Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan adayı Hatice Öz, Antalya Dayanışma Grubu toplantısında oda yönetimine ilişkin projelerini ve hedeflerini anlattı. Öz, ATSO’nun üye odaklı yeni bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini belirterek yapay zekâdan ihracata, finansmandan istihdama ve 12 ay turizme kadar birçok alanda yeni projeler hazırladıklarını söyledi.
“Kendi işletmelerimde yaptım ATSO’da da yapacağız”
Yeme-içme sektörüne yönelik hazırladıkları “Antalya Yemek” dijital sipariş uygulaması projesini anlatan Hatice Öz, işletmecilik tecrübesinin projeye önemli katkı sağladığını belirtti.
Projenin masa başında hazırlanmış bir seçim vaadi olmadığını vurgulayan Öz, benzer dijital sistemleri kendi işletmelerinde hayata geçirdiğini ifade etti.
Öz, “Ben bu işi sadece teoride bilen biri değilim. Yıllardır işletmeciliğin içindeyim. Siparişin nasıl alındığını, mutfağın nasıl çalıştığını, paket servisin nasıl yönetildiğini, dijital sistemlerin işletmeye ne kazandırdığını ve en önemlisi işletmecinin nerede para kaybettiğini biliyorum. Kendi işletmelerimde bu dönüşümü yaptım. Nasıl yapılacağını biliyorum. Şimdi aynı tecrübeyi ATSO üyelerimiz için kullanacağız sözünü veriyorum” dedi.
Esnafa düşük komisyonlu sipariş uygulaması
Projelerinin üye odaklı olduğunu belirten Öz, yemek ve market sipariş sistemlerinde uygulanan yüksek komisyonların esnaf ve işletmeler açısından ciddi bir yük haline geldiğini söyledi.
Öz, Antalya’daki işletmelerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabileceği, vatandaşların ise tek bir uygulama üzerinden yemek, market ve çeşitli ürünleri sipariş edebileceği bir platform kuracaklarını belirterek şöyle konuştu:
“Üyemizin hem ticaretini geliştirmek hem de onları geleceğe hazırlamak için sahadan gelen geri dönüşlerle birlikte projelerimiz hazırladık. Yemek ve market sipariş sistemlerinin komisyon oranları esnafımıza ve işletmemize ağır bir yük haline geldi. Birçok işletmemiz bu oranlardan dolayı sipariş sistemlerini kapatmak zorunda kalıyor. Ya da para kazanamaz duruma geldi. Antalya’daki işletmelerimizin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabileceği, vatandaşların da tek bir uygulama üzerinden farklı işletmelerden yemek, market ve çeşitli ürünleri sipariş edebileceği bir platformu hayata geçireceğiz. Buradaki amacımız sadece bir sipariş uygulaması yapmak değil, yüksek komisyonların olmadığı, daha makul oranlarla esnafımızın bir yükünü hafifletmek ve Antalya’daki ticareti dijital ortama taşımak, işletmelerimize yeni bir satış kanalı açmak. Oluşan ekonomik değerin Antalya’da kalmasını sağlamak” dedi.
“Çözüm sahada”
ATSO’nun iş dünyası ile karar vericiler arasında güçlü bir köprü olması gerektiğini ifade eden Öz, çiftçiden turizmciye, ihracatçıdan sanayiciye, KOBİ’den mali müşavire kadar farklı sektörlerin sorunlarının sahada yaşandığını söyledi.
Seçim çalışmalarını klasik bir propaganda süreci olarak görmediklerini belirten Öz, “Sıkmadığımız el, dinlemediğimiz üye kalmasın diye gece gündüz çalışıyoruz. Ziyaret ettiğimiz her işletme bize sadece sorun anlatmadı, çözümün reçetesini de sundu. Çözüm, bürokrasinin soğuk koridorlarında değil, sahadaki üyemizin tecrübesiyle harmanlanan vizyonda saklıdır” dedi.
“Herkesin ortak feryadı Hak”
Aylardır sahada olduklarını vurgulayan Öz, farklı sektörlerden gelen taleplerin ortak bir noktada birleştiğini söyledi.
Turizmcinin 4-5 aya sıkışmış sezon yerine 12 aylık iş hacmi, sanayici ve KOBİ’lerin finansmana erişim ve nitelikli iş gücü, ihracatçının ise küresel pazarlara doğrudan ulaşım istediğini belirten Öz, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Antalya’nın sanayisi de ticareti de turizmi de hak ettiği yerde değildir. Üyelerimiz yıllardır ATSO’ya düzenli olarak aidatlarını ödediler. Ancak karşılığında bürokratik bir evrak onayından, yılda bir kez gönderilen mesajlardan başka somut bir destek göremediler. Kısacası ATSO üyesi bugün hakkını alamıyor.”
“Aidat toplayan hantal yapı olmaz”
ATSO’nun mevcut yapısına yönelik eleştirilerini sürdüren Öz, odanın değişen ekonomik ve teknolojik şartlara uyum sağlaması gerektiğini söyledi.
Öz, “ATSO artık sadece evrak onaylayan, aidat toplayan hantal bir yapı olamaz. Üyesine yol gösteren, dijital dönüşüme önderlik eden, ihracatta ön açan ve kent ekonomisinin önümüzdeki 10 yılını planlayan şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir akıl merkezi olmak zorundadır” diye konuştu.
Göreve gelmeleri halinde ilk 100 günde yeni yönetim modelini hayata geçireceklerini açıklayan Öz; yapay zekâ ve dijitalleşme, dış ticaret ve ihracat, sektörel istihdam ve eğitim ile finansmana erişim alanlarında projeler hazırladıklarını belirtti.
ATSO üyelerinin yapay zekâ uygulamalarından dijital pazarlamaya, e-ticaretten yeni dış pazarlara erişime kadar birçok alanda destekleneceğini ifade eden Öz, nitelikli iş gücü için eğitim ve sertifikasyon programları ile dijital istihdam ağlarının kurulacağını söyledi.
Öz, “ATSO’yu üyeden alan değil, üyeye her alanda kazandıran bir yapıya kavuşturacağız” dedi.
Antalya için 12 ay turizm hedefi
Antalya turizminin 12 aya yayılması için yeni bir modele ihtiyaç olduğunu belirten Öz, kış aylarında doğrudan uçuşların sürdürülmesi, ileri yaş gruplarına yönelik uzun süreli yaşam ve sağlık turizmi, spor ve kongre organizasyonları ile gastronomi, arkeoloji ve kırsal turizmin geliştirilmesini önerdi.
Antalya’yı mevsimlik bir destinasyon olmaktan çıkarmayı hedeflediklerini belirten Öz, kenti “Akdeniz’in yıl boyu üreten, katma değeri yüksek lider turizm başkenti” yapmayı amaçladıklarını söyledi.
ATSO seçimlerinin oda yönetiminin geleceği açısından önemli olduğunu belirten Öz, “Önümüzdeki seçimler sadece bir koltuk değişimi seçimi değildir. Bu seçim, değişen dünyaya hazırlanan yeni nesil bir kurum olma seçimidir” dedi.
Yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve yeni ticaret modellerine dikkat çeken Öz, “Değişime inananlar için yeniliğin öncüleri için Antalya’ya inananlar için Antalya’nın hakkı güçlü ATSO’dur” diye konuştu.


