Yenidevir Gazetesi Genel Tenisçi dirseğinde sadece ağrıyı geçirmek yetmez

Tenisçi dirseğinde sadece ağrıyı geçirmek yetmez

Prof. Dr. İrfan Koca, tenisçi dirseği tedavisinde ağrıyı bastırmaktan daha fazlasının gerektiğini vurguladı. Tedavi, dirseğe binen yükü azaltmak ve mekanik nedenleri değerlendirmeye odaklanmalı; kortizonun ilk tercih olmaması gerektiğini belirtti.

3 Dakika
Okunma Süresi

Prof. Dr. İrfan Koca, halk arasında “tenisçi dirseği” olarak bilinen lateral epikondilopatide tedavinin yalnızca ağrıyı baskılamaya yönelik olmaması gerektiğini belirterek, öncelikle dirseğe binen yükün azaltılması ve sorunun altında yatan mekanik nedenlerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tenisçi olmayanlarda da görülebiliyor

Prof. Dr. İrfan Koca, dirseğin dış kısmında ağrı, kavrama güçlüğü ve el bileğini kullanırken artan şikâyetlerin tenisçi dirseğinin belirtisi olabileceğini belirtti.

Koca, “Tenisçi dirseği, ön kol kaslarının dirseğin dış tarafındaki kemiğe bağlandığı tendonların, tekrarlayan zorlanmalar nedeniyle bu yapışma bölgesinde yıpranması ve ağrılı hale gelmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu sorun yalnızca tenis oynayanlarda değil, el ve bileğini yoğun kullanan kişilerde de görülebiliyor” dedi.

İlk aşamada dirseğe binen yük azaltılmalı

Tedavinin başlangıcında aktivite düzenlemesi, gerektiğinde istirahat ve dirseklik kullanımının önem taşıdığını ifade eden Koca, hastanın durumuna göre sıcak-soğuk uygulamaları, elektroterapi, fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının da uygulanabileceğini söyledi.

Koca, manuel tedavi, egzersiz, kuru iğneleme, kinezyolojik bantlama ve nöral terapinin de tedavi seçenekleri arasında yer aldığını belirtti. Uygun hastalarda proloterapi, PRP, lokal ozon uygulamaları, eksozom ve kök hücre temelli tedaviler ile ultrason eşliğinde hedefe yönelik hidrodiseeksiyon yöntemlerinin de değerlendirilebileceğini kaydetti.

Eski ameliyat izleri de değerlendirilmeli

Tenisçi dirseğinde yalnızca ağrının bulunduğu bölgeye odaklanmanın yeterli olmayabileceğini vurgulayan Koca, vücudun farklı bölgelerindeki eski ameliyat izleri ve skar dokularının da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Koca, “Ameliyat skarları ve buna bağlı fasya gerginlikleri, vücudun biyomekaniğini ve yük dağılımını etkileyebilir. Bu nedenle gerekli hastalarda skar dokularının ve fasyal gerginliklerin gevşetilmesi de tedavinin bir parçası olabilir” ifadelerini kullandı.

“Kortizon iğnesi ilk seçenek olmamalı”

Halk arasında kortizon iğnesi olarak bilinen steroid enjeksiyonlarının bazı hastalarda kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini belirten Koca, tenisçi dirseğinde bu yöntemin ilk aşamada rutin olarak tercih edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Ağrının kortizonla azalması tendonun iyileştiği anlamına gelmez” diyen Koca, özellikle tekrarlayan uygulamalarda tendon dokusu üzerindeki olası olumsuz etkilerin ve şikâyetlerin yeniden ortaya çıkma ihtimalinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

“Amaç sadece ağrıyı susturmak değil”

Prof. Dr. İrfan Koca, tenisçi dirseğinde temel hedefin hastanın dirseğini yeniden sağlıklı ve fonksiyonel şekilde kullanabilmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Koca, “Tenisçi dirseğinde amaç sadece ağrıyı susturmak değil, ağrıya neden olan faktörleri ortaya koyarak dirseğin yeniden sağlıklı şekilde kullanılmasını sağlamaktır” dedi.