Atakent Mahallesi’nde yükselen modern siteler, geniş bulvarlar, peyzaj alanları ve sosyal donatılar dikkat çekerken; birkaç adım ötedeki Atatürk Mahallesi’nde dar sokaklar, bitişik nizam yapılar ve yılların oluşturduğu yoğun yapılaşma öne çıktı. Aynı coğrafyada oluşan bu keskin tablo, İstanbul’daki sosyal ve ekonomik ayrışmanın şehir dokusuna nasıl yansıdığını gözler önüne serdi.
İki mahalleyi birbirinden ayıran Hürriyet Caddesi ise adeta görünmez bir sınır görevi görüyor. Caddenin bir tarafında planlı kentleşmenin simgesi haline gelen güvenlikli siteler ve yeni yapı stokları yükselirken, diğer tarafında dönüşüm bekleyen eski binalar ve sıkışmış şehirleşme dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu fark yalnızca mimari değil. Yaşam kalitesi, güvenlik, sosyal imkanlar ve deprem dayanıklılığı açısından da İstanbul’un geleceğine dair önemli bir tablo ortaya koyuyor.
