Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde enerji başlığı öne çıkarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iki ülkenin sahip olduğu farklı imkanların ortak yatırımlarla daha güçlü bir yapıya dönüştürülebileceğini söyledi.
Bakan Bayraktar, Türkiye ile Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti arasında gerçekleştirilen iş forumunda Türk ve Alman iş dünyasının temsilcilerine hitap etti. Toplantıya Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst de katıldı.
Türkiye-Almanya enerji iş birliğinde yeni fırsatlar
Konuşmasında Almanya’nın Türkiye açısından Avrupa’daki önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya’nın da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti.
Bayraktar, "Almanya, Avrupa’daki başlıca ticaret ortağımız olmaya devam ediyor ve Kuzey Ren-Vestfalya bu ilişkinin tam kalbinde yer alıyor" dedi.
Enerji alanındaki iş birliğinin yalnızca mevcut ticari ilişkilerle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Bayraktar, önümüzdeki dönemde enerji dönüşümüyle bağlantılı yeni yatırım alanlarının değerlendirilebileceğini belirtti.
Avrupa’daki enerji krizi enerji güvenliğinin önemini artırdı
Son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin enerji arz güvenliği ve kaynak çeşitliliğinin önemini daha görünür hale getirdiğini belirten Bayraktar, Avrupa’da yaşanan enerji krizinin sanayi ve ekonomiler üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Bayraktar, "Bunu, son dönemde Avrupa’da yaşanan enerji krizi sırasında gördük; enerji maliyetlerindeki ani artış, keskin enflasyonist baskılara yol açtı ve enerji yoğun imalat sektörünü zor durumda bıraktı" diye konuştu.
Enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların yalnızca enerji sektörünü değil, üretim maliyetlerinden enflasyona kadar ekonominin farklı alanlarını doğrudan etkileyebildiğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikalarının da bu gelişmeler doğrultusunda şekillendirildiğini aktardı.
Türkiye’nin enerji politikasında üç temel hedef
Türkiye’nin enerji politikalarının temel hedeflerini de paylaşan Bayraktar, enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji ithalatına olan bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır emisyon hedefine yönelik çalışmaların sürdürülmesinin öncelikli olduğunu söyledi.
Bayraktar, "Ulusal enerji politikamızın tamamı üç temel direk üzerine inşa edilmiştir; enerji arzının güvence altına alınması, enerji ithalatına bağımlılığın ortadan kaldırılması ve 2053 yılına kadar ‘Net Sıfır Emisyon’ hedefimize doğru ilerlemeye devam etmek. Nihai vizyonumuz basit ama güçlüdür: Tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye" açılamasında bulundu.
Bu yaklaşım kapsamında yenilenebilir enerji yatırımları, enerji altyapısının geliştirilmesi ve kaynak çeşitliliğinin artırılması Türkiye’nin enerji gündeminde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesine dikkat çekti
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin Avrupa elektrik tüketiminde Almanya ve Fransa’nın ardından üçüncü sırada bulunduğunu belirterek ülkenin kurulu elektrik gücü içerisindeki yenilenebilir kaynakların payına da dikkat çekti.
125 bin megavatı aşan kurulu gücün yüzde 63’ünden fazlasının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu belirten Bayraktar, 2025 yılında rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilen elektriğin toplam endüstriyel tüketimin yaklaşık yüzde 75’ini karşıladığını ifade etti.
Bu veriler üzerinden Türkiye’nin enerji dönüşümünde sahip olduğu üretim kapasitesinin yanı sıra Avrupa enerji piyasaları açısından taşıdığı potansiyel de gündeme geldi.
TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan vurgusu
Türkiye’nin enerji alanındaki bölgesel rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi enerji koridorlarının yalnızca Türkiye’nin iç enerji ihtiyacına yönelik olmadığını, Avrupa’nın enerji arz güvenliğine de katkı sağladığını belirtti.
Bayraktar, "Bu derin deneyime dayanarak Alman ortaklarımızla doğal gaz ve yeşil hidrojenden modern elektrik şebekelerine ve kritik malzemelere kadar uzanan yeni nesil ortak projeleri hayata geçirebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
Bu açıklamayla birlikte Türkiye ile Almanya arasında enerji alanındaki olası iş birliklerinin yalnızca doğal gazla sınırlı olmadığı; yeşil hidrojen, elektrik altyapısı ve kritik malzemeler gibi enerji dönüşümünün geleceğinde önem taşıyan alanların da gündemde olduğu ortaya konuldu.
