Yenidevir Gazetesi Asayiş “Yardım İstedim Ama Kimse Duymadı” Diyen Kadına Eşini Öldürmekten Hapis Cezası

“Yardım İstedim Ama Kimse Duymadı” Diyen Kadına Eşini Öldürmekten Hapis Cezası

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde eşi Şükrü Okur’u tüfekle vurarak öldüren Fatmanur Okur’un yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, evlilik süresince şiddete maruz kaldığını ileri süren sanığa haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerini uygulayarak 16 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Son savunmasında yardım çığlıklarının duyulmadığını söyleyen Fatmanur Okur, eşini öldürmek istemediğini, yalnızca korkutup uzaklaştırmayı amaçladığını ifade etti.

4 Dakika
Okunma Süresi

İzmit’teki Cinayet Davasında Karar Açıklandı

Olay, 19 Temmuz 2025 tarihinde Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı Alikahya Fatih Mahallesi’nde yaşandı. Üç katlı bir binanın birinci katındaki dairede Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı.

Kısa sürede büyüyen tartışmanın ardından Fatmanur Okur, eline aldığı tüfekle eşine ateş etti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, bir çocuk babası Şükrü Okur’un hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayın ardından gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasıyla adliyeye sevk edildi. Hakimlik tarafından tutuklanan sanık hakkında başlatılan yargılama Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti.

Savcı Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası İstedi

Davayı gören Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını yineleyen Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı, sanığın evlilik süresince maruz kaldığını belirttiği şiddetin değerlendirilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanması halinde ise müebbet hapis cezası verilmesini istedi.

Fatmanur Okur’dan Dikkat Çeken Son Savunma

Duruşmada son savunmasını yapan Fatmanur Okur, eşine yönelik eylemini bilerek gerçekleştirmediğini öne sürdü. Evliliği boyunca şiddete maruz kaldığını ve çevresinden yardım istediğini ancak sesini kimseye duyuramadığını savunan Okur, mahkemede şu ifadeleri kullandı:

"Sessiz çığlıklar atarak yardım istedim ama kimse duymadı. Herkes kör, sağır ve dilsizi oynadı. Sadece onu korkutup kaçırmak istemiştim, öldürmek istemedim"

Sanık, eşinin hayatta kalması halinde boşanabileceklerini dile getirerek yaşadığı sürecin kendisi üzerindeki etkisini anlattı. Çocuğuna kavuşmak istediğini belirten Okur, savunmasının devamında şu sözleri söyledi:

"Gönül isterdi ki hayatta olsaydı ve boşanabilseydim. Sessiz çığlıklar atarak yardım istedim ama kimse duymadı. Herkes kör, sağır ve dilsizi oynadı. Sadece onu korkutup kaçırmak istemiştim, öldürmek istemedim. Ben ona hiç bir zaman zalim olmadım. Çocukluğu benden zorla alınan biriyim. Yetmedi mi benim 10 yıl yaşadığım eziyet. Acı bitene kadar gözümü kapatırdım. Daha ne kadar yavrumun hayaliyle yaşayacağım. Çocuğuma kavuşmak istiyorum. En azından ev hapsi istiyorum"

Mahkemeden 16 Yıl 8 Ay Hapis Cezası

Tarafların beyanlarını ve dosya kapsamını değerlendiren mahkeme heyeti, Fatmanur Okur hakkında kararını açıkladı. Sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerini uygulayan mahkeme, 16 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetti.

Böylece Şükrü Okur’un hayatını kaybettiği olayla ilgili davada karar aşamasına gelinirken, sanığın evlilik süresince şiddet gördüğüne ilişkin savunmaları da yargılama sürecinde gündeme geldi.

Önceki Duruşmalarda da Şiddet İddialarını Dile Getirmişti

Fatmanur Okur, davanın önceki celselerinde verdiği ifadelerde 11 yıllık evlilikleri boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini iddia etmişti.

Eşinden boşanmak istediğini ancak tehdit edildiğini ileri süren Okur, Şükrü Okur’un geçmişte kendisine ve ailesine zarar vermekle tehdit ettiğini, evcil hayvanlarına zarar verdiğini ve maruz kaldığını belirttiği şiddet nedeniyle üç kez düşük yaptığını öne sürmüştü.

Sanık, olay gecesi yaşananları da önceki savunmasında ayrıntılı şekilde anlatmıştı. Eşinin kızlarının kendisinden olmadığını iddia etmesi üzerine tartışma çıktığını söyleyen Okur, olay öncesinde yaşananlara ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:

"Olay gecesinde çocuğumla yemek yiyorduk. Uyuşturucu etkisindeydi. Çocuğun ondan olmadığını iddia etti. Gece sakinleştirdim, yemeğini yedirdim. Çocuğum ile uyuyakaldım, bir süre sonra beni uyandırdı. Beni bir kadının evine götürüp pazarlamak istedi. Madde krizine girdiğinde farklı eylemlerde bulunuyordu. Uyuyakalmıştım. ’Kalk gidiyoruz, geldiler’ dedi. Kızım seslere uyandı, onu tekmeledi. ’Tamam kendimi satacağım, sana uyuşturucu alacağım’ dedim. Sonra çocuğumu uyuttum. Üst kattan babamın tüfeğini aldım. Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, ’Güzel kafa keserim iyi bilirsin’ dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım"

Sanığın önceki duruşmalarda dile getirdiği şiddet, tehdit ve uyuşturucu kullanımı iddiaları yargılama sürecinde gündeme gelirken, mahkeme heyeti davada haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerini uygulayarak 16 yıl 8 ay hapis cezası verdi.