Fransa ve İngiltere’nin 102 eski üst düzey diplomatı, İsrail’in Filistin’deki politikalarına karşı hükümetlerine harekete geçme ve yaptırım uygulama çağrısında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Andy Burnham’a gönderilen mektupta, “Filistin gözlerimizin önünde siliniyor” ifadelerine yer verilirken, İsrail’e yönelik silah transferlerinin ve askeri iş birliğinin askıya alınması istendi.
Fransa ve İngiltere’nin 102 eski üst düzey diplomatı, Londra ve Paris hükümetlerine İsrail’in işgal ve yıkım politikasına karşı ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Çoğu Orta Doğu ülkelerinde üst düzey görevlerde bulunmuş 52 eski Fransız diplomat ile 50 eski İngiliz büyükelçinin imzaladığı mektupta, iki ülkenin uluslararası hukuku savunma sorumluluğuna dikkat çekildi.
“Uluslararası hukuku savunmak için birlikte hareket etmelidir”
Diplomatlar mektupta, “İngiltere ve Fransa, ortak değerlere ve uluslararası bir bakış açısına sahiptir. BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olarak uluslararası hukuku savunma taahhüdümüzle iki ulusumuz da savaş suçlarından ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu olanların hesap vermesi gerektiğine inanmaktadır. Ancak o zaman hükümetlerimiz, çifte standart suçlamasını çürütebilir. Bu nedenle iki ülke Filistin’de uluslararası hukuku savunmak için birlikte hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.
Mektupta, Fransa ve İngiltere’nin Orta Doğu’nun şekillenmesinde tarihsel olarak belirleyici rol oynadığı belirtilerek, İsrailliler ve Filistinliler için eşit haklar konusunda ortak bir amaç benimsenmesi gerektiği vurgulandı.
“Barış eşitlikten doğar” denilen mektupta, iki ülkenin Filistin meselesinde daha etkin adımlar atması istendi.
“Bağımsız Filistin ihtimalini yok etmeye çalışıyor”
Fransa ve İngiltere’nin 2025 yılında Filistin Devleti’ni resmen tanıdığı hatırlatılan mektupta, bu kararın somut adımlarla desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Diplomatlar, “Bu gecikmiş adım, Filistinlilerin kendi geleceğini belirleme hakkını korumak için acil eylemlerle hayata geçirilmelidir. Çünkü İsrail hükümeti, hukuka, Uluslararası Adalet Divanı kararlarına ve sayısız Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına saygısızlık göstererek bağımsız bir Filistin devletinin her türlü ihtimalini yok etmeye çalışmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Mektupta ayrıca İsrail halkının güvenliğinin önemsendiği belirtilirken, Gazze’deki yıkım politikalarının güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırılamayacağı savunuldu.
“Filistin gözlerimizin önünde siliniyor”
Gazze’de yaklaşık 2 milyon Filistinlinin bölgenin yüzde 30’luk bölümüne sıkıştırıldığı öne sürülen mektupta, bölgede açlık, ilaç ve barınma sorunlarının yaşandığı ifade edildi.
Mektupta, “Filistin gözlerimizin önünde siliniyor” denilerek Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki gelişmelere de dikkat çekildi.
Filistinlilerin evlerinin yıkılması ve yerleşimcilerin şiddetinin etnik temizliğe vardığı iddia edilen mektupta, İsrail ordusu ve polisinin bu olaylara göz yumduğu öne sürüldü.
Mektupta, “Bu işgal ve yıkım politikası, birçok köyün yerle bir edildiği Lübnan’a ve Suriye’ye kadar uzanıyor. Bu, insanlığın vicdanında bir lekedir ve İngiltere ile Fransa’nın harekete geçmesini gerektirmektedir” ifadeleri kullanıldı.
İngiltere ve Fransa’dan yaptırım talebi
Eski diplomatlar, İngiltere ve Fransa hükümetlerinden çok sayıda somut adım atmasını istedi.
Bu kapsamda iki hükümetten Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarını desteklemesi, insan hakları ihlalleri gerekçesiyle AB-İsrail ortaklık anlaşması ile İngiltere-İsrail ticaret ve ortaklık anlaşmasının askıya alınması talep edildi.
İsrail’e ve İsrail’den gerçekleştirilen tüm silah transferleri ile ikili askeri iş birliğinin askıya alınması da talepler arasında yer aldı.
Ayrıca Gazze’ye BM kuruluşları ve uluslararası sivil toplum kuruluşları öncülüğünde kısıtlamasız insani yardım erişiminin sağlanması, uyumsuzluk halinde yaptırım uygulanması ve gazeteciler, diplomatlar ile parlamenterlerin bölgeye erişiminin açık tutulması istendi.
Diplomatlar ayrıca İsrail yerleşimlerini destekleyen ticari ve finansal faaliyetlere yönelik kısıtlamalar getirilmesini, İngiliz ve Fransız vatandaşlarının işgal altındaki Filistin topraklarında mülk satın almasının suç haline getirilmesini ve yerleşimleri finanse eden kuruluşların hayır kurumu statüsünün kaldırılmasını talep etti.
Macron ve Burnham’a hitaben kaleme alınan mektup, çoğu Mısır, İran, Bahreyn, İsrail, Suriye, Türkiye, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Katar’da üst düzey görevlerde bulunmuş 52 eski Fransız diplomat ile 50 eski İngiliz büyükelçinin imzasını taşıyor.