İTO 19 No’lu Mali Müşavirler Meslek Komitesi Meclis Üyesi Adayı Ahmet Halis Başli, mesleki itibar, güçlü denetim ve ortak temsil hedeflerini açıkladı. Başli, “Mesleğimiz, kayıtlı ekonominin teminatıdır. Mesleğimiz, kamu maliyesi ile mükellef arasındaki güven köprüsüdür. Bizim meselemiz bir koltuk meselesi değildir. Bizim meselemiz, mesleğin emeğini görünür kılma meselesidir” dedi.
Yeminli Mali Müşavir Ahmet Halis Başli, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 19 No’lu Mali Müşavirler Meslek Komitesi Meclis Üyeliği için adaylığını İstanbul Beyoğlu’ndaki bir otelde düzenlenen basın toplantısında açıkladı. Vergi müfettişliğinden gelen kamu tecrübesini mesleki birikimiyle birleştirmek istediğini belirten Başli, mali müşavirlerin ticaret hayatındaki rolünün güçlendirilmesi, mesleki hakların korunması ve İTO nezdindeki temsilin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
İTO’da güçlü temsil mesajı
İTO seçimlerinin yalnızca meslek komitesi üyelerinin belirlendiği bir süreç olmadığını ifade eden Başli, mali müşavirlerin kayıtlı ekonomi, mali disiplin ve ticari güven açısından üstlendiği sorumluluğa dikkati çekti. Başli, “İstanbul Ticaret Odası, ülkemizin ticari hayatında merkezi bir konuma sahiptir. Dolayısıyla burada ortaya konulacak irade, yalnızca İstanbul’daki meslek mensuplarının değil; Türkiye’de ticaret, üretim, kayıtlı ekonomi, denetim ve mali disiplin alanında söz söyleyen herkesin ortak meselesidir” diye konuştu.
Serbest muhasebeci mali müşavirler, yeminli mali müşavirler ve bağımsız denetçilerin işletmelerin mali yapısından vergi güvenliğine kadar geniş bir alanda görev yaptığını belirten Başli, mesleğin ekonomik sistemdeki yerini şu sözlerle anlattı:
“Mesleğimiz, kayıtlı ekonominin teminatıdır. Mesleğimiz, kamu maliyesi ile mükellef arasındaki güven köprüsüdür. Mesleğimiz, ticaretin hafızası, işletmenin mali disiplini ve devletin denetim fonksiyonunun tamamlayıcı unsurudur.”

Komiteye seçilirse hangi adımları atacak?
İTO 19 No’lu Mali Müşavirler Meslek Komitesi Meclis Üyeliği için aday olan Başli, meslek mensuplarının ortak sorunlarının daha güçlü biçimde gündeme taşınmasını, mesleki dayanışmanın artırılmasını ve temsil mekanizmasının günümüzün ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesini hedefliyor. Başli, seçim sürecindeki yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu:
“YMM, SMMM ve bağımsız denetçi ayrımı yapmaksızın, mesleğimizin bütün unsurlarıyla daha güçlü bir ortak akla ihtiyacımız vardır. Birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayan; sorunları erteleyen değil, çözüm üreten; yalnızca bugünü değil, yarını da düşünen bir mesleki anlayışa ihtiyaç vardır.”
Başli’nin konuşmasından öne çıkan hedefler arasında meslek mensuplarının kanun ve meslek mevzuatından doğan yetkilerinin korunması, mesleki itibarın güçlendirilmesi, dijitalleşme ve yapay zekâ karşısında mesleki donanımın geliştirilmesi ve SMMM, YMM ile bağımsız denetçiler arasında ortak hareket etme kültürünün güçlendirilmesi yer aldı. Başli, bu hedefleri hayata geçirirken meslek camiasının ortak aklını esas alacaklarını belirtti.
“Denetim yapan insanı korumazsanız, denetim kültürünü yaşatamazsınız”
Başli’nin konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de meslek mensuplarının hukuki güvenceleri ve mesleki itibarları oldu. Kanunların verdiği yetkileri kullanan meslek mensuplarının görevlerini yerine getirirken yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Başli, denetim mekanizmasının sağlıklı işlemesi için mesleki güvencelerin önem taşıdığını söyledi.
Başli, “Meslek mensubu, kanunun ve meslek mevzuatının kendisine verdiği yetki çerçevesinde görev ifa ediyorsa; denetim yapıyor, rapor düzenliyor, kanaat oluşturuyor ve bunu mesleki sorumluluğu içinde yerine getiriyorsa, sırf bu faaliyeti nedeniyle yalnızlaştırılmamalı, itibarsızlaştırılmamalı ve mesleki fonksiyonundan koparılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Denetim görevi üstlenenlerin korunmasının bütün meslek camiasını ilgilendirdiğini vurgulayan Başli, “Denetim yapan insanı korumazsanız, denetim kültürünü yaşatamazsınız” dedi.

Yapay zekâ ve dijitalleşme mesleği dönüştürüyor
Dijitalleşme, yapay zekâ, elektronik belge uygulamaları ve veri analitiğinin mali müşavirlik mesleğini dönüştürdüğünü belirten Başli, meslek mensuplarının bu değişime uyum sağlaması gerektiğini ifade etti. Mali müşavirlerin yalnızca beyanname hazırlayan kişiler olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden Başli, yeni dönemde analiz ve danışmanlık becerilerinin öneminin artacağına işaret etti.
Başli, “Meslek mensubu artık veriyi okuyan, riski gören, işletmeye yol gösteren, kamunun denetim ihtiyacına katkı sunan ve ticari hayatın sürdürülebilirliğini destekleyen stratejik bir aktördür” diye konuştu. İTO’daki temsil anlayışının da bu dönüşüme uygun hale gelmesi gerektiğini belirten Başli, daha etkin, donanımlı ve çözüm odaklı bir mesleki temsil hedeflediklerini söyledi.
Kamu tecrübesini mesleki birikimiyle birleştirecek
2014 yılında vergi müfettişi olarak kamu hizmetine başladığını, farklı illerde vergi denetimi, mali inceleme, teftiş ve soruşturma alanlarında görev yaptığını anlatan Başli, 2024 yılında kendi isteğiyle vergi müfettişliğinden ayrılarak yeminli mali müşavir olarak çalışmaya başladığını belirtti.
Vergi denetiminde nitelikli insan kaynağının önemine değinen Başli, “Devletin denetim gücü, yalnızca mevzuatla değil, o mevzuatı uygulayan nitelikli insan kaynağıyla ayakta durur” ifadelerini kullandı.
“Ayrışmak değil, birleşmek”
Adaylık sürecinin yalnızca seçim kazanma hedefiyle sınırlı olmadığını belirten Başli, farklı meslek gruplarının ortak sorunlarına odaklanacaklarını söyledi. Mesleki emeğin görünür kılınması, denetim gücünün korunması ve meslek mensuplarının İTO nezdindeki temsilinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Başli, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu süreçte amacımız ayrışmak değil, birleşmek; yalnızca seçim kazanmak değil, mesleğimiz adına kalıcı bir temsil bilinci oluşturmaktır.”