Yenidevir Gazetesi Ekonomi ATO Başkanı ATO Başkanı Baran’dan OVP mesajı: Reel sektörün finansmana erişimi güçlendirilmeli: "Reel sektörün finansmana erişimine yönelik somut adımların OVP’de yer alması önemli"

ATO Başkanı ATO Başkanı Baran’dan OVP mesajı: Reel sektörün finansmana erişimi güçlendirilmeli: "Reel sektörün finansmana erişimine yönelik somut adımların OVP’de yer alması önemli"

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmesinde, reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının önemine dikkat çekti.

5 Dakika
Okunma Süresi

Baran, özellikle üretim, yatırım, ihracat ve KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini belirterek, OVP’de yer alan finansman desteklerinin işletmelere hızlı ve etkin şekilde ulaştırılmasının önem taşıdığını söyledi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı değerlendirdi.

Küresel belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde yeni OVP’nin hazırlandığını belirten Baran, üç yıllık ekonomik yol haritasının iş dünyasının önünü görebilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Enflasyon hedefi için üç yıllık mücadele

Enflasyonla mücadelede Mayıs 2024’teki yüzde 75,5 seviyesinden önemli mesafe alındığını belirten Baran, yeni OVP’nin dezenflasyon sürecinin daha önce öngörülenden uzun süreceğine işaret ettiğini söyledi.

Baran, "2026 yılı sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olarak güncellenmesi, önümüzde hâlâ kat etmemiz gereken önemli bir mesafe olduğunu gösteriyor. Yeni program, enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerileyerek yeniden tek haneye ulaşmasını öngörüyor. Dolayısıyla enflasyonla mücadele önümüzdeki üç yıl boyunca ekonomi politikalarının ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek. Enflasyonla mücadele sürecindeki gecikmede küresel ve jeopolitik gündemler etkili oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz da konuşmasında bu etkinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını ifade etti. Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın üretimden ulaştırmaya kadar ekonominin birçok alanında maliyet oluşturdu. Bu artışlardan ticaretimiz ve ihracatımız da etkilendi. Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyümenin temel şartlarından biri olduğunu biliyoruz. Enflasyonla mücadeleyi destekliyoruz. Enflasyonla mücadelede alınan yolu da çok kıymetli buluyoruz. Ancak uzayan tek haneli enflasyon hedefine ulaşma sürecinde, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücümüzü korumamız gerektiğini de göz önünde bulundurulmalıdır" diye konuştu.

Baran, dezenflasyon sürecinin yükünün yalnızca özel sektörün üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, kamuda tasarruf tedbirleri ve harcama disiplininin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

Reel sektör için finansman vurgusu

Reel sektörün son dönemdeki en önemli gündemlerinden birinin finansmana erişim olduğunu belirten Baran, OVP’de bu alana yönelik somut mekanizmaların açıklanmasını olumlu karşıladıklarını ifade etti.

Baran, "İş dünyası olarak uzun süredir finansmana erişimin kolaylaştırılması, kredi kanallarının üretim, yatırım ve ihracata daha güçlü biçimde yönlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin işletme sermayesi ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeni OVP’de bu ihtiyaçların doğrudan karşılık bulmasını önemli görüyoruz" dedi.

İmalat Sanayisini Güçlendirme Programı kapsamında finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkanlarının geliştirilmesi ile KOBİ’lerin teminat ve işletme sermayesi sorunlarının hafifletilmesine yönelik adımlara dikkat çeken Baran, 250 milyar TL büyüklüğündeki İmalat Sanayisi Finansman Desteği Programı’nın reel sektör açısından önemli bir kaynak oluşturacağını söyledi.

Baran, "Bu süreçte açıklanan kaynakların işletmelerimize hızlı, etkin ve ihtiyaca uygun şartlarla ulaşması işletmelerimizin devamlılığı açısından çok önemli" diye konuştu.

Enerji maliyetleri dış dengeyi etkiliyor

Küresel gelişmelerin Türkiye’nin dış dengesi üzerindeki etkisinin OVP rakamlarına da yansıdığını belirten Baran, enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmininin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseltilmesine dikkat çekti.

Baran, "Enerjide dışa bağımlılığın yalnızca cari denge açısından değil, enflasyon ve sanayimizin rekabet gücü açısından da ne kadar önemli olduğunu bu rakamlarda bir kez daha görüyoruz. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve kritik girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması, orta ve uzun vadede ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirecek" dedi.

İhracatta yüksek teknoloji vurgusu

Türkiye’nin zorlu dış talep koşullarına rağmen yıllıklandırılmış ihracatını Ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine taşımasının önemli bir başarı olduğunu ifade eden Baran, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içindeki payının yüzde 44,1’e yükselmesini de olumlu değerlendirdi.

Ana ihracat pazarlarındaki yavaşlamanın ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Baran, Avrupa Birliği ile Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesinin Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu hatırlattı.

Baran, "Bir taraftan finansman maliyetleri, diğer taraftan enerji ve iş gücü maliyetleri, öte yandan ana ihracat pazarlarımızdaki talep şartları işletmelerimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle OVP’de Eximbank desteklerinin, ihracat sigortası imkânlarının ve ihracat finansmanının güçlendirilmesine yer verilmesini önemsiyoruz. Mevcut pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni pazarlara erişimi artırmak zorundayız" diye konuştu.

OVP’de istihdam hedefi

OVP kapsamında işsizlik oranının 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinden 2029’da yüzde 7,6’ya indirilmesinin ve üç yıllık dönemde yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Baran, iş gücü piyasasındaki yapısal sorunlara da dikkat çekti.

Reel sektörün özellikle ara kademe ve nitelikli teknik personel bulmakta zorlandığını ifade eden Baran, mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Baran, "İşsizlikle işverenlerin eleman bulma sorununun aynı anda yaşandığı bir tablo, mesleki eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. OVP’de sektör-okul iş birliklerine ve mesleki eğitime yapılan vurguyu bu nedenle çok kıymetli buluyoruz" dedi.

"Hedeflerin kararlılıkla uygulanması belirleyici olacak"

OVP’nin hazırlanması sürecinde iş dünyasının görüşlerinin alınmasını da önemli bulduklarını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen istişarelerin kamu ile özel sektör arasındaki diyaloğun sürdürülmesi açısından değerli olduğunu ifade etti.

Baran, "Orta Vadeli Program’ın ortaya koyduğu hedefleri ülkemizin geleceği açısından önemsiyoruz. Bundan sonraki süreçte belirleyici olan, hedeflerin kararlılıkla uygulanması ve reform takviminin hayata geçirilmesi olacak. 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın ülkemize milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.