyor.

Washington'da da Ankara'ya yönelik yaklaşımın değiştiğine ilişkin işaretler artıyor.

Reuters'ın haberine göre Trump yönetimi, Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN'da kullanılacak yaklaşık 700 milyon dolar değerindeki GE F110 turbofan motorlarının satışına olumlu yaklaştı. Anlaşmanın NATO zirvesi öncesinde tamamlanmasının beklendiği belirtiliyor.

ABD yönetiminin ayrıca Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması yönünde adımlar hazırladığı, Ankara ile stratejik ortaklığın özellikle Suriye ve İran dosyalarında yeniden güçlendirilmesini hedeflediği ifade ediliyor.

Washington'da yapılan değerlendirmelerde Türkiye'nin Ortadoğu'da ABD'nin birlikte çalışabileceği en önemli bölgesel ortaklardan biri haline geldiği vurgulanıyor.

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Kurt Volker de Türkiye'nin NATO içindeki konumuna dikkat çekerek, "NATO zirvesine ev sahipliği yapabilecek en uygun ülke Türkiye. İttifaktaki herkes seçim yapacak olsa tercihini Türkiye'den yana kullanırdı." ifadelerini kullandı. Volker, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü bir lider olduğunu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Erdoğan'a saygı duyduğunu da söyledi.

Türkiye'nin yükselen ağırlığı yalnızca askeri kapasitesiyle sınırlı değil.

Gazze'den Rusya-Ukrayna savaşına kadar birçok uluslararası krizde arabuluculuk girişimlerini sürdüren Ankara, diplomatik alanda da etkisini genişletiyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Asya turu da Türkiye'nin dış politika vizyonunun yalnızca Suriye, Irak veya Libya gibi yakın coğrafyalarla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Ankara, Asya ülkeleriyle ekonomik, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliklerini derinleştirerek küresel ölçekte "istikrar sağlayıcı güç" kimliğini güçlendirmeyi hedefliyor.

NATO zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump'ın bugün günü Ankara'ya gelmesi bekleniyor.

Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanmasının ardından iki liderin kapsamlı bir ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor. Çarşamba günü NATO liderleri programına katılacak olan Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile de ayrı ayrı görüşmeler yapması öngörülüyor. Programın sonunda düzenlenecek basın toplantısının ardından Trump'ın Washington'a dönmesi bekleniyor.

Ankara kulislerinde, zirvenin yalnızca NATO'nun geleceği açısından değil, son yıllarda önemli sınamalardan geçen Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni dönemin çerçevesini belirlemesi bakımından da kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Bir dönem yaptırım ve baskı politikalarıyla Ankara'yı sınırlandırmaya çalışan Batı'nın, bugün güvenlikten enerjiye, savunma sanayiinden bölgesel krizlerin yönetimine kadar uzanan geniş bir yelpazede ye