Enerji yatırımlarında finansman kritik önem taşıyor
Enerji dönüşümünün en önemli başlıklarından birinin finansman olduğunu belirten Bayraktar, küresel ölçekte temiz enerji yatırımlarına duyulan ihtiyacın oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın net sıfır hedeflerine ilişkin yatırım öngörüsüne atıfta bulunan Bayraktar, temiz enerji yatırımlarının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artırılması gerektiğini ifade etti.
Bakan Bayraktar, "Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, ‘Net Sıfır’ hedeflerine ulaşmak için küresel temiz enerji yatırımlarının 2030’ların başlarında yıllık 4,5 trilyon doların üzerine çıkması gerekiyor. Küresel ölçekte rekor düzeyde harcama yapılmasına rağmen fiili yatırımlar hâlâ ihtiyaç duyulan miktarın çok gerisinde" ifadelerine yer verdi.
Bakan Bayraktar’dan Almanya’ya yatırım mesajı
Enerji dönüşümünde ihtiyaç duyulan finansmanın sağlanmasında Almanya’nın önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Bayraktar, iki ülkenin güçlü yönlerinin bir araya getirilmesi gerektiğini söyledi.
Almanya’nın finansal kapasitesi, sermaye desteği ve ortak yatırımlarda risk paylaşımı imkanlarının Türkiye’nin proje geliştirme ve uygulama kapasitesiyle birleştirilebileceğine dikkat çeken Bayraktar, bu modelin somut enerji yatırımlarına dönüşebileceğini ifade etti.
"Türkiye’nin proje yürütme kapasitesini Almanya’nın finansal imkânlarıyla birleştirerek iddialı geçiş hedeflerini finansman sağlanabilir, somut varlıklara dönüştürebiliriz" diye konuştu.
Bu açıklama, Türkiye ile Almanya arasındaki enerji iş birliğinin önümüzdeki dönemde finansman, teknoloji, altyapı ve ortak yatırım ekseninde daha kapsamlı bir yapıya taşınabileceğine işaret etti.
Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ticaret 11,2 milyar avroya ulaştı
Forum öncesinde Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst ile baş başa görüşen Bakan Bayraktar, görüşmenin ardından sosyal medya hesabından iki ülke arasındaki ticaret hacmine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bayraktar, "Kuzey Ren-Vestfalya ile 11,2 milyar avroya ulaşan güçlü ticaret hacmimizi; sanayinin temiz enerji ihtiyacını karşılayacak ve dışa bağımlılığını azaltacak sürdürülebilir yatırımlarla desteklemeye kararlıyız" ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ticari ilişkilerin enerji dönüşümüne yönelik yatırımlarla desteklenmesinin, özellikle sanayinin temiz enerji ihtiyacının karşılanması ve enerji ithalatına bağımlılığın azaltılması açısından önem taşıdığı mesajı verildi.
Türk ve Alman iş dünyası enerji yatırımlarını görüştü
Bakan Bayraktar, Türk ve Alman iş insanlarıyla gerçekleştirilen "Türkiye-Kuzey Ren-Vestfalya Yuvarlak Masa Toplantısı"na da katıldı.
Toplantıda iki ülkenin enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında iş birliği imkanları ele alınırken, Bayraktar enerji alanındaki ortak çalışmaların desteklenmeye devam edeceğini belirtti.
Bakan Bayraktar, toplantıya ilişkin sosyal medya paylaşımında, "Her iki ülkenin enerji arz güvenliğine ve sürdürülebilir kalkınmasına büyük katkı sunacak bu güçlü iş birliğini desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye ile Almanya arasındaki enerji gündeminde doğal gaz ve mevcut enerji koridorlarının yanı sıra yeşil hidrojen, yenilenebilir enerji, elektrik şebekeleri, kritik malzemeler ve temiz enerji yatırımlarının finansmanı gibi yeni başlıkların ön plana çıkması bekleniyor